26 Mart 2005 Cumartesi 00:00
506 Okunma
Sırada hangi ülke var?
Şimdi dünyanın tartışacağı soru şu herhalde... Kırgızistan'dan sonra sıra hangi ülkede? Kansız rejim değişiklikleri Sırbıstan'da Orta Asya'ya bir hat üzerinde sıraya bakılmadan yapıldığına göre, rejimleri tepetaklak edilecek çok ülke var gibi görünüyor. Ama sıradakiler konusunda bir yorum yapmak zor çünkü ABD, Ortadoğu'da olduğu gibi petrol akışını kesintiye uğratmamak için 'kara altın' açısından zengin ülkelerdeki istikrara pek dokunmuyor, dahası dokundurtmuyor. Dolayısıyla sıranın Azerbaycan'a, Özbekistan'a ve Kazakistan'a geldiğini söylemek güç. Yalnız Çin'e yakınlığı ve halkının önemli bir bölümünün Rus olması nedeniyle Kazakistan bir sonraki hedef olarak öne çıkıyor. Ayrıca Beyaz Rusya seçeneğini de gözardı etmemek gerekiyor.

Batılı güçler ve onların yönlendirdiği sivil toplum kuruluşları Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Ortadoğu'dan Güney Asya'ya seri şekilde gah halk hareketleri gah işgal ile dünyaya nizamat veriyor. Sırbistan bu güçlerin ilk oyun sahasıydı. 2000 yılı Ekim ayında cani Miloseviç yönetimi ilk kez denenen bir taktikle içten ve kansız bir şekilde devrildi. Sırbistan'da 'küçük çaplı gençlik örgütlenmeleriyle' başarıya ulaşan ABD'li ünlü milyarder Soros'un Açık Toplum Vakfı'nın önderlik ettiği Freedom House (Özgürlük Evi), Amerikan Cumhuriyetçi Parti'ye yakın IRI ile Amerikan Demokrat Parti'ye yakın NDI gibi sivil toplum kuruluşlarından müteşekkil girişim, birebir aynı yöntemi 3 yıl sonra yani Kasım 2003'te Gürcistan'da, yine Kasım 2004'te Ukrayna'da kullandı. Yöntem şaşırtıcı bir şekilde başarılı oluyordu.

Sırbistan'da sokak protestolarını, 'direniş' anlamına gelen 'Otpor' öğrenci örgütü; Gürcistan'da, 'yeter' anlamına gelen 'Kmara' öğrenci grubu yürütmüştü. Ukrayna'da da Sırbistan'daki Otpor'dan eğitim alan gençler, 'zamanı geldi' anlamındaki 'Pora' ile 'biliyorum' anlamındaki 'Znayu' gruplarını oluşturmuşlardı.

Sırbistan, Gürcistan ve Ukrayna'da küresel güçlerin 'oynayacakları' bir lider vardı. Bu ülkelerde seçimlerin hemen ardından 'seçimlere hile karıştırıldı' gerekçesiyle tetiklenen kadife devrimler başarıya ulaştığında, anamuhalefet lideri olarak öne çıkan şahsiyet ilk seçimde devlet başkanı olmuştu. Kırgızistan'da ise Perşembe gününe kadar böyle bir lider yoktu...

Muhalefetin lideri var

Akayev yönetimi ülkede güçlü bir muhalefetin oluşmasına imkan tanımadı. Dolayısıyla halk Lale Devrimi'ni kendi gerçekleştirdi. Gerçi halk muhalefeti başarıya ulaşınca, muhalif liderler de bir bir arzı endam etmeye başladı. Ancak bunlardan biri vardı ki, önceki günkü gelişmelere damgasını vurdu. Nitekim siyaset biliminin gereği, her devrim vakit geçmeden kendi liderini de çıkarır. Kırgızistan'da Perşembe günü muhalefetin başında olan ve dünyaya mesajlarını ileten Kurmanbek Bakiev'di. Bakiev, Bişkek Başkanlık Sarayı önünde sık sık göstericileri sakin olmaya çağırdı, provaköterlere fırsat verilmemesini istedi, özenle altını çizerek gösteriye katılanlardan kan dökülmemesini istedi. 56 yaşındaki Bakiev, eski Başbakan... Daha önce Çu bölgesinin valisiydi. Ekonomist ve deneyimli bir bürokrat olan Bakiev, doğduğu bölge güneyde, Rus işçiler ve kuzey bölgesindeki aydınlar arasında popüler. 2001'de Başbakan oldu ama Akayev, 2002'de Oş kentinde Özbekler ve Kırgızlar arasındaki kanlı çatışmalardan sonra Mayıs 2002'de Bakiev'i istifaya zorlamıştı.

Kırgızistan'da seçim sonuçlarının iptal edilmesi üzerine yeni yönetim şu şekilde oluştu: Meclis Başkanlığı'na İşenbay Kadirbekov seçildi. Kadirbekov devlet başkanlığı görevini de vekaleten yürütecek. Muhalefetin oluşturduğu "Ulusal Birlik Koordinasyon Konseyi"ne başkanlık yapan Bakiev ise vekaleten başbakanlığa getirildi. Bakiev 10 kişilik yeni kabinesini açıkladı.

~|~ Kan akmayacak gibi

Halk hareketi başlamadan önce Kırgızistan'a dair ortada ciddi bir endişe vardı... Orta Asya gibi fakir ve hassas bir bölgede, olayların Ukrayna ve Gürcistan'daki gibi şiddetten uzak ve demokratik şekilde gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ihtimaliydi bu. Şu ana kadar kan akmadı. Kırgız polisi de, askeri de kan akıtma eğiliminde değil. Şimdiye kadar akmadıysa, bundan sonra da kan 'akmaz' gibi görünüyor...

Akayev ABD'yi desteklese de...

Orta Asya, ABD'nin 2001'de Afganistan'ı işgaliyle dünya gündeminin üst sırasına taşınmıştı. Daha önce de 'petrol, doğal gaz, altın ve diğer yeraltı zenginlikleriyle' iştah kabartıyordu. Ancak ne enteresandır ki, Kırgızistan yeraltı zenginlikleri açısından çok yetersiz. Yerüstü zenginlikleri ise göz kamaştırıyor. Issık Kul Gölü güzellik açısından İsviçre Alpleri'nden bile kat be kat endamlı ve zarif...

Son halk hareketlenmesi nedeniyle Washington'un açık açık suçlayan Akayev, bundan 3,5 yıl önce Afganistan'daki Amerikan birliklerine her türlü yardımı yapmıştı! Hatta Amerikalılara ülkesinde bir askeri üs oluşturma izni bile vermişti. Dahası kırılmasınlar diye aynı izni Ruslara da verdi ve onlar da daha sonra ülkede bir üs kurdu.

Demek ki, ABD'ye destek vermek bir devlet başkanının koltukta kalmasını sağlamıyor. Benzer durum aslında Ukrayna'da seçimleri kaybeden Yevtuşenko için de geçerli. Yevtuşenko'nun başbakanı olduğu Ukrayna hükümeti de Irak'a asker göndermişti ancak Batılı sivil toplum örgütleri Turuncu Devrim'de muhalefet lideri Yuşçenko'yu destekledi! Yuşçenko da yaptığı ilk açıklamada, ülkesinin askerlerini Irak'tan çekeceğini bildirdi. Daha da ilginci 2003 Kasım'ında devrilen Gürcistan Cumhurbaşkanı Şevarnadze de, Irak işgalini desteklemek ve Washington'un gönlünü almak için bu ülkeye asker göndermişti. Ancak o da gitti fakat halefi Şaakaşvili ABD'nin Irak işgalini desteklemeyi sürdürüyor ve karşılığında milyonlarca dolar yardım alıyor!

Halk neden ayaklandı?

Devlet Başkanı Akayev, ilk turu 27 Şubat'ta, ikinci turu 13 Mart'ta yapılan genel seçimlerde muhalefete fazla şans tanımadı. Muhalefet partileri ve bağımsız adayların seçimlere katılması açık açık engellendi. Üstelik seçimlerde Akayev'in oğlu Aydar ile kızı Bermet'in parlamentoya girmesi, halkın zaten iyice gerilmiş sinirlerini boşalttı ve ülkenin yoksul kesiminin ağırlıkta olduğu güneyde halk kıpırdamaya ve kalabalık gösteriler düzenlemeye başladı. Akayev'in iki çocuğunun birden seçimleri kazanması, Orta Asya liderlerine benzer şekilde Akayev'in de bir hanedan meydana getirmeye çalıştığı yönündeki spekülasyonları artırdı.

Kırgızistan'da muhalefet, Akayev hükümetinin yolsuzluğa bulaştığını söylüyor. Ancak ülkede yaşananlarda, etnik nedenler rol oynamış olabilir. Mesela Fergana Vadisi'nin Kırgızistan'daki bölümünde yaşayanların çoğu Özbek... Ülkedeki muhalif gösterilere Özbekler de katıldı. Özbekistan Kırgızistan sınırını bu nedenle kapattı.

Orta Asya'daki en iyi demokrasi

Kırgız muhalifler ülkelerinin demokratik gelişme açısından, Rusya dahil diğer eski Soyvet Cumhuryetleri'nin çoğunun önüne geçmesini istiyor. İlginçtir, Akayev de Kırgızistan'ı, "Orta Asya'daki devletlerin en demokratiği" olarak değerlendiriyordu. Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev, Özbekistan Lideri Kerimov, Türkmenistan Devlet Başkanı Türkmenbaşı, seçilme yöntemleri ve ülkelerini yönetme biçimleri açısından Ortadoğu ülkelerindeki diktatörlere benziyor. Akayev, komşu ülkelerin aksine Kırgızistan'da muhalefetin görüşlerini bağımsız medyada dile getirebilmesinin nedeninin kendisi olduğunu düşünüyordu. Bağımsız birçok gözlemci, Kırgızların demokrasi konusunda ısrarlı olmalarını, kişisel özgürlüklerin göçebe kültürün merkezinde olmasına bağlıyor.

Askar Akayev'in, demokrasi ve Batıyla daha iyi ilişkiler kurma hedeflerine kuşkusuz muhalefet de katılıyor. Ancak muhalifler Akayev'in demokratik yoldan saptığını, hükümetinin de yolsuzluklar yaptığını belirtiyor.

Sırada hangi ülke var?

Şimdi dünyanın tartışacağı soru şu herhalde... Kırgızistan'dan sonra sıra hangi ülkede? Kansız rejim değişiklikleri Sırbıstan'da Orta Asya'ya bir hat üzerinde sıraya bakılmadan yapıldığına göre, rejimleri tepetaklak edilecek çok ülke var gibi görünüyor. Ama sıradakiler konusunda bir yorum yapmak zor çünkü ABD, Ortadoğu'da olduğu gibi petrol akışını kesintiye uğratmamak için 'kara altın' açısından zengin ülkelerdeki istikrara pek dokunmuyor, dahası dokundurtmuyor. Dolayısıyla sıranın Azerbaycan'a, Özbekistan'a ve Kazakistan'a geldiğini söylemek güç. Yalnız Çin'e yakınlığı ve halkının önemli bir bölümünün Rus olması nedeniyle Kazakistan bir sonraki hedef olarak öne çıkıyor. Ayrıca Beyaz Rusya seçeneğini de gözardı etmemek gerekiyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100