09 Kasım 2015 Pazartesi 00:17
604 Okunma
Suriyeli çocuklar korku ve stres altında

Bir grup psikososyal destek ekibi'nin İstanbul Çapa'daki İLAF Okulu'nda eğitim gören 113 Suriyeli çocukla yaptığı araştırma, çocukların yüzde 66'sının bir yakınını kaybettiğini, mutsuzluk, keder, stres, endişe ve korku yaşadıklarını saptadı.

Psikososyal Destek Ekibi Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Vahdet Görmez, okuldan gelen talep üzerine hemen harekete geçtiklerini söyledi. Eğitimin, göç ve travmaya maruz kalan çocuklarda zor durumlarla başa çıkmaya yardımcı olma ve korkularla yüzleşme temalarını içerdiğini aktaran Görmez, proje kapsamında, eğitim alan öğretmenlerin tespit ettiği yaşları 9-15 arasında değişen 60 kız ve 53 erkek Suriyeli öğrencinin demografik bilgilerini ve psikolojik durumlarını öğrenebilmek için araştırma yaptıklarını ifade etti.

Yüzde 77'si çatışmaya şahit olmuş

Vahdet Görmez, araştırmanın sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Çocukların yaklaşık yüzde 66'sı ailesinden, akrabalarından veya tanıdıklarından birisinin öldüğünü bildirdi. Yüzde 84'ü, geldiği yerde güvenliğinden endişe ettiği birinin kaldığını belirtti. Savaş veya göç esnasında kötü muamele veya işkenceye maruz kaldığını ifade edenlerin oranı yüzde 28. 'Ölü ya da yaralı kimse gördün mü?' sorusuna çocukların yüzde 59'u 'evet' dedi. Çocukların yüzde 77'si geldiği yerde silahlı çatışma veya bombalı eyleme şahit olduğunu, yüzde 29'u savaş/göç sırasında yanında bulunanların yaralandığını, yüzde 10'u savaş/göçten sonra evsiz, yiyeceksiz kaldığını söyledi." Çocukların yüzde 44'ünün savaşın biteceğine, yüzde 33'ünün ülkesine geri döneceğine inanmadığını belirten Görmez, araştırmaya katılan çocukların yüzde 96'sının İstanbul'da ailesiyle yaşadığını aktardığını belirtti.

Görmez, çocukların yüzde 66'sının "İstanbul'da yaşayan başka akrabaların var mı?" sorusuna, yüzde 90'ının da "Burada arkadaşın var mı" sorusuna "evet" cevabını verdiğini kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Görmez, savaşa tanık olan çocuklarda genel olarak endişe, dikkat dağınıklığı, anksiyete bozukluğu, sinir, stres, korku ve ürkeklik hali, depresyon, keder, stres, adaptasyon sorunu, öfke patlaması gibi duygu durumlarının gözlendiğini belirterek, "Hepsinde anne-babasını ya da ailesinden birini kaybetme, aileden uzak kalma, yalnız kalma veya karanlıktan korkma gibi çeşitli korkular vardı. Çoğu rahatsız edici düşünce ve görüntüleri zihninden uzaklaştıramıyor, öfkelerini kontrol edemiyordu. Travmatik olayları hatırlatan yer, resim, ses ve koku gibi her şeyden kaçıyorlardı. Çocuklar rahatsız edici düşünce veya görüntüleri zihninden uzaklaştıramıyordu" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100