Bu haber kez okundu.

Siyaset ve vazifeler
Biliyorum, bu kötü haber ama, malesef hayat devam ederken bir "mola hakkı" vermiyorlar kimseye. ~|~

Sahaya bir kez çıktınız mı zaman bitene kadar yorulmadan oynamak ve hakkını vermek gerekiyor. Oyun sıkıştığında ya da yorulduğunuzda da kesintiye uğramıyor bu akış. Hayat, kesintisiz yaşanması gereken bir süreç. Sorunlar çıktığında da, beklenmedik aksiliklerle karşılaşıldığında da, bu kadarı da olmaz denilen noktada da ve hatta "ben bu işin içinden çıkamıyorum, gidip bir akıl danışmalıyım" dediğiniz anda da, oyundan çıkma hakkınız yok. Üstelik kenarda yedek oyuncu ya da akıl verecek bir antrenör de bulunmuyor. O yalnızca size ait bir oyun, fazlasıyla kişisel bir imtihan.
Siyaset de hayatın genel akışından farklı değil. Mola hakkı yok, kesintisiz sürüyor. En önemli fark yedek oyuncuların devreye girebilmesi. Zaman zaman antrenörlerin varlığından söz ediliyor ama gören yok. Zaten eğer varsalar bile, onların saha kenarına inme hakkı bulunmuyor. Uzaktan, tribünün arka bölümünden sessiz sinyaller gönderebiliyorlar sadece. Takım arkadaşlarının varlığı, siyaseti bir grup faaliyeti konumuna sokuyor. Lider, takımın başı olarak tek başına büyük bir önem taşısa da, kararların ortak akılla üretilmesi daha verimli oluyor. Zira siyaset çalkantılı, bulanık bir nehir gibi bilinmezliklere akıyor ve tüm takım birlikte, iyi ya da kötü bir performasla bu akışa ayak uydurmaya çalışıyor.

Hayatın içinde siyaset tam bir "arena içinde arena" durumu. Sorunlar, sıkıntılar, engeller kaçınılmaz. Hatta olmazsa olmaz unsurlar. Zaten bu oyunun amacı sorunları çözmek, engelleri aşmak. Tıpkı playstation oyunları gibi, kahramanlarınızı seçiyor ve engellerin üzerine gönderiyorsunuz. Engeller olmadığı zaman kahramanlara da ihtiyaç kalmıyor. Kahramanlarımız, atlıyor, sıçrıyor, düşmanları yok ediyor ve başarabilirse bize bir aşama (level demeyi de tercih edebilirsiniz) atlatıyor. Her geçtiğimiz aşamadan sonra daha güçlü düşmanlarla, daha zorlu engellerle karşılaşacağımız kesin. Bu bakımdan doğru takımın seçilmesi en önemli detay. Yenilince tekrar birinci aşamaya dönüldüğünden (Irak'ın başına gelenleri hatırlamakta fayda var) gerilememek için ilerlemek zorunluluğu var. Hedef aşamayı geçmek.
Bize gelince, geride bıraktığımız aşamalar göz ardı edilecek gibi değil. Tepelerdeyiz yani. Bu nedenle sorunlarımız da giderek ağırlaşıyor. Üstelik hepsi sanki önceden anlaşmış gibi üstümüze üstümüze aynı anda geliyor. Oyunlarda da öyle olur, aldırmayın. Aşamaların doğru stratejisini bulduğunuz anda kolayca aradan sıyrılabilirsiniz. Zaten playstation oyununda aşamayı geçmek, çok oynamışlık veya el alışkanlığına sahip olmaktan çok, geçiş stratejisini keşfetmiş olmakla alakalı bir durumdur. Her aşamanın bir çıkışı vardır, lakin oyunun bitişi yoktur. Bu nedenle mağlubiyet tecrübeleri biriktirmekten ziyade, galibiyet stratejileri geliştirmeye kafa yormak daha fazla işe yarayabilir.

Bugünlerde siyaset açısından en önemli konular listesinde dış boyuttan çok içerisi önem kazanıyor. Dink cinayeti soruşturması, bir politik suikast tecrübesinin alışılageldik boyutlarını aşarak, önce devletin, emniyetin, bildiğimiz güvenlik anlayışının yapısının sorgulanması sürecine dönüştü. Sonrasında ise ülkesini korumak hevesindeki genç ve dinamik kitlenin nasıl kontrol edilebileceği, internetin zararları, lümpenleşme, faşizan miliyetçiliğin boyutları gibi yeni başlıklar açıldı.
Büyük bir genç nüfusun, içinde bulundukları şartlardan memnuniyetsiz biçimde, geleceksizliğe, aidiyesizliğe, yalnızlaşmaya, aşağılanmaya karşı büyük bir tepki ve öfke biriktirerek geldiğini hepimiz görüyoruz. Yüzbinlercesi de sırada bekliyor. İnsanların ideolojisizleştirilmesinin zorluğu ve gençleri politikadan uzak tutulabilmek adına boş işlere yönlendirilmelerinin doğru olmadığı açık. Bu yolla bu müthiş enerjiyi yok etmek mümkün değil, üstelik bahsettiğimiz aynı zamanda bizim yaşam enerjimiz. Oyunu kendi çocuklarımızı, kendi enerjimizi yok etmek üzerine kurgulayamayız.
Esas hedef, bu enerjinin doğru yöne kanalize edilmesi, yıkmaya değil, yapmaya; yok etmeye değil, birlikte var olmaya; öfkeye değil, akla yönlendirilmesidir. Siyasetin birinci vazifesi, bu zorlu aşamayı geçmek ve çocuklarımızı yeniden geleceğimize kazanmaktır.
Deniz Ülke Arıboğan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100