Bu haber kez okundu.

Soma’dan ciddi dersler çıkarmalıyız

YENİ MESAJ/İSTANBUL

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Vekili Dr. Abdullah Terzi, “Soma’daki hadise bir ilk olmadı, inşallah son olur” dedi. İstanbul’da düzenlenen ve BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın da katıldığı Başkanlık Divanı toplantısında konuşan Terzi; insana, işçiye, işletmelere mevcut anlayışla bakıldığı sürece bu tür elim kazaların tekrar edip gideceğini vurguladı. Dr. Terzi, şunları söyledi: “BTP olarak, Başkanlık Divanı ve MYK olarak Soma’daki kardeşlerimizin bu elim kazadan vefatından dolayı bütün Türk Milleti gibi büyük bir teessür ve yas içindeyiz. Bu elim kazadan ciddi dersler çıkarmak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz.”

Özelleştirme taşeron sistemi

Maden işletmeciliği ve maden işçiliğinin yeni bir alan olmadığını ifade eden BTP Genel Başkan Vekili Dr. Abdullah Terzi, şöyle devam etti: “Madencilik yani madeni çıkarıp işlemek, bundan insanlık ve ülke yararına bir gelir elde etmek belki de insanlık tarihinin en eski mesleğidir. Dolayısıyla yeni bir şey keşfetmeye gerek yok... Dolayısıyla akl-ı selim olarak bu alandaki eksiklikleri görmemiz gerekiyor. Başta özelleştirmelerin ve taşeron işçiliğin Türkiye’de her alana girdiğini, özellikle de madencilik alanında kâr amaçlı olarak yerleştiğini görüyoruz. Bunu daha önce 2010’da Zonguldak’ta başta BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu olmak üzere bir heyetle gitmiştik. O gün orada tespit ettiğimiz aksaklıklar hususunda bir karınca boyu mesafe bile alınmamıştır. Ne tedbir, ne eğitim, ne de işletme mantığı alanında alınmıştır. Onun için bu elim kaza bu böylesine büyük boyutta meydana gelmiştir. Zaten Ak Parti Hükümetinden de başka bir yaklaşım beklemek mümkün değildir. Vahşi kapitalizmin bu Müslüman ülkede dört dörtlük uygulamasının yolunu açan, bunun icrasında kendi adına muvaffak olan ve tarih önünde sorumlu olabileceği en büyük siyasi ve ekonomi cinayeti işlemişlerdir. Yani kapitalizmin kurallarını uygulayarak ve temsilciliğini yaparak, bunu İslam ve Müslümanlık kılıfı adı altında bu aziz millete yedirerek en büyük cinayeti işlemişlerdir. 301 vatandaşımızın bu elim kazaya kurban gitmesi bunun sonucudur. Çünkü insanı merkeze koymayan; insan sağlığını ve güvenliğini merkeze yerleştirmeyen anlayışla varılacak olan başka bir yoktur.”

İşçilere eğitim verilmedi

Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın 2010’da İş Güvenliği Yasası’nı çıkardıklarını ifade ettiğini hatırlatan Dr. Terzi, şunları kaydetti: “Bizim liderimizin, Prof. Dr. Haydar Baş beyin temel bir düşüncesi vardır: Önce insan, önce insan merkezli yaklaşım... En iyi kanunları insanların eline verseniz, bunu uygulayacak olan insandır. O insan olgun, vatanperver ve kâmil olmalı, başka insanları da düşünüp hesap verme duygusu içinde yaklaşmalıdır. Misali de açıktır: Bir bıçak hekimin elinde bir insanın canını kurtarır ama aynı bıçak bir katilin elinde can alır. Yasalar da böyledir. Bunun hem dünyevi, hem de uhrevi hukuk açısından sonuçları vardır ve bunun altından kalkılacak bir durum yoktur. Bir ihmal ve hatalar zinciri neticesinde böyle bir cinayet ortaya çıkmıştır. Özelleştirme ve taşeronculuğun yanı sıra eğitim olarak da oradaki işçilere bir şey verilmediği ortaya çıktı. İlaveten bir risk analizi yapılmamış. Bir yangın çıkarsa, aniden duman çıkarsa bu insanlar nasıl davranacak? Bunlara ait eğitimler verilmemiş. Onun için çok kısa süre içinde yüzlerce insanımız orada boğuldu. Madende teknik altyapı da yok... Artık teknoloji sensörlerle beraber karbonmonoksit miktarını ölçebiliyor, insanların ellerindeki titreşim sayısını, ışık gücünü ölçebiliyor. Bu kadar net çalışmaların olduğu dünyada siz bunlara gözünüzü kapatıp ‘ne olursa olsun ben kârımı artırayım diye yaklaşırsanız, bir vardiya değişiminde bile mevcut insanları çıkarmadan aynı anda giriş çıkışı yaparsanız riski yüzde 100 artırmış oluyorsunuz.”

Hükümet bunun hesabını vermeli

İhmaller zincirinin büyük bir acıyı ortaya çıkardığını ifade eden Dr. Terzi, “Bu hükümet bunun hesabını vermelidir. Bakanın ilk günden bu yana söylediği şey şu: Raporlar tutulmuş, denetimler zamanında yapılmış, hiç bir eksikleri yok. Halbuki Türkiye’de pek çok kaza oldu. Hatırlayınız, genelde devlet ricali, ‘üzüntülüyüz, konuya yakınız, araştırıyoruz, sebepleri göreceğiz, gerekenler yapılacak’ açıklamasını yapar. Çünkü toplum ancak bu cümlelerle bir mesaj alabilir. Ama ilk günden beri ne hikmetse hepsi koro halinde ‘evraklar, raporlar, denetimler tamam’ açıklamalarını duyduk, hiçbir eksikleri yok, sanki şirketin sahibi onlar... Bu da bize fotoğrafın vahametini bize gösteriyor” diye konuştu.

Tarım kesiminin derin sorunları var

BTP Genel Başkan Vekili Dr. Abdullah Terzi, parti olarak köy çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını ifade ederek, “İnşallah bunu süratle devam ettireceğiz. Tarım kesiminin sıkıntılarını, işçilerin yaşadığı ücret sıkıntısını, asgari ücretin düşüklüğünü, sosyal haklar konusundaki faciayı biliyoruz. Bayramlarını bile bu ülkede kutlayamadılar. İlaveten Soma’da olduğu gibi böylesine riskli alanlarda ciddi kayıplarımız oluyor. İşçi, memur ve yoksul kardeşlerimizin derin sorunları var. Bunlara geniş bir kesim daha eklendi: çiftçi ve tarım kesimi... Genel Başkanımız tarım politikalarını defaatle tane tane anlatıyor.”

‘Alınterini ve emeği çok önemsiyoruz’

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Vekili Dr. Abdullah Terzi, Bağımsız Türkiye Partisi’nin işçi haklarına, sağlığına ve iş güvenliğine verdiği önemin Milli Ekonomi Modeli’nde altı çizilerek beyan edildiğine işaret ederek, şunları söyledi: “Çünkü biz alın terini ve emeği çok önemsiyoruz. Biz maden işçisine asgari ücreti 4 bin TL değil tam 5 bin TL vereceğiz çünkü bu ağır iş kollarının hak ettiği ücret diğer iş kollarına göre farklı olmalıdır. Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş, 2010’da Zonguldak’taki Karadon faciasından sonra bu açıklamayı yapmıştı. Dolayısıyla bizim madenci kardeşlerimize bakış açımız çok farklıdır. Allah ölenlere rahmet eylesin, ailelerine sabırlar ihsan eylesin.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100