01 Temmuz 2002 Pazartesi 00:00
436 Okunma
Tarih Samsun'da canlandı

1919 Türkiye'sini andıran bugünlerde Bağımsız Türkiye Partisi'nin Samsun'a yaptığı çıkarma 19 Mayıs 1919'u hatırlattı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), yurt çapında, kapalı spor salonlarında gerçekleştirdiği, tanıtım ve katılım toplantılarına Samsun ile devam etti. Yaşar Doğu Kapalı Spor Salonu'nu tıklım tıklım doldurarak II. Kuvay?ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş ile BTP kurmaylarını bağrına basan Samsunlular, "Samsun nasıl Mustafa Kemal Atatürk'ü bağrına bastı, peşinden gitti ise şimdi de Prof. Dr. Haydar Baş'ın peşinden gitmeye karar verdi" dediler. Bağımsız bir Türkiye'nin bağımsız evlatları olmak için yürekleri ve bilekleri ile BTP'yi iktidara taşıyacaklarını belirttiler.

Mandacılık hortladı
Şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunuşu ile başlayan ve İl Başkanı Ufuk Altuncu'nun açış konuşması ile devam eden BTP Samsun toplantısında b~|~ir konuşma yapan II. Kuvay?ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün, "1919 Mayıs'ında Samsun'a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız Türk Milleti'nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte bu millî kuvvetle, bu milletle yola çıktım" sözlerini hatırlatarak, "1919'un 19 Mayıs'ında Kemal Atatürk sizinle beraber yola çıkmıştı. Onu gönlünüze misafir etiniz. Şimdi de misafiriniz biz olduk. Aynı yolda sizinle beraber biz devam ediyoruz" dedi.

Samsunlunun her zaman emaneti koruduğuna, emanetin yanında yer aldığına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, şimdi de kendisinin Samsunluya emanet edildiğini belirterek şöyle devam etti: "Bakınız Mustafa Kemal Atatürk, 6 Mart 1922'de ne diyor: "Bu düşüşün çıkış noktası korku ile, acz ile başlamıştır. Türkiye'nin fikir adamları adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki; biz adam değiliz ve de olamayız. Kendi kendimize adam olmaya ihtimal, imkan yoktur. Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı, bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız, şartsız bırakmak istiyorlardı. Onlar bizi idare etsin, diyorlardı." 1922'nin aydını bunu söylüyordu. Bugünün aydını, siyasetçisi, bürokratı da aynen dünün aydını gibi, bugün biz kendimizi idare edemiyoruz, kendi kendimizi bakamıyoruz, bizi Avrupalı baksın, Avrupa olmazsa biz olamayız, diyor. Ne hazin tecellidir ki tarih tekerrür ediyor."

Dünya Türk Milleti'ni bekliyor
Ülkemizin 68 milyon değil 168, 268, hatta 568 milyon insana yetecek maddi?manevi yeraltı ve yerüstü kaynaklarına malik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, insanlık ailesinin en şerefli, izzetli, muktedir milleti olan Türk Milleti'nin geçmişte olduğu gibi bugün de her türlü zorluğu aşmaya muktedir olduğunu ifade etti. Sağladığı adalet, can, mal, namus, din ve vicdan emniyeti ile Türk Milleti'nin tasarruf ettiği coğrafyanın insanlarına "Ben Türküm" dedirttiği, dünyanın bugünkü eşkıyalarını ise "neüzübillah" çektirerek yaka silktirdikleri gerçeğine parmak basan Prof. Dr. Haydar Baş, "Onun için bütün dünya coğrafyası Türk Milleti'ni bekliyor. Türk'ün adaletini, can, mal , namus, din ve vicdan emniyetini bekliyor. Gelsin, Türk hükmetsin ki adalete ve insanlığa kavuşayım, diyor" dedi.

AB isteğindeki gerçek
Dünyanın kendisiyle oynadığı Türk Milleti'nin ayakta kalabilmesi için güçlü bir devlet ile çok güçlü bir orduya sahip olması gerektiğini burada da tekrarlayan Prof. Dr. Haydar Baş, bize "tarımı terkedeceksin", "Güneydoğu'yu böleceksin", "İstanbul suriçinde bir Ortodoks din devletini kabul edeceksin", "Ayasofya'yı kilise yapacaksın", "AB'ye girmek istiyorsan kilise kapılarından geçeceksin" diyen AB'ye "hayır" dediğini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'de AB'yi isteyenlerin niçin istedikleri konusunda da şu tespitte bulundu:

"Yıllardır, siyasetçi, bürokrat olarak devletin kademelerinde bulunanlar memleketi hiçbir noktaya taşıyamadılar. Milleti kalkındıramadılar. Şimdi, AB ile beraber olursak cebimiz dolar, karnımız doyar, diyen bu insanlar şunu demek istiyor: AB olmadan TC Devleti'ni ve de Türk Milleti'ni kalkındırmaya imkan ve ihtilam yoktur. Madem ki Avrupa olmadan siz Türkiye'yi kalkındıramıyorsunuz, o halde neden siyaset etmeye devam ediyorsunuz? Lütfen çekilin!"

BTP'nin Samsun toplantısında Genel Başkan Yardımcıları Baki Bektaş, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Hayri Baş, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Osman Baş, MYK üyeleri Bilal Karamus, Muharrem Bayraktar, Mehmet Emin Koç da katılarak, BTP'nin vizyonu, misyonu ve projeleri hakkında bilgiler sundular. Hangi anlayışa çanak tutarak ülkemizin bu konuma getirildiğini anlattılar. Sanatçı Sait Uçar ve Kuvay?ı Milliye'nin sesi Ali Altın'ın türkülerinin katılanları coşturduğu toplantıda Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte salon tıklım tıklım dolduran Samsunluların Nesimi'nin "Haydar Haydar" türküsünü söylemeleri bu coşkuyu doruk noktaya çıkardı.

BTP iktidarında Dünya Kupası
Takip edilen ekonomik politikalar yüzünden milletin inim inim inlediğini, açlık ve sefaletin kol gezdiğini, on binlerce işyeri ve fabrikanın kapandığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bu kötü gidişattan kurtuluşun formülünü şöyle açıkladı: "Kalkınmaya karar vermiş her ülke emisyonu genişletir. Emeğini devreye koyar. Emek devreye girince üretim artar. Denge böyle kurulur ve devlet belli bir seviyeye gelir. ABD, Japonya, Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere böyle yaptı. Sıra bize gelince, siz emisyonu genişletmeyin, bir tek kuruş basmayın, istediğiniz parayı biz verelim, diyorlar. Bu şekilde bizim siyasilerimizi avladılar, kandırdılar. Şimdi borç olarak Türkiye'yi kalkındırmaya çalışıyorlar. Aldığımız borçların faizi yıllık 45 katrilyon tutuyor. İşçiden, memurdan, çiftçiden aldığımız vergiler bu faizlere gidiyor. Borç ise yerinde duruyor. Onun için bizim yapacağımız iş emisyonu genişletmek, çiftçinin cebini para doldurmaktır. Bizim dönemimizde çiftçi sıfır faizle % 50 avans alacak. KOBİ'lere proje mukabili sıfır faizle kredi verilecek. Devlet de millet de zengin olacak. Bunları hayata geçirmek için BTP'nin tek başına iktidar olması şarttır. Bunları koalisyonlarla uygulamamız mümkün değildir. Çünkü biz 24 saat çalışacak, vergisiz bir Türkiye kuracağız. Türkiye'yi topyekün ayağa kaldıracağız. Hem öyle kaldıracağız ki bakınız milli takımımız dünya üçüncüsü oldu. Ben Meltem TV'de, bu takım Dünya Kupası'nı alır, demiştim. Biz kupayı alacaktık. Neden mi alamadık? Futbol oynayamadığımız için değil, boyalı basın arkadaşların moralini bozup kupaya kilitlenemedikleri için alamadık. Gelecek kupa maçındaki BTP'nin iktidar dönemi olacak, kupa bizim hakkımız diyecek ve kupayı Türkiye'ye getireceğiz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100