18 Ağustos 2006 Cuma 00:00
155 Okunma
Sokak ampulüne Melih'leme vergisi koydular!
Tesadüfün intikamı. Sen kalk "ampulü" kendine simge seç. Ampül partisi (AKP) kur. Sonra Türkiye'nin bütün belediyelerinde (belde, ilçe, il dahil 3 bin 215 belediye var) her sokaktaki "her elektrik direğinde asılı her ampule" vergi koy. ~|~


Türkiye'de kaç sokak var!
Sokakta kaç direk!
Kaç ampul.
Milyar milyar direk.
Milyar milyar ampul.
Ekmeğe, peynire, zeytine, suya, gaza, kefen bezine, otomobile, telefona, benzine, alkole, kolonyaya, kene ilacına, kellik merhemine; halk ne yiyor, ne içiyor, ne giyiyor, ne çıkarıyorsa hemen hepsine vergi koymuşlardı. Villalarda, yalılarda, köşklerde oturup, çok pahalı lüks arabalara binen, pahalı yaşam kalıbında birbiriyle arsızca yarışan mutlu azınlıktan vergi alamadıkları ve ampul partisinin kurucusu Başbakan da ailesiyle Antalya Belek'te en pahalı otel Rixos'ta (geceliği 7.600 euro=15 milyar TL) tatil yaparak fildişi kulede yaşayabilenler sınıfına atlamayı seçtiği için halkı; "dolaylı vergi kündesine" almışlar, toplanan her 100 liralık verginin 70 lirası dolaylı vergi olmuştu.
Bir tek bacalar kalmıştı.
Bir de sokak ampulleri.
Ampule vergiyi koydular.
Sıra bacalarda!

                                                   ***

Sokak ampulüne vergiyi tıpkı ekmeğe, zeytine, peynire, suya, göz merhemi ile kaşıntı tozunun içine koydukları gibi yerleştirdiler. Ekmek alıyorsun, içinde vergi var. Su alıyorsun, içinde vergi... Şimdi belediyenin elektrik şirketi "elektrik faturası" yollayacak, faturanın içine de "sokak ampulü vergisi" girecek.
Dolaylı olarak...
Halka köklenmiş olacak.
Fabrikan varsa 5 YTL.
Dairen varsa 2 YTL.
Dükkânın varsa 3 YTL.
Aydınlanma vergisi geliyor.
Memlekette zelzele olur, sel olur, düşman "bağımsızlığımıza saldırır" savaş olur. Ülke bütçesi zorlanır. Devlet çok zorda kalır; "sokak ampullerine" de vergi koyar.
Savaş mı var.
Deprem mi oldu?
Düşman bayrağımızı mı yırttı?
Niçin "sokak direklerindeki ampule vergi" koydular?
Melih'leme yüzünden.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, BOTAŞ'tan aldığı doğal gazın üzerine dağıtım, yatırım, işletme hizmet bedeli ve kâr ekleyerek her 1000 metreküp başına 52.02 YTL koyarak Ankara halkından topluyor.

                                                   ***

52.02 YTL kendisinin...
Kalanı BOTAŞ'ın...
BOTAŞ'ınkini götürüp BOTAŞ'a yatırması gerekirken yatırmıyor. BOTAŞ'ın gaz verdiği diğer belediyeler ile Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) de; "Başkent Ankara'nın Belediye Başkanı Melih Bey vermiyorsa, onu örnek alırız, biz de vermeyiz" diyerek doğal gazın parasını halktan topladıkları halde BOTAŞ'a vermiyor. BOTAŞ'ın alacağı; 1 milyar YTL'si Ankara Belediyesi'nin olmak üzere 8 milyar YTL'ye (8 Katrilyon lira) çıkıyor.
Bu resmen dolandırıcılık.
Ama onlar Melih Gökçek Bey'i örnek alıyor. Ülkemizin "dolandırıcılık literatürüne" Melih'leme işte böyle giriyor.
BOTAŞ krize düşüyor.
Mühendisinin...
Memurunun...
Şoförünün...
Parasını ödeyemiyor.
Gidip yüzde 20 gibi çok yüsek faizle borç bularak bile kendisini çeviremez oluyor. BOTAŞ kendisini çeviremez olup Rusya'dan aldığı doğalgazın parasını ödeyemediği için Ruslar da gazı keseceğiz diye haber yollayınca; her sokaktaki "direğe asılı her ampule vergiyi" bu yüzden koyuyorlar. Melih Bey de BOTAŞ'a ödemediği parayla, ramazanda yoksula iftar çadırı kurup oy artırıyor, bir de 6 şeritli "protokol yolu" yapıyor.
Bilin bakalım!
Yolun adını ne koyuyor? 

Necati Doğru/ Vatan

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100