29 Aralık 2006 Cuma 00:00
192 Okunma
Tehlikeli kararlar
Geçenlerde sohbet ettiğim Ankara kulislerine hakim birkaç siyasimize göre Cumhurbaşkanlığı açmazının joker ismi Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök ismi üzerinde... ~|~

 CHP ve AKP nihayet gizli ittifaka karar kılmışlar ki Sayın Özkök'ün özellikle görev süresi dolmaya son 6 ay kala başta AKP Hükümeti olmak üzere 'malum kuvvet dengeleriyle' gayet uyum içinde çalışma gayreti (!) bütün taraflarca kabul edilebilir bir cumhurbaşkanı adayı profili verdiği, defalarca yazılıp?çizildi, yalandı ama tekrar tekrar gündeme de getirildi. Ve şimdi yine tekrarın tekrarındayız.

Bana altı çizilere anlatılanlara bakılırsa "Özkök'ün Cumhurbaşkanlığı" nihayet okeylenmiş! (bakınız son Menemen fotoğraflarına... Sanırım başka ittifakların da gizli desteği devrede) Özkök'ün cumhurbaşkanlığı adaylığına dair son haberlere bendeniz ise her zaman olduğu gibi şimdi de 'şüpheli' haber gözüyle bakıyorum, şöyle ki; Sayın Erdoğan'ın yakın halkası Tayyip Erdoğan adı dışında başka bir isme çoook zor onay verir, beyler karar vermenin zor hallerindeler mi dersiniz?!

TEHLİKELİ KARARLAR Neyse. Sığ sularda iç siyasetin dar alan paslaşmalarına ara verip anlayana manalı bir mesajı paylaşalım mı? Özellikle kendinden emin BAZI SİYASİLERE İTHAF OLUNUR; Öykümüz ünlü Çin düşünürü Lao Tzu'nun zamanında geçer. Lao Tzu bu öyküyü çok sever, sık sık anlatırmış hatta...

Efendim köyde bir yaşlı adam varmış. Ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış. "Seni ihtiyar bunak. Bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var ne de atın" demişler. İhtiyar "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. Sadece 'At kayıp' deyin. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."

Aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Köylüler, ihtiyar adamın etrafına toplanıp özür dilemişler."Babalık atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için. Şimdi bir at sürün var." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. " Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.
Köylüler gene gelmişler ihtiyara."Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler.' "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. Oysa bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu zamanla göreceksiniz."

Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış, etrafına anlattığında: "Acele karar vermeyin. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Bazı kararlar tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Karar vermek bilgelik gerektirir, unutmayın." 
Güler Kömürcü
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121