06 Temmuz 2001 Cuma 00:00
301 Okunma
Susurluk kararı onaylansın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yaklaşık 4 yıl süren ve 12 Şubat 200'de sona eren Susurluk davasında verilen kararın onaylanmasını istedi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Susurluk davası sanıklarına verilen cezaların onanmasını istedi. Sanıkların temyiz istemine ilişkin olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesini tamamladı.

Susurluk kararı

Yaklaşık 4 yıl süren davayı 12 Şubat 2001 tarihinde karara bağlayan İstanbul 6 No'lu DGM, sanıklardan İbrahim Şahin ve Korkut Eken'i, TCK'nın 313. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkraları uyarınca, "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek" suçundan 6'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırmıştı.

Şahin ve Eken, ömür boyu kamu hizmetlerinden men edilerek, haklarında yurtdışına çıkış yasağı konulmuştu.

Mahkeme, davanın diğer sanıkları olan özel timci eski polis memurları Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Ercan Ersoy ve Ziya Bandırmalıoğlu ile Şanlıurfa Milletvekili Sedat ~|~Edip Bucak'ın şoförü Abdülgani Kızılkaya, "katliam sanığı" Haluk Kırcı, "uluslararası uyuşturucu kaçakçısı" Yaşar Öz, Sarıyer'de öldürülen Ömer Lütfü Topal'ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir'i de, TCK'nın 313. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan 4'er yıl ağır hapis cezasına çarptırmıştı.

Bu sanıklar da 3 yıl süreyle geçici olarak kamu hizmetlerinden men edilmişti. Sanıklara en üst sınırdan ceza tertip eden Mahkeme, sanıkları ceza indirimini öngören TCK'nın 59. maddesinden de yararlandırmamıştı.

Adalet onlara da lazım olur

İstanbul 6 No'lu DGM'nin, 188 sayfalık gerekçeli kararında, unvanı, görevi, sıfatı, siyasi ya da sosyal konumu ne olursa olsun suç işleyen herkes, derhal ve en kısa zamanda yargı önüne çıkartılıp, hesap vermesinin sağlanması gerektiğine işaret edilmişti. Kararda, özetle şu tespitler yapılmıştı: "Suç işleyenin cezasını çekmediği bir toplumda, sosyal ve siyasi istikrar sağlanamaz, huzur ve refah tesis edilip sürdürülemez. Suç işleyip de bazı siyasi, sosyal, idari ve yasal koruma kalkanlarının arkasına sığınanlar ile bu koruma kalkanlarını muhafaza edenler ya da kaldırmayanlar unutmamalıdır ki, adalet bir gün onlara da lazım olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve yüce Türk Milleti'nin iç ve dış güvenliğinin katillere, uyuşturucu kaçakçılarına, kumarhane işletmecilerine emanet edilmesi, bunlardan medet umulması affedilemez, kabul edilemez bir davranıştır. Suçun oluşumu için teşekkül yeterlidir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100