14 Ocak 2015 Çarşamba 16:01
1499 Okunma
Suriyeliler, Türkiye içinde yeni bir halk oldu
RECEP BAHAR/İSTANBUL
Kasım 2014 itibarıyla Türkiye’de resmi rakamlara göre 1.6, resmi olmayan rakamlara göre 2 milyon civarında Suriyeli sığınmacı yaşıyor. Bu sayılar Türkiye’nin resmi rakamlara göre nüfusunun yüzde 2.1’i, resmi olmayan rakamlara göre de yüzde 2.5’i oranında Suriyeli ağırladığı anlamına geliyor. Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) tarafından yürütülen saha çalışması neticesinde hazırlanan “Suriyeli Mültecilerin Türkiye’ye Etkileri” raporuna göre, Suriye sınırı ve civarındaki illerde yaşayan yaklaşık 10 milyon nüfusa 1.2 milyon civarında yeni nüfus eklendi. 

Mülteciler kalıcı
Ekim 2011’de İçişleri Bakanlığı’nın aldığı karar ile Türkiye’de kayıt olan Suriyeli sığınmacılara ‘geçici koruma statüsü’ verildiğine işaret edilen raporda, “Geçici koruma rejimi ile Suriyelilere sınırsız kalış, zorla geri gönderilmemeye karşı koruma ve acil ihtiyaçlara yanıt veren kabul düzenlemelere erişimi içerecek şekilde koruma ve yardım sağlanmaktadır” denildi. 
Raporda vurgulanan diğer hususlar ana hatlarıyla şöyle: 
• Suriyelilerin yüzde 85’i kamp dışında yaşamaktadır.
• Kamplardan hastanelere 500 binin üzerinde hasta sevk edilmiştir.
• Türkiye’de ameliyat edilen hasta sayısı 200 bini aşmıştır.
• Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 35 bin Suriyeli doğumu gerçekleşmiştir.
• Türkiye Nisan 2011-Kasım 2014 döneminde göçmenler için 4.5 milyar dolar harcama yapmıştır.
• Resmi verilere göre Birleşmiş Milletler ve Avrupa ülkelerinden gelen yardım miktarı 246 milyon dolar civarındadır. 

Sığınmacıların Türkiye’ye toplumsal etkileri
• Dil, kültür ve yaşam tarzı farklıkları toplumsal uyumu güçleştirmektedir.
• Yerel halk arasında çok eşlilik yaygınlaşmakta, buna bağlı olarak boşanma oranları artmaktadır. Evlendirilen Suriyeliler arasında çocuk yaşta olanlar da bulunmaktadır.
• Çocuk işçiler yaygınlaşmaktadır.
• Etnik kutuplaşmayı tetikleyebilecek zemin oluşmaktadır.
• Çarpık yapılaşma artmaktadır.
• Bazı sınır illerinde demografik yapının değişmesinin yarattığı kaygı söz konusudur.
• Demografik yapıda (doğurganlık oranı, nüfus artış oranı) değişim ortaya çıkmaktadır.
• Suriyelilerin yaşam koşullarının zorluğu ve eğitim imkânından faydalanmıyor olması uzun vadede suç oranlarındaki artış da dâhil bazı sosyal sorunlara uygun zemin hazırlamaktadır. 
• Yerel halk ve Suriyeliler arasında yaşanan bazı sıkıntılara rağmen toplumsal barışı bozmamak adına her iki toplumda bir fren mekanizması gelişmiştir. Şimdiye kadar ciddi sosyal sorunların yaşanmamış olması sosyal yapının sorunlarla baş edebilme kapasitesini göstermektedir.
• Sancılı da olsa Suriyelilerin Türk toplumuna entegrasyon süreci başlamıştır. 35 binin üzerinde Suriyeli Türkiye’de doğmuştur. Suriyelilerle evlilik konusu bir taraftan tepkiye neden olurken diğer taraftan iki toplumun kaynaşmasına vesile olmaktadır. 
Ekonomiye etkileri
• Çok sayıda yatırımcı ve küçük işletmeci sermayelerini, işlerini Türkiye’ye taşımıştır. Suriyelilerin
önemli bir bölümünü çocuk ve genç yaştakiler oluşturmaktadır. Bu kesim Türkiye’de büyümektedir. Bunların çoğunluğu eğitim alamasa da yaşam içinde Türkçeyi öğrenmeye başlamıştır.
• Kiralarda artış gözlenmektedir ve kiralık ev bulmak giderek zorlaşmaktadır.
• Sınır illerinde enflasyon artışı ortaya çıkmıştır.
• Özellikle küçük işletmelerde kaçak işçi çalıştırma yaygınlaşmaktadır.
• Kaçak Suriyeli çalıştıran ve çalıştırmayan firmalar arasında haksız rekabet ortaya çıkmaktadır.
• Yerel halk iş fırsatlarının ellerinden alındığına inanmaktadır. Normal şartlarda işini kaybedecek kişiler de Suriyeliler nedeni ile işsiz kaldığını düşünmektedir. Ayrıca sığınmacılar genelde yerel halkın çalışmayı tercih etmediği alanlarda istihdam edilmektedir. Böylece vasıfsız işgücü gerektiren iş kollarında işgücü açığı kapanmaktadır.
• Ücret düzeyinde önemli düşme gözlenmektedir.
• Suriye’deki ve Türkiye’deki Suriyelilere sağlanan insani yardım malzemelerinin ve hizmetlerin yerel firmalardan temin edilmesi, özellikle gıda ve tekstil firmaları için bir fırsat oluşturmaktadır.
• Başta Halep’ten olmak üzere, tüccar ve yatırımcı Suriyeliler de Türkiye’ye gelmektedir. Deniz ve limanın varlığı bu Suriyeliler için Mersin’i bir cazibe merkezi kılmaktadır. Bu konuda öne çıkan bir diğer il Gaziantep’tir.
• Gaziantep Ticaret Odası’na kayıtlı Suriyeli firma sayısı iç savaş öncesinde 60 civarında iken 2014 Ekim itibarıyla 209’a yükselmiştir.
• Suriyeliler küçük işletmeler (fırın, ayakkabı üretimi, vb.) yoluyla üretim ve ticarete katılmıştır. Bu işletmelerin tamamına yakınının kaçak olması dolayısıyla vergi vb. yasal yükümlülükleri yerine getirmemeleri haksız rekabete neden olmaktadırlar.

Raporda, kısa süreli ve geçici bir durum olarak görülen göçün gün geçtikçe kalıcı bir hâl aldığına işaret edilerek, “Bu durum göç eden ve göçü kabul eden insanların psikolojilerini ve tepkilerini etkilemektedir. Suriyeliler ya Türkiye’de uzun süre kalacak ya da önemli bir kısmı yaşamlarını Türkiye’de sürdürecektir. Suriyeli misafirler artık Türkiye’nin bir gerçeği ise, bunun olumsuz etkilerini azaltacak, olumlu etkilerini daha fazla hayata geçirecek önlemler üzerinde durulmalıdır. Suriyeli sığınmacılara yönelik olarak yerel halkın tepkisini önlemeyi de içeren geniş kapsamlı mülteci politikası hayata geçirilmesi elzemdir” denildi. Rapora göre 330 bin Suriyeli İstanbul’da yaşıyor. İstanbul’u 280 bin ile Gaziantep, 230 bin ile Şanlıurfa ve 190 bin ile Hatay izliyor. Kilis 120 bin mülteci ile 5. sırada yer alıyor.

Türkiye’ye siyasi güvenlik açıdan etkileri 

• Yerel halk arasında Suriyelilerin asayişi bozduğu yönünde bir söylem oluşmuş durumdadır. 

• Sınıra yakın yerleşim alanlarında yaşayan Türk nüfusun en büyük kaygılardan biri kendilerini terör saldırılarına açık hissetmeleridir.

• Suriyelilerin kenar mahallelerde bir arada yaşamlarını sürdürmesi uyum sürecini zorlaştırmaktadır ve uzun vadede güvenlik sorunlarının doğmasına neden olabilecek bir zemin hazırlamaktadır.

Sınır hastaneleri Suriyelilere çalışıyor
• Sınır illerindeki devlet hastaneleri toplam hizmetin yüzde 30 ile yüzde 40’ı arasında bir oranda Suriyelilere hizmet vermektedir. Bu nedenle sınır illerindeki devlet hastanelerinde kapasite sorunu yaşanmaktadır.

• Belediye hizmetleri (çöp toplama, şehir temizliği, toplu taşıma, su temini ve dağıtımı, zabıta, inşaatların kontrolü vb.) mevcut nüfus sayısına göre tasarlandığı için, göçmenler nedeniyle yaşanan nüfus artışı karşısında yetersiz kalmaktadır.

• Belediyeler nüfus oranına göre bütçeden pay almaktadır. Buna karşın Suriyeli sığınmacı ağırlayan şehirlerin gerçek nüfusu kritik seviyede artmıştır. Bu nedenle belediyeler yetersiz bütçeler ile faaliyet sürdürmek zorunda kalmaktadır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100