11 Ocak 2002 Cuma 00:00
208 Okunma
Suud'un yok etmeğe çalıştığı nedir?
Suud'un bu yaptıkları yeni değil...

Hatta siz onlara sabıkalı bile diyebilirsiniz.

Bir zamanlar Beytullah'ın içindeki revakları yıkmayı denemişlerdi.

Tepkiler üzerine vazgeçmişler... buna rağmen revakların üst?orta merkezindeki Osmanlı tuğralarını?hatlarını yok etmişlerdi.

Aynı şey Medine'de oldu.

Hicaz Demiryolunun nihayete erdiği yerdeki, o şaheser Osmanlı Gar Binasının temsil ettiği medeniyetin, o binayla beraber nasıl da tarumar edildiğine şahit olunmuştur.

Demiryolu güzergahındaki rayların çoğunun yerindeki yeller ise, onlarca yıldır zaten esmektedir.

Osmanlı ordugah binalarının nasıl dönüşüme uğradığı da bilinmektedir.

Suud sadece tasarrufundaki Türk Kalesiyle, Kabe'nin etrafındaki revaklarla, Medine'deki Osmanlı Garıyla, Hicaz Demiryoluyla, Osmanlı Ordugah binalarıyla ya da bilmediğimiz diğer izleri yok etmeğe çalışmakla da kalmamıştır.

Balkanlarda yaşadığımız bağbozumundan sonra, Sırp ve Hırvatlar tarafından tahrip edilen cami, medrese, külliye, köprü ve çeşmeleri "~|~onarma girişimi adı altında", atamızın bu izlerini yok eden "restore (!)" çalışmaları da yaptılar.

Onların yok etmeğe çalıştıkları sadece "Türk İzleri" değildi.

Onlar aslında Vehhabilik adına, medeniyetimizin, inancımızın izlerini yok etmeye çalışıyorlardı.

Bunu sadece maddeye sirayet ederek de değil... Balkanlardaki halklarına "Vehhabiliği" yerleştirmeye çalışarak da yaptılar.

Bununla da yetinmediler... yetinmiyorlar.

Yüzde doksanbeşi mutasavvıf olan; Şeyh Mansur ve Şeyh Şamil'in peşinden giden Çeçenleri ve diğer Kafkas halklarına, Afganistan'daki ve daha nice bölgelerdeki müslüman halklarına Vehhabiliğin ihracı için uğraşıyorlar.

Kimin adına!...

Elbette kendi adlarına değil...

Elbette ideolojik din haline dönüştürdükleri inanışlarına değil...

Elbette ihanet ettikleri kendi öz ataları Sahabeye değil...

Sadece ihanetle ellerine geçen üç beş kuruş adına ve o ideolojiyi kendilerine ihraç eden İngiliz orijinli dostlarına (!)

Şimdi artık onlar Vehhabilik adına uzanabildikleri her yerde uğraşıyorlar.

Ve uğraşmaya devam edecekler.

Elde edecekleri nedir diyorsanız?

Sanırım bunu da görüyorsunuz?

Elde ettiklerinin adı fitne ve fesattır.

Ve ardından gelecek yıkımdır.

İstenilen ise zaten budur.

Zaten olmakta olan da bu değil midir?

Nasıl zamanında İngilizler, Vehhabiliği, Suud aracılığıyla eyleme dönüştürüp Osmanlı'nın yıkılmasını sağlanmışsa bugün de, İslam'ın izlerini yok etmeye ve globalizmin mengenesinde halkların daha iyi öğütülmesinde kullanılmaktadır.

O yüzden siz Türk yetkililerinin, Kültür Bakanlığının, Dış İşlerinin, Diyanet İşleri Başkanlığının ve onların başındakilerin bu işe sahip çıkamayışlarını... daha doğrusu çıkmayışlarını pek önemsemeyin. Çünkü onların dinlerarası diyalog ve İnanç Turizmi adı altında yapılan faaliyetlerde üstlenmiş oldukları, Al Jiyad Kalesinden çok daha önemli işleri vardır.

Ve hatta onların içindeki çok önemli bir kısımda küreselleşme, Avrupa Birliğine girme ve liberalizm maske mazeretiyle yaptıkları dinlerarası diyalog ve inanç turizmi çalışmalarıyla, Suud'un Vehhabilik yoluyla hizmet ettiği "organizmalara" "hizmet" ettiklerini çok iyi bilmektedirler.

Ehh...

Bunun adını da siz koyun...

Abdullah AĞAROĞLU
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100