30 Haziran 2014 Pazartesi 00:08
1543 Okunma
Siyasetçi 50 sene sonrasını görendir

HABER MERKEZİ

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Meltem TV'de yayınlanan 'Gündem Özel' programına konuk oldu. Enerji Uzmanı Fuat Şengül'ün yorumlarıyla katıldığı programda araştırmacı-yazar Selim Kotil'in sorularını cevaplandıran BTP Lideri; din anlayışından ekonomi sistemine, Irak'taki IŞİD teröründen Rusya ile olan diyaloğuna kadar çok geniş bir yelpazede önemli açıklamalarda bulundu. 

İşte BTP Lideri'nin Gündem Özel programında yaptığı açıklamaların ilk bölümü:

Soru: Dün Afganistan'da, Çeçenistan'da bambaşka bir yerde duran Rusya sizinle tanıştıktan sonra bugün İslam dünyasına destek olan bir noktada. Bu kadar kısa bir sürede böylesine radikal bir değişim nasıl oldu?

Prof. Dr. Haydar Baş: Esasen bendenizin Rusya ile hiç bir alakası yoktu ama Kazan'da samimi dostlarımız vardı. Bunlar, 1980’li yıllardan itibaren kültür, inanç, medeniyet beraberliği yaptığımız arkadaşlar. Karşılıklı ziyaretlerimiz olurdu. Bu arkadaşlar sohbetlerimize katılırdı. Sohbetlerimizi daha iyi anlamaları için aynı zamanda Rusçaya çevirttik. Ben ilk defa Rus asıllı vatandaşları orada tanıdım. Kazan'dan Türkiye'ye uçmak için Moskova'ya gitmemiz gerekiyordu. Orada tanıştığımız Ruslarla aynı uçakla Moskova'ya gittik. Oraya inince bize 'size kahvaltı vermek istiyoruz' dediler. Orada kahvaltı yaptık. Her zamanda ve zeminde

İslam’ı tebliğ ederim

Şimdi Müslüman’a düşen vazife Yüce Allah'ın dinini insanlara tebliğ etmektir. Ben her şartta bunu yaparım. Mesela Avrupa ile iş yaptım, tüccarlarına İslam'ı tebliğ ettim. Uzakdoğu ile iş yaptım, onlara tebliğ ettim. Japona, Koreliye, Çinliye aynı şekilde dini tebliğ ettim. Her gittiğim yerde ben İslam'ı tebliğ ederim. Ben dinimle şeref bulmuş bir insanım. Ben bunun üstünde bir rütbe, makam, mevki kabul etmiyorum. Eğer biz Türk oldu isek bizi de Türk eden bu yüce dindir, İslam'dır. Bendeki din anlayışı ile millet anlayışı birbirinden ayrılmaz, bende ikiz kardeştir bunlar. İslami siyasi görüşüm, Türklük siyasi görüşüm, medeniyet algılamam, Türklük medeniyeti algılamam, maneviyat algılamam ikiz kardeşler gibidir. Onun için beni kabul eden Türk'ü kabul eder, Türk'ü kabul eden İslam'ı kabul eder. Zaten tarihte bu böyle yaşandı. Ben bununla iftihar ediyorum.

Bizi Moskova'da yaptığımız kahvaltıdan sonra uçağa getirdiler. Ben de onlara müteşekkir oldum. O arkadaşa 'sizin bu yaptıklarınız medeni bir insan davranışıdır. Beni çok memnun ettiğiniz bu nezaketinizle, bilahare sizinle görüşmek isterim' dedim. Ben hiç bir zaman beni anlamaya gelenden korkmam ve çekinmem. Çünkü iyi biliyorum ki, benim maneviyatım güçlü, kültürüm, bilgim güçlü. Ben çok doluyum. Eğer bana gelen beni alacak ise hodri meydan.

Rus iktisatçı nasıl Müslüman oldu?

Bana gelenler bende boğulup kaldılar ama Victor Minin'in böyle bir niyeti olduğunu görmedim. Neden? Çünkü bana çok saygılı davrandı. Ona İslam'ı anlatıyorum, adam sanki bal yiyor. Bilhassa İslam'da Allah ile insan arasındaki rabıta nasıl olmalı? Bir kul Allah'ı nasıl tanıyabilir, Allah'a nasıl gidebilir? Bizim kültür yapımızda, tasavvuf dediğimiz yapıyı anlayabilecekleri tarzda bunlara aktarmaya çalıştım. Öyle bir noktaya geldiler ki, Allah'ı görür gibi bir yapıya sahip oldular. Onlara 'Tabi öyle olacak, öyle olmaz ise bulamazsın, sakın ona bir şekil verme' dedim çünkü bütün şekiller senin aklının şeklidir, aklının şekli ise senin icadındır. 

Neyse biz bunları bir kere de iki kere de konuşmadık. Defaatle bunları anlattık. Sonunda 'Ben Müslüman oluyorum' dedi ve Müslüman oldu. O günden buyana da biz onunla konuşmaya, görüşmeye başladık. Kendisi aynı zamanda iyi bir iktisatçı... 'Bizler de Ural- Altay kökenliyiz, sizler de dedi. Ben de bırak onu biz Hz. Adem'den birlikteyiz' dedim, onun da çok hoşuna gitti. Şimdi ateizmin hakim olduğu bir dünya Rusya. Komünizmden 1991 yılında vazgeçtiler ama orası kültür olarak maalesef bu. Onun için de verdiğiniz bilginin dozuna dikkat etmeniz lazım. Her zaman bizi dinlemek istediler, sorular sordular, cevaplar aldılar. Her defasında ileri bir noktaya geldi ve sonunda Müslüman oldu.

Ruslar Milli Ekonomi Modeli ile nasıl tanıştı?

Şimdi bu arkadaşlarla böyle bir geçmişimiz var. Kendisi iktisatçı olduğu için 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'ni anlattım. Bizim de böyle bir tezimiz var, dedim. Mesela Prof. Dr. Lebedev ve Prof. Dr. Gavrilets, Putin'in danışmanıdır. Bunlar iktisat bakımından güçlü insanlar aynı zamanda da siyasette de yorum sahibi insanlar. Tamam, ben arkadaşları ikna ederim ve inşallah kongreye geliriz dedi. Çar ailesinden olmak üzere 5 tane ilim adamı İstanbul'daki ilk kongremize iştirak etmişlerdi. Ben de onları grup olarak ilk defa orada gördüm. Gavrilets ve Lebedev çok güçlü adamlar, sıradan insanlar değil bunlar. Oturup sohbet ettik onlarla. Ben ekonomi konuştuğum gibi kim olursa olsun karşımdaki Hıristiyan Papaz da olsa "Allah birdir, ehaddır, samettir. O hiç bir şeye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır" derim kısaca İslam'ı tebliğ ederim. Bu benim tabiatımdır. Benimle yolculuğa çıkarsanız bunu yaşarsınız. Bunlara da öyle yaptım. Oturduk yemek yiyeceğiz başladım bunlara İslam'ı anlatmaya. İslam'sız insanın huzur bulması mümkün değil çünkü insanın geldiği âlem ruhlar âlemidir. "Ben nefa ettim kuluma" diyor Yüce Allah, yani sende ve bende Allah'tan bir nefa var. Ondan geldik ve sonra yine ona döneceğiz. Yani çıkış da ona, gidiş de ona... Ondan geldin, ona gideceksin. Bu konular beni heyecanlandırıyor. İnsan bunları düşününce kendi iç tabiatında müthiş bir devrim yaşıyor. 

Ben açıkça bunlarda gördüm bunu. Evet, Ali Viktor'un dışındakiler iman etmedi ama hepsi şuanda o çizgidedir. Mesela Lisiçkin'i dinle, bu adam Müslüman dersin. Birlikte bir sohbete gidiyoruz, direk benim kanaatimi soruyor. Bu adamlar burnundan kıl aldırmaz. Her defasında, "Sende çok farklı bir ufuk var. Ben bunu kimsede bulamıyorum. Benim dedem keşiş. Ben dine saygılıydım ama ilk defa benim kalbimi açan senin yorumların. Biz kimseye gel Hıristiyan ol demiyoruz çünkü bizim elimizde anlatacak malzememiz yok ama sen bir başlayınca bitirmiyorsun" diyor. Bunlarla böyle tanıştık, beraber olduk. Sonra bizi tanıdıkça benim Milli Ekonomi Modeli sistemimin içine girmeleri kolay oldu. Sistemi tanımaları beni tanımalarından sonradır. İçine girdiler bu sefer tam şaşırdılar. Böyle bir şey olamaz diyorlar.

Haydar hoca Rusçu oldu diyorlar!

Lisiçkin Rusya'da Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Viladimir Jirinovski'nin danışmanıdır ve aynı zamanda Duma İhtisas Komisyonu Başkanı'dır. Prof. Dr. Lebedev ise 'iktisat ilminde benim üstüme adam  yok' diyen çok iddialı birisidir. Böyle iddialı, kendine güvenen birisi ama diyor, 'Bu tez beni durdurdu, her okuyuşta farklı bir koda rastlıyorum. Bu tez sadece günümüzü değil geleceği de programlıyor' diyor. Şimdi bu anlayıştan sonra ben de bütün gücümle onları bir noktaya taşımaya çalıştım ve Allah'a şükürler olsun ki de taşıdım, yani benim inandığım kulvarda yürümeye başladılar. Belki görünüşte biz buyuz demediler ama ben onların benim yolumda gittiklerini görüyorum. Mesela böyle bazı kıskanç insanlar "Haydar oca Rusçu oldu" diyor. Bunlar kimliksiz, kişiliksiz insanlar. Haydar Hoca sen misin, sen beni tanıyor musun? Haydar Hoca kimi kabul eder öyle kolay kolay, var mı öyle biri kabul ettiği? Kısaca şunu demek istiyorum; iyi bir yola girdik ve bu yolda devam edeceğiz çok faydalı olacağımıza inanıyorum.

SORU: Kendi tanklarını bile 100 dolara satan, darmadağın olmuş ve insan hakları noktasında sınıfta kalmış bir Rusya vardı. Bugünkü Rusya ise iki farklı noktada dünyanın süper gücü. Ekonomide Milli Ekonomi Modeli ile beraber süper güç oldu aynı zamanda insan haklarında da zirveye çıktı. Bu nasıl oldu?

Esasen Ruslar bir arayış içinde. Kendi öz vatandaşları içinde yüzde 20 Müslüman halk var. İçlerindeki Türkler zaten Müslüman insanlar. Dolayısıyla bu insanların bir arada yaşamaları için asgari müşterekte buluşmaları lazım. Bu ne olmalıdır? İstihbaratları da güçlü olduğu için şunu da görüyorlar; adamı aralarına alıyorlar o farklı bir milletin ve devletin ajanlığını yapıyor. Senin karşındaki enayi değil, bunu görüyor. Bunlar bu ayak oyunlarına gelecek insanlar değil. Dürüst olacaksın, samimi olacaksın. İşte benim dışarıya yansımam da tamamen samimidir. Yani ben bir insanı kendime bende yapmak istemem, kendi aklıyla eğer Haydar Hoca bir kıymet ise onu kendi tespit etsin ve benimle olsun. Ben bağımsızlık yanlısı bir insanım ve isterim ki herkes de bağımsızlık yanlısı olsun.Rusya Arap Baharı benzeri bir hareketi tavsiyelerimize uyarak anlattı Viktor Minin bize, "Hocam bize ciddi bir şekilde radikalizmi pompalıyorlar ve biz de bunun önüne geçemiyoruz ve ne yapmalıyız?" dedi. Hatta bundan önce Rusya'da aklı başında, lider çapında insanlar öldürüldü. Bunları kimin öldürdüğünü ben bilemem ama bu bir dert ve bundan kurtulmamız lazım. Bunu gerçekten kendilerine dert edinmişler. Bana biraz müsaade edin, dedim. Benim aynı zamanda Sosyal Devlet-Milli Devlet tezim var. Ben önce bir şablon hazırladım 10 sayfalık. Ondan sonra bizim arkadaşları başta Anayasa Profesörü Ünal Emiroğlu hocamızı aldım "yasalara, insan haklarına ve demokrasiye uygun bir görüş ortaya koyalım ki, gerçekten faydalı olabilelim" dedim. Önerilerimizi hazırladık bu benim Sosyal Devlet tezimin dışa yansımasıdır. Ben anladım ki biz Milli Devlet ve Sosyal Devlet tezini de sadece kendimiz için değil bütün insanlık için yazmışız, bunu anladık. 

Bizim önerilerimiz Jirinovski'ye, onun elinden de Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'e ulaştı. Ben onlara ısrarla şunu telkin ettim, "insan haklarına son derece ehemmiyet vereceksiniz. Dünyada tüm insanlığın merkezi olmak istiyorsanız, demokrasi ve insan haklarına saygılı olacaksınız. Artı hangi dinden olursa olsun onlara zerre kadar tavır almayacaksınız, ne isterse onu yapsın. Göreceksiniz ki onlar da aşırılıktan kendiliğinden uzaklaşacak. Özellikle Müslümanlardan olduğunu zannettiğiniz Arap Baharı benzeri hareketlerin ortaya çıktığını gördüğünüz zaman bunu kesinlikle Müslüman yapmaz, yapamaz diyeceksiniz" dedim. Putin aynısını yapmadı mı? Adam çok akıllı, baktı ki Haydar Hocanın dedikleri beni dünya devi yapıyor. Ekonomi sistemini uyguladım fırtına gibi gidiyorum, sosyal görüşleri de acayip... Hatırlarsanız bir olay oldu orada hemen din adamlarını çağırdı ve "kesinlikle bu saldırı  

Müslüman’ın işi değil. Bunu bir Müslüman yapamaz" dedi. Olay kesilmiştir orada. Bir cümle ile ülkesinde planlanan Arap Baharı benzeri hareketlerin önüne geçti. Bizim sosyal açılımlarımız çok iyi benimsendi.

Sorunları 24 saatte çözeriz

Ben bu noktada bir ara cümle olarak şunu söylemek istiyorum. Bakın ekonomide adamlar bir noktaya geldi. Bunlar bizde olsa herkes ben yaptım der. Onların hiçbiri kendine mal ediyor mu, kim yaptı diyor, Haydar hoca yaptı diyor. Ben bizim milletimizi anlamıyorum. 

‘Biz bu işi 24 saatte yaparız’ dediğimizde karşımıza geçip bizimle alay ettiler. Yine söylüyorum ben bu işi 24 saatte yaparım. Avrupa nedir yahu. En geç 1 yılda Avrupa'yı geçeriz, 2 yılda ABD'yi geçeriz, beraber oluruz demiyorum geçeriz diyorum. Hodri meydan. Şimdi biz bu gerçekleri Müslüman olduğunu zannettiğimiz kardeşlerimize anlattık bize güldüler. Onlar Hıristiyan olan dünyanın arkasından gidenlerin peşinden gittiler rezil oldular. Bak onlar şimdi İslam âlemini kasıp kavuruyorlar. Efendim, IŞİD'miş, El Nusra’ymış, El Kaide’ymiş bunlar ne yahu. Nedir bunlar, bunları sen besledin, bu noktaya sen getirdin. Biz, yarın bunlar senin başına bela olacak dediğimiz zaman bizi dinlemedin. Siyasetçi iki sene sonrasını değil en az 50 sene sonrasını gören adamın adına denir. Bunlar burnunun dibini görmüyor ama ben bunlara kabahat bulmuyorum, milletimiz nasıl bu farkı fark etmiyor, ben buna hayret ediyorum. Benden bir bardak su istiyorlar ben onlara okyanus getiriyorum aaa bu ne diyorlar. Hâlbuki sana istediğinin katlarca fazlasını getiriyoruz. Fakat bu bir sonuç değil, bir anda çözülecektir. Bakın Batının kulu kölesi olmak isteyenlerin arkasından gittik ne hale geldik. Komşularımızı kaybettik öyle değil mi? Kanlı bıçaklıyız. Sen TIR dolusu silah gönderiyorsun adamı enayi zannediyorsun hadi oradan be çocuk mu zannediyorsun dünyayı sen. 
Öyle uluslararası suçlar işlendi ki, Allah muhafaza eylesin. Zannediyor ki arkamda zannettiğim kişiler, devletler bana sahip çıkacak. Saddam Hüseyin'i bir bayram sabahı idam edenler, bugün olduğu gibi onu pohpohlayıp meydana sürenlerdir. Helal olsun sana Kuveyt'e gir dediler girdi, helal olsun sana İran ile kavga et dediler etti. Sonunda ne oldu? Ben Mekke'deydim bayram sabahı dediler ki Saddam infaz edildi. İşte Allah korusun bunu görmeliyiz. Sonra bu adamlar kimdir, senin nenden üstün onu söyle bana. 
Biz kaç defa gelin bu işi beraber yapalım halledelim dedik. Bu vatan hepimizin dedik ama dinletemedik. İnşallah halkımız biranda ayıkacak ve biz bu işi halledeceğiz. Göreceksiniz bizim görüşlerimiz Avrupa'da, Amerika'da, Güney Amerika'da, Uzakdoğu'da iktidar olacak. Tsunami gibi Türkiye'yi kuşatacak bizim görüşlerimiz." (Devam edecek...)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100