06 Ağustos 2012 Pazartesi 12:00
3698 Okunma
Tek düşmeyen kale

RECEP BAHAR - NEVŞEHİR

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Nevşehir\'de düzenlenen BTP Gençlik Kampı\'nın kapanışında konuştu. Nevşehir\'in kaplıca beldesi Kozaklı İlçesi\'ndeki 6 farklı otelde 3-5 Ağustos tarihleri arasında kampa giren yaklaşık 3 bin genç; çok sayıda seminere, oturuma ve sohbete katılarak \'dünya ve ülkemizdeki gelişmeler\' konusunda BTP\'li kurmaylar tarafından bilgilendirildi.

Kampın kapanışında coşkulu gençlere hitap eden BTP Lideri Prof. Dr. Baş, yaklaşık 50 dakika süren konuşmasında, Anadolu\'nun Ehl-i Beyt nefesiyle İslam\'la tanıştığına, Hacı Bektaşi Veli ile bu yaşantının pekiştiğine işaret ederek, \"Gençler! İyi bilin ki, şu anda bu topraklar üzerinde yaşayan benim din kardeşlerimin, Türk kardeşlerimin elinden, gönlünden bu imanı sıyırma mücadelesi ile karşı karşıyayız. Bu mücadelede en güçlü önderler Hacı Bektaşi Veli\'nin arkadaşları gibi sizler olacaksınız. Kültürümüz, sanatımız, ziraatımız, kısaca medeniyet anlayışımızla bu bölgede örnek olmaya mecburuz. Bu örnekler sizler olacaksınız\" dedi.

Tek düşmeyen kale

Bu topraklarda medeniyet kuranların kullandıkları ilk öğenin inanç öğesi olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: \"İnanç, insanı var eden, insanı insan eden, Allah ile kendi arasındaki hukuku ve de toplumla kendi arasındaki hukuku tayin ve tanzim eden yegâne kurallar bütünüdür. Türk milleti bunu kendi örfüyle, âdetiyle, geleneğiyle beraber bunu yoğurup bir medeniyet inşa edince Müslüman Türk\'ün inancı insanlık tarihinin en önde gelen inancı olmuştur. Bugün savaş bununladır. Dinler arası diyalog denilen bu faaliyetle beraber yapılan iş, Müslüman olan bu topraklardaki insanları tekrar eski dinlerine döndürmek, Hıristiyan yapmaktır.

Türkiye\'de maalesef dindar dediğimiz kaleler de düştü. Tek düşmeyen kale benim İcmal Gençliğimin olduğu kaledir. Biz düşersek, emin olun, bu topraklarda yaşayan sizleri bir daha geri döndürecek hiçbir irade kalmayacaktır. Nasıl bir harekettir ki, yabancıların ağzına bakarsınız, onların görüşleri istikametinde işler yaparsınız, dediklerinden bir milim sapmazsınız. Böyle bir iradenin tarihte ilelebet yaşadığı asla görülmedi. Şimdi milletimizin geldiği makus kader bu olmuştur. Buna son vermeye var mısınız?\"

Taviz vermek yok!

Prof. Dr. Baş, inancımızın mukaddes olduğuna işaret ederek, \"İnancımızın kurallarıyla hareket ettiğimiz müddetçe ne Türklüğümüzden ne de milli davamızdan bir milimetre taviz vermeme durumundayız. Buna da var mısınız?\" dedi. Divaisib Oteli\'nin geniş salonunu dolduran 3 bin genç hep bir ağızdan \'varız\' şeklinde karşılık verdi.

Prof. Dr. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü: \"Milletin özelliğidir ki, bugün kendilerine \'milli\' adı veren arkadaşlarımız da olmak üzere hep yabancı güdümlü insanların güdümünde yer almakta, onların siyasi görüşlerini Türk milletinin siyasi görüşü haline getirmektedir. Sakin ha, onların başındaki \'milli\' kelimesine kanmayın! Onlar bizden değil artık. Onlara bu ülkeyi işgal eden insanların saflarına bilmeden geçen gafletteki kardeşlerimizdir. Onlara da, \'Lütfen uyanın\' diyoruz.

Viyana kapılarına kadar at koşturan milletimiz tarihte can, mal, namus, vicdan ve din emniyetinin garantörü olmuştur. Bugün insanlık bu haklardan mahrum olduğu için yine bu milleti bekliyor. İşte \'milli\' kelimesi ile yola çıkan kardeşlerim, maalesef bu özellikleri unutarak kendilerini Batının, çok uzaktakilerin dostları haline getirdiler. Onların suflörlük vazifesini maalesef Türkiye\'de icra etmek durumuna geldiler. Bunlara da \'hayır\' demeye var mısınız? \'Ülküdaş\'ız diyen arkadaşların karşısında Bozkurt\'un evladı Haydar Hoca\'nız var. Endişe etmeyin! Biz Oğuz boylarının tohumlarını seller halinde bu topraklara getirmiş, Anadolu yaylasında medeniyet kurmuş, büyük bir milletin evladıyız. Bunu hiç unutmayacaksınız! Bugün çeşitli gruplarla birlikte devletin \'kurum ve kuruluş\'larını ele aldıklarını zannedenler, bir vehim içinde olduklarını mutlaka göreceklerdir.\"

Ülkemizin geleceğini tayin edeceksiniz

Konuşmasında gençlere tavsiyelerde de bulunan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: \"İki gündür aranızdayım. Sizlerin Hukuk, Tıp, İşletme, İktisat fakültelerinde; öğretmenlik, idarecilik vesaire birçok bölümde eğitim ve öğretim yaptığınız gördüm ve öğrendim. Çok memnun oldum. Sizler bu milletin geleceğini tayin edecek olan mimarlarsınız. Bunda kuşkunuz olmasın! Eğitim ve öğretim döneminde olan siz evlatlarım, okullarınızda çalışan, yükselen ve yücelen, öğrencilikte örnek olan karakter olmanızı sizlere tavsiye ediyorum.

Her fakültede, fakültelerin her bölümünde ve sınıfında örnek insanlar ve örnek öğrenciler olmanızı tavsiye ediyorum. Bunu yaptığınız gün, Türkiye İcmal Gençliği ile bir ve beraber olacaktır. Bunda kuşkunuz olmasın! Bu vatanın birliğinde, beraberliğinde, dirliğinde, yükselmesinde ve kalkınmasında taşlar siz olacaksınız. Hiç kimseden bunu beklemeyin. Ben görüyor ve izliyorum ki, artık sizlerden başka hiç kimsede umut kalmadı. Bu öyle büyük bir dava ki, çok mukaddestir. Bu mukaddes davayı taşıyan hamallar, Allah\'ın hamalları sizler olacaksınız!\"

Alevi, Caferi, Sünni kardeştir

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, uzun zamandan beri Türk\'ün coğrafyasında büyük oyunlar döndüğünü hatırlatarak, şöyle konuştu: \"Yok bunlar Sünni, Alevi, yok Bektaşi, Caferi, Şii gibi bir takım aldatmaca sözlerle birlikte uzun yıllardan beri milletimizi birbirine kırdırdılar ve de kırdırdılar. Maalesef bu büyük gaflet içinde bulunanlar arasında Türk\'ün başında idareci olanları da vardı. Şimdi onları geçmişe bırakarak, Ahirette Alah\'ın huzurunda O\'nun hesabına terkederek size diyorum ki; ülkemizde Caferi kardeşimiz var. Caferi kardeşim benim sağ kolum. Alevi kardeşim var. Alevi kardeşim de benim sağ kolum. Bektaşi kardeşim var. O da benim sağ kolum. Bu yurdu İslamlaştıran Hacı Bektaşi Veli\'nin evlatları, benim ruhumun özüdür.

Alevisi, Sünnisi, Caferisi, Bektaşi, Şiisi hepsi Müslümandır ve de kardeştir. Ancak üstün olmak istiyorsanız, takvada birbirinizle yarışacaksınız. Eğer takvada ileri giden Alevi ise, vallahi birincilik onundur! Eğer takvada ileri giden Bektaşi ise, vallahi birincilik onundur! Caferi ise birincilik onun, Sünni ise birincilik onundur! Takvada yarışanlar Allah\'ın üstün kullarıdır. Ben bu milletin tamamının bu yarışta olduğunu görüyorum. Şimdi bu millet bütün kurum, kuruluş, mezhep ve tarikatlarıyla dimdik ayaktadır ve bu yarışa hazırdır.\"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100