18 Ekim 2012 Perşembe 11:57
950 Okunma
Suriye için ateşkes arayışı

RECEP BAHAR - CİDDE

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Suriye\'de devam eden çatışmalar konusunda \"Her şeyden önce çatışmaların devam etmesinden, çok sayıda insanın ölmesinden ve ülkenin tahrip edilmesinden dolayı çok büyük üzüntü duyuyorum\" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı\'nın organizasyonu ile Hac\'cı takip eden gazetecilerle İİT\'nin Cidde\'de bulunan merkezinde görüşen İhsanoğlu, Suriye\'deki olayların kontrol dışına çıktığını, Türkiye -  Suriye sınırındaki olayların bölge ve uluslararası güvenliği tehdit eder boyuta ulaştığını ifade etti.

Suriye\'nin üyeliği donduruldu

Ağustos ayının ortasında Mekke\'de yapılan olağanüstü zirvede Suriye\'nin İİT\'ye üyeliği dondurulmuştu. Böylece İslam İşbirliği Teşkilatı, Esad yönetimi karşıtı bir duruşa sahip olduğunu  İran\'ın da zirvede sessiz kalmasıyla ortaya koymuştu. İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, Suriye\'deki krizin bölgede yol açtığı sorunlara müteaddit defalar dikkat çektiklerini dile getirerek, şunları söyledi: \"Bu konuda mevcut safhada yapılması gereken şey, çatışan taraflar üzerinde baskı kurmaktır ve bu baskı neticesinde ateşkes sağlamaktır. Onun için Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi İbrahimi\'nin \'ateşkesin sağlanması\' şeklindeki teklifini destekliyoruz. Biz daha önce buna benzer tekliflerde bulunmuştuk. Temennimiz odur ki, bir an önce bir ateşkes sağlansın, bunu takiben siyasi müzakereler başlasın. Suriye\'deki sorunun askeri yöntemlerle çözülmesi ihtimal dahilinde görülmüyor. Bugünkü ağır tablo bunun mümkün olmadığını gösteriyor. Bu nedenle biz siyasi çözümden yana olduk. Siyasi çözüm nedir? Çatışan tarafların bu krizin önlenmesini ve çatışmaların sona ermesini sağlayacak formüller üzerinde anlaşmasını sağlamaktır. Bu da müzakere ile olur. Bunu hem rejim, hem de muhalefet üzerinde etkisi ve onlarla ilişkisi olan ülkeler ile uluslararası kuruluşlar temin edebilir.\"

Ülkeler ve aktörler devreye girmeli

Suriye\'de rejim ile muhalefetten oluşan iki taraf bulunduğunu dile getiren İİT Genel Sekreteri, şöyle konuştu: \"Kofi Annan\'ın çalışmasında ateşkes bir numaralı gündemdi. Buna ulaşma imkânı olmadı. Neden? Taraflar karşı tarafın önce ateşkes ilan etmesini istedi. Burada bir kısır döngü içine girildi. Bunu tekrarlamamak için ne yapmak lazım? İki taraf üzerinde etkisi ve söz hakkı olan ülkeler ve uluslararası aktörler arasında anlaşma olmalı. Askeri yöntemler devam ederse, daha büyük zayiat olacaktır. Bunu siyasi mekanizmalarla sağlamak lazım. Siyasi isiz ateşi kıstığınız zaman başlar.\" İhsanoğlu, yakında Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüştüğünü, genel olarak bütün taraflarla görüştükleri ifade etti. İhsanoğlu, Suriye krizini çözmede hangi ülkelerin ve kuruluşların devreye girmesi gerektiği konusunda ayrıntı vermedi.

Türkiye adına değil İslam İşbirliği Teşkilatı adına konuştuğuna işaret eden İhsanoğlu, öte yandan teşkilatın organlarında alınan kararlar bağlamında değerlendirme yaptığına dikkat çekti.

Tahminler tutmadı!

Tunus\'ta, Libya\'da, Yemen\'de, Mısır\'da olan bitenlerin Suriye\'de de aynen tekerrür edeceği varsayımından hareketle yapılan değerlendirmelerin olayların bu paralelde olmadığını ortaya koyduğuna vurgu yapan İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, \"Temaslar tarafların kabul edeceği bir çözümü önermektir. Şimdi iki tara ve onların safında yer alanlar arasında bir konsensüs sağlanmalıdır\" dedi. Arap dünyasında başından itibaren demokratikleşmeyi desteklediklerini kaydeden İhsanoğlu, Arap Baharı kavramının yanlış olduğu kanaatinde olduğunu ifade ederek, \"Yanıltıcı bir tavır... Bahar mevsimi iklimin yumuşadığı, havaların güzelleştiği, çiçeklerin açtığı bir iklimi ve manası ifade etmektedir\" dedi.

Müşterek Hicri takvim için çalışıyoruz

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Kurban Bayramı\'nın bu sene Suudi  Arabistan’dan bir gün sonra başladığının hatırlatılması ve Ramazan ile dini bayramların aynı tarihte başlaması konusunda ne tür çalışmalar yaptıklarının sorulması üzerine, Teşkilat\'ın Müslüman ülkelerin müşterek bir Hicri takvimi olması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. İhsanoğlu, \"Bu konuyu teşkilatın gündemine 80\'lı yılların başında ben getirdim. 1978 yılında İstanbul\'da,  dönemin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç\'ın dini bayramların birleştirilmesi konusunda çok önemli bir toplantı yapıldı. O toplantıda din âlimleri ve astronomi uzmanları bir araya gelerek, müşterek Hicri takvim komisyonunu kurdu. Ben de bunu 1980\'de İslam Konferansı Örgütü gündemine getirdim ve bir komisyon kurularak çalışmalarına başladı. Bu konuda çeşitli ülkelerde bir hayli farklılıklar vardı ancak son yıllarda işler rayına oturmuştu. Sorun yorum farklılıklarından kaynaklanıyor. Yakın zaman içinde müşterek bir Hicri takvime ulaşacağımıza inanıyoruz.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100