Bu haber kez okundu.

Siyasetçi geleceği görendir

RECEP BAHAR/OF-TRABZON

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Trabzon’un Of İlçesi’nde yaptığı konuşmada, daha önceki seçim konuşmalarında ‘her anneme, her kızıma, her gelinime, yengeme, teyzeme yani her kadına 1000 TL maaş vereceğini dile getirdiklerini hatırlatarak, şunları söyledi: “Bunu noterde tasdik ettirdim. Bana rey vermediniz, şimdi o 1000 TL’den mahrum kaldınız. Şimdi verecek misiniz? BTP iktidarında cebiniz para dolu olacak, gönlünüz şen olacak, karnınız doyacak, sırtınız giyinmiş olacak. Ben bunu vallahi yapacağım. Sakin Hoca âfaki konuşuyor, demeyin zira Rusya bunu uyguluyor. 10 bin dolar doğum ikramiyesi veriyor. Rusya’da çoluk çocuk çoğalmaya başladı... Haydar Hoca’nın bereketi... Şimdi parayla, kömürle biberle, makarnayla sizi kandırmak isterler. Sakin bunları kapınıza koymayın!”

Yanlış yapıyor

Türkiye’nin iyi gitmediğini ifade eden Prof. Dr. Baş, Suriye uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak da şu önemli tespitlerde bulundu: “Türkiye topraklarına girdi de, onun için mi düşürüldü? Yok... Bir sınır tecavüzü yok. 7 kilometre içeride... Bu adam bir savaşa sığınıp bir tarafa gitmek istiyor ama yağma yok, hesap vereceksin. İnterneti kapattın... Ne kadar sürer bu? Yanlış yapmaya devam ediyorsun. Tam 10 ay evvel 12 Mayıs 2013’te Aksaray’da Sayın Başbakanıma ‘Sonun iyi değil, kendine gel. Sonun Hüseyin bin Ali’nin sonu gibi olacak’ diye seslendim. Nereden biliyorsun Hocam? Siyasetçi bugünü değil, geleceği gören insandır. Ama siz siyaseti bağırıp çağırma, şiir okuma olarak zannettiniz. Ben de okurum, benim de bu alanda çok birinciliğim vardır.” Prof. Dr. Haydar Baş, bu ifadelerden sonra İstiklal Marşı’nı okumaya başladı.

İkisi de diyalogcu

Hıristiyanların cennetlik olduğunu fikren ilan edenin Fethullah Gülen olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, “Cenab-ı Allah’ın cenneti geniş, ona karışamayız. Bizim ölçümüz Kuran-ı Kerim’dir. Orada ne deniliyorsa, biz onu biliyoruz. Ama bir başka kitaba göre onun dediği gibi olabilir. Biz onu kabul etmiyoruz. Bizimki İslam. Fethullah Gülen’i yanına alan adam dedi ki, ‘Bu adam âlimdir, fazıldır.’ Kalktı onun fikrine hürmeten 50 bin tane kilise evi açtı. Şimdi o fikri veren adam diyalogcu, bu kiliseleri açan adam diyalogcu değil. İkisi de diyalogcu... Fethullah Gülen işin fikriyatında, ikincisi de işin fiiliyatında. Asıl fiili hayata geçiren insan daha suçlu. Hocanın bir suçu varsa, bunu icra edenin 10 suçu var. 

AKP Hükümetinin 2006 yılında 2227 sayılı kararname ile nüfus kağıdından “Dini İslam’dır” hanesini kaldırdığına işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “İslamcı geçinen kadroya bakın!” dedi.

Siyasete ‘Dinlerarası Diyaloga dur demek için’ girdim

Başbakan Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde İstanbul Boğazı’nda uzun bir görüşme yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, “Burayı iyi dinleyin. Trabzon Belediye Başkanı Asım Aykan ile de beraberdik.  Siyasi olayları değerlendirdik. Bana kanaatimi sordular. Dedim ki, ‘Erbakan Türkiye’de çok yanlış icraatlarda bulundu. O icraatların başında şu geliyor: Kendini cemaatlerden bir cemaat kabul ediyor. Yapması gereken bütün cemaatleri kucaklayıp, birliği temin etmek; Türk milletini bir bilek, bir yürek etmekti. Öyle inanıyorum ki, zat-i âlileriniz bu işi yapabilecek iktidardasınız. Eğer siz bu işi yaparsanız, bendeniz sizden bir bekçilik dahi talep etmeden size destek veririm. Ama bir şartım var: Dinlerarası diyalog denilen bir faaliyet var. Bu faaliyetle birlikte görüntüde sakalı, cübbesi, sarığı, şalvarı olan adamın kalbine bir haç takıyorlar, ‘görünüşte Müslüman ama hakikatte Hıristiyan’. Yani Türk milletini bozup, ülkemizi işgal etme projesi bu... Ben buna karşıyım. Şayet bu tarafa meyletmezseniz, biz sizi bir bekçilik dahi istemeden destekleyeceğiz. Oradaki sohbette Sayın Başbakan ‘evet’ dedi, ben de bunu kabul ettim. Aradan bir müddet geçtikten sonra Trabzon’da Asım Aykan’ın kızının düğününde Sayın Erdoğan ile ayaküstü bir görüşme yaptık. Orada bize ‘bir yemek vereceğiz, lütfen gelin’ teklifinde bulundular. Sayın Vali Bey, milletvekilleri, belediye başkanları olmak üzere bir masanın etrafında oturup sohbet ettik. Ben kalktım müsaade istedim. 

Sayın Erdoğan yanıma gelerek, ‘Ben Rize tarafına geçeceğim, dönüşte mutlaka görüşeceğiz’ dedi. Ben de kendisine, ‘Sayın Başkan, bizi görmenize gerek yok. Bizim sözümüz sözdür. Bunu verdik. Endişe etmeyin’ dedim. Sayın Erdoğan 3 ay sonra Of’ta bir miting organize etti. Bu mitingde Sayın Erdoğan ‘4 hak din var’ dedi. Ben de gazete kupürlerinde bunu okudum. Ayeti kerimede Cenab-ı Hakk, “Allah indinde tek din İslamdır” buyuruyor. Burası senin babanın çiftliği değil ki, o din bu din O’nun olsun... Sana ait olsaydı, 4 tane olurdu. Allah ‘bir tane var’ diyor. ‘4 hak din var’ diyen diyalogcu mu değil? Diyalogcu... O zaman Fethullah Gülen’i neden sıkıştırıp duruyor? İkisi de diyalogcu... Bunların ikisinden de hesap sormaya var mısınız? Türkiye’yi geziyor aynı ifadeleri kullanıyor. Ben de Asım Aykan’a bir arkadaşımı göndererek, ‘Kusura bakmayın, anlaşmayı bozdunuz. Biizm yolumuz burada biter’ dedim. Biz ondan sonra ayrıldık. Bizim siyasete girmek diye bir derdimiz yoktu. Ama birisi ‘4 hak din vardır’ diyerek ortaya çıkarsa, biz de karşısına ‘dur’ demek için çıkarız.”

MHP’nin milliyetçiliği gitti

Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçiliğinin gittiğini dile getiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “POAŞ’ı, SEKA’yı vesaire satan bunlar. Apo’yu idam sehpasından geri alıp hayat bağışlayın sensin. Al birini, vur ötekisine. Bunların birbirinden farkı yok. Ama bu evladınız, bu kardeşiniz farklı. Bu kardeşiniz işi biliyor” diye konuştu.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100