30 Nisan 2005 Cumartesi 00:00
171 Okunma
Sıcak para deniz oldu
Sıcak paranın ekonomiyi nasıl tarumar ettiğini Türk halkı 19 Şubat 2001'deki krizde iyice öğrendi. Milliyet'ten Güngör Uras, geldiğimiz noktada keyfiyeti değerlendiriyor:
Paranın sıcağı soğuğu olmaz. Para paradır. Ama geliniz görünüz ki, bu 'sıcak para' denilen para ekonomiyi (1) Huzursuz ediyor, (2) Ekonomide sarsıntıya, krize neden oluyor.
Sıcak para, yurtdışından ülkeye giren 'vadesiz dövize' verilen isimdir.
Dünya üzerinde şu günlerde paradan bol bir şey yok. Parası olanlar paralarını ne yapacaklarını bilemiyor. Parası olanlar 2 şey bekliyor (1) Paraları güvencede olsun. Birileri paralarını yutmasın. (2) Paraları iyi bir gelir getirsin. Günümüzde güven ile yüksek gelir bir arada olamıyor. Güvenilir yatırımcılar paraya çok düşük faiz veriyor. Bu nedenle para sahipleri paralarının bir bölümünü, riskli (gerçek anlamda güven vermeyen) yerlerde ve ülkelerde (örneğin Türkiye'de) değerlendirmeyi tercih ediyor. Riskli yerler ve ülkeler paraya daha çok faiz veriyor, getiri sağlıyor ama, paralarını bu yerlerde ve ülkelerde değerlendirenler, 'diken üzerinde' yaşıyor. Her gün yatırım yaptıkları yeri ve ülkeyi korkuyla izliyor. Bu nedenle (1) Paralarını vadeli olarak bir yere bağlamıyor. (2) En ufak bir güven bunalımında (risk olsun olmasın) hemen paralarını alıp kaçıyor.
Sıcak para her an 'kaçabilir'
Para alıp kaçmak demek, yurtdışından gelen ve Türk lirasına çevrilerek bonoya, hisse senedine ve bankaya yatırılan paranın, tekrar dövize dönüştürülerek yurtdışına çıkarılması demek.
İşte bu çok kötü neticeler veriyor. (1) Türk lirasından dövize dönüş hareketi başlayınca, piyasada döviz fiyatı tavana fırlıyor. (2) Dövizler dışarıya çıkarılmaya başlayınca ülkede döviz kalmıyor.
Son yıllarda sıcak para hareketinin artmasının 3 önemli nedeni var: (1) Türkiye'de reel faizler yüksek. Başka nedenle bu kadar yüksek reel faiz kalmadı. (2) Döviz fiyatı artmıyor. Bu nedenle döviz getirerek bozduran, Türk lirası bono, hisse senedi satın alan, bankaya faize yatıran bir süre sonra elde ettiği getiriyi ve anaparayı dövize çevirerek dışarı çıkardığında başka ülkelerde elde edemeyeceği kadar yüksek net kazanç sağlıyor. (3) IMF destekli istikrar programı, Türk ekonomisinde bir süre risk ihtimalini azalttığından, para getirenler daha az endişe duyuyor.
Türkiye'ye 'makul ölçülerde' sıcak para girmiş olsa, biz 'bunu hazmedebiliriz.' Açık anlatımıyla, dışarıya çıkış başladığında, biz bunu karşılayabiliriz. Ama ölçü kaçar ise, bizim birikimlerimiz yetmez.
Ana birikimimiz, Merkez Bankası'nın döviz rezervidir. Merkez Bankası'nın 38.0 milyar dolar brüt, 6.4 milyar dolar net döviz rezervi var.
Buna karşılık Merkez Bankası Başkanı'nın açıklamasına göre sıcak para 48.7 milyar dolara ulaştı.
Artış iyilikten çok kötülük getirir
Merkez Bankası Başkanı, Bakanlar Kurulu'nda "sıcak para"yı anlatmış. Merkez Bankası Başkanı'nın anlatımına göre, şubat ayı sonunda yabancıların "sıcak para"sı 38.5 milyar dolar. Bunun 19.9 milyar doları borsada, 10.4 milyar doları bonoda, 3.4 milyar doları bankalarda. Türklerin getirdiği 'sıcak para' ise 10.2 milyar dolar. Bunun 8.7 milyar dolarını bankalarımız getirmiş. 1.4 milyar dolarını özel sektör getirmiş.
Şubat ayı sonu itibariyle bir yılda sıcak para miktarı yüzde 91 artmış. Sıcak para 'babasının hayrına' gelmiyor. Geliyor, yüksek miktarda getiriyi (döviz olarak) götürüyor. Biz dış krediye ödediğimiz faizin toplamını izleyebiliyoruz da, "sıcak para"nın götürdüğünü (faizden çok çok yüksek olan ödemeleri) hesaplayamıyoruz.
Acaba 'sıcak para' ekonomiye ne katkı sağlıyor? (1) Döviz fiyatının ucuz kalmasına imkan veriyor. (2) Ucuz döviz ile bol bol ucuz ithalat yapıyoruz. (3) Ucuz ithalat sonucu cari açık (döviz açığı) büyüyor. (4) "Sıcak para" döviz açığını kapatıyor. (5) Böylece ülkede "sürdürülemez" bir iyilikler rüzgârı esiyor.
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100