21 Eylül 2004 Salı 00:00
180 Okunma
Şura'da laiklik ve din tartışması
Başbakan Erdoğan, 3. Din Şurası'nda yaptığı konuşmada bütün dinleri 'aynı kefeye' koydu. Cumhurbaşkanı Sezer ise ilginç bir laiklik tanımlaması yaparak, "Laik biri, dinsel inancının bu dünyayı etkilemesine izin vermez" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet işleri Başkanlığı'nca düzenlenen 3. Din Şurası'nda yaptığı konuşmada, enteresan ifadelerde bulundu. Erdoğan, bütün gerçek dinlerin insanlığı hayra, iyiliğe ve güzelliğe çağırdığını belirterek, insanın, ne zaman bu ilahi çağrıya uyup yönünü bu hissiyata çevirmişse kötülüklerden arındığını, doğruya, aydınlığa ve iyiliğe yöneldiğini söyledi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, gerçek dinlerin hangileri olduğu konusunda isim zikretmeden 'bütün gerçek dinlerin insanlığı hayra, iyiliğe ve güzelliğe' çağırdığını öne sürdü.

Türk milleti ve

Türkiye

Türkiye Cumhuriyeti'nin stratejik bir coğrafya üzerine kurulduğunuve 3 kıtaya, dostluk, kardeşlik ve kan bağıyla bağlı büyük devlet olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türk milletinin asırlar ~|~boyunca İslam'ın sancağını şanla ve şerefle taşıdığını, gittiği her yere adalet, medeniyet ve bereket taşıma gayretinde olan hakşinas bir millet olduğunu söyledi.

Sezer'in konusu

yine laiklik

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 3. Din Şurası'nın açılışında yaptığı konuşmada, yine 'laiklik' eksenli bir konuşma yaptı. Sezer, laiklik ilkesiyle ilgili bu ilkenin çıktığı Fransa'da dahi seslendirilmeyen şu ifadelerde bulundu: "Laiklik, bireylerin hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan inançlarını yaşamalarını, farklı inançlara saygı duymalarını ve toplumsal yaşamın uyum içerisinde sürdürülmesini olanaklı kılmıştır. Laiklik ise dinin siyasallaşmasını engeller. Laiklik, bir yaşam biçimidir. Bu nedenledir ki laiklik bireyin içinde olması gereken bir kavramdır. Laik biri, dinsel inançlarıyla yurttaş olarak yaşamına ilişkin alanı birbirinden ayıran bireydir. Dinsel inanca ilişkin uygulamalar, kişinin iç dünyasındaki kutsal yerinde kalmalıdır. Yurttaş olarak yaşam ise bireyin tüm dış dünyasıyla ilgilidir. Laik biri, dinsel inancının bu dünyayı etkilemesine izin vermez."

Sezer de Başbakan Erdoğan gibi, tüm dinlerin ve insancıl yaklaşımı benimseyen düşünce sistemlerinin temelinde insanın doğadaki en yüce varlık olduğu düşüncesinin yattığını savunarak, İslamiyet ve diğer dinlerin insanlığa kötülükten uzak, barış ve kardeşlik içinde insana yaraşır bir yaşam sürmesini öğütlediğini, buna yönelik uygulamalar öngördüğünü iddia etti.

Arınç: Laiklik

hassasiyetle

uygulanmalı

TBMM Başkanı Bülent Arınç ise, "nüfusunun büyük yoğunluğu Müslüman olan bir ülkede eğer laiklik uygulanacaksa, bunda çok hassas olunması gerektiğini" belirterek, "Bu hassasiyet, inanç hürriyeti, din ve vicdan özgürlüğünün kişiden yana kullanılması yönünde olmalıdır. Bunun örnekleri dünyanın birçok ülkesinde var. Ancak geleneksel korkular ve bireysel yanlış algılamalar bizim konuyu bilimsel bir zeminde tartışmamıza engel oluyor" dedi.

Terörizmen kaynağı

Arınç konuşmasında şunları söyledi: "İslam ve terörizm asla yan yana anılacak iki kelime değildir. Terörizm din merkezli bir sorun da değildir, adalet ve paylaşım merkezli bir sorundur. İngiltere'de IRA, İspanya'da ETA, Almanya'da RAF, İtalya'da Kızıl Tugaylar, Sri Lanka'daTamil nasıl din kaynaklı terör örgütleri değilse, El Kaide ya da buna benzer örgütlerin beslenme kaynağı da din değildir. Zira terörün dini olmaz ve hiçbir semavi din terörü beslemez."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100