29 Ekim 2010 Cuma 00:00
269 Okunma
Tekstilde yeni rakip Afrika
Son 5 yıl içinde Uzakdoğu karşısında rekabet etmekte güçlük çeken Türk tekstil sektörü, şimdi de başta Etyopya olmak üzere aylık maaşların 20 dolar düzeyinde olduğu Afrika ülkeleri karşısında ayakta kalabilme mücadelesi verecek ~|~

Düşük kurlar ile artan enerji, işçilik ve işletme giderleri, yükselen pamuk fiyatları karşısında sendeleyen Türk tekstil sektörü, yeni meydan okumalarla karşı karşıya bulunuyor. Çin'in dünya tekstil piyasalarını ele geçirmesinin ardından Vietnam, Bangladeş, Srilanka gibi tekstilde yeni yükselen ülkelerle de rekabet etmekte zorlanan sektör, önümüzdeki yıllarda işçilik ücretlerinin yerlerde süründüğü Afrika ülkeleriyle de başetmek zorunda kalacak. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Negrin, basınla düzenlediği sohbet toplantısında, Yeni Mesaj'ın sorusu üzerine, 5 Türk tekstil şirketinin Etyopya'da fabrikada kurduğunu belirterek, Afrika'nın önümüzdeki yıllarda tekstilin yükselen merkezi olacağını kaydetti.

Bu yıl pahalı giyineceğiz

Yeni Mesaj'ın pamuk fiyatlarındaki yükselişi hatırlatması üzerine Cem Negrin, sektörün karlılığının gerilediğini, hammadde fiyatlarındaki artıştan dolayı vatandaşları eskisi kadar ucuz giydirmeyeceklerini belirterek, "Bu sezon üretilen mallar kesinlikle zamlı olarak imal edilecek ve satılacak" dedi. Negrin, şunları söyledi: "Pamuk üretimini devlet teşvik etmeli. ABD pamuk ektiği sürece Türkiye de ekmeli! Bu yıl eskisi gibi ucuz giyineyemeyeceğiz. Kıyafette bayağı enflasyon olacak" açıklamasını yaptı.

İthalat artıyor

Negrin, yine Yeni Mesaj'ın sorusu üzerine, Türk markaların çok daha ucuz olduğu için malın çoğunu Türkiye'den almak yerine ithal etmeyi tercih ettiğini kaydetti. Toplantıda aynı soruya cevap veren Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri şirketinin kurucu ortağı Dr. Can Fuat Gürlesel ise, Türkiye'de iç pazarda hazır giyim ve ayakkabı sektörü büyüklüğünün 25 milyar dolar olduğunu, bunun 22 milyar dolarını hazır giyim sektörünün oluşturduğunu ifade ederek, "Türkiye'de 10 ? 11 milyar dolarlık üretici fiyatlarıyla hazır giyim var. 3 milyar dolar hazır giyim ithalatı bulunuyor. Piyasada satılan ürünlerin yüzde 30'u ithalattan geliyor. Bu denge, ithalat lehine değişiyor" dedi. Bu arada TGSD, sektördeki gelişmeleri yakından takip edip, sorunların çözümü için hızlı karar alınmasını sağlayacak Hazır Giyim Sektör Endekslerini uygulamaya geçirdi. 'Erken uyarı sistemi' olarak nitelenen Hazır giyim Sektör Endeksi ile sektörün yaşam ve karlılık sınırları izlenip, acil durumlarda alınması gereken önlemler kamuoyu ile paylaşılacak. Negrin, bu konuda şunları söyledi: "Endeks sonuçlarına baktığımızda 2007'de 100 olan karlılığımız Temmuz sonu itibariyle 84.87'ye gerilediğini görüyoruz. Bu durumda boğazına kadar suya batan ihracatçımız artık nefes almakta zorlanıyor. Sözle anlatamadığımız durumu, ekonomi yönetimine ve Merkez Bankası'na fotoğrafla anlatmaya çalışıyoruz" dedi. Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri şirketinin kurucu ortağı Dr. Can Fuat Gürlesel ise, karlılık endeksinin şu anda 80'ler seviyesine indiğini belirterek, "Bazı şirketler kar ediyor. Edemeyenler batıyor. Ancak gidişat sürdürülebilir değil" açıklamasını yaptı. Negrin ise, rekabet gücünü yitiren Türkiye'nin pazarlarını da tek tek kaybetmeye mahkum olacağına dikkati çekti.

İstihdam azalıyor

Dr. Can Fuat Gürlesel, toplantıda şu ilginç rakamları verdi: "2007 yılı sonunda 100 olan ithalat endeksi 2010 Temmuz ayında 263.37'ye, iç satış endeksi 127.79'a ve finansman endeksi 116.50'ye yükselmiştir. Buna karşın 2007 yıl sonunda 100 olan istihdam endeksi 75.66'ya gerilerken, üretim endeksi 100.30 ile hemen aynı kalmış, ihracat endeksi ise 107.06'ya yükselebilmiştir. Hazır giyim sektöründe faaliyetlerdeki gelişme daha çok iç pazar, ithalat ve finansman faaliyetlerindeki artış ile sağlanırken sektörün üretim, istihdam ve ihracat gibi üç önemli alt faaliyeti zayıf performans göstermektedir."

Türk tekstilcisi nasıl ayakta kalıyor?

Ortalama tekstil işçilerinin ücretleri Çin'de 140, Bangladeş'te 45, Sri Lanka ve Vietnam'da 60, Mısır'da 120 dolar... Türkiye'de ise 550 dolar. Peki bu şartlarda Türk tekstilcisi nasıl ayakta kalıyor ve ihracat yapabiliyor. Bir, Türk tekstilcisi verimlilikte artış sağlamış. İki, pahalı ürünleri üretmeye yönelme var. Üç, ithal ürün getiriliyor. Dört, üretici aynı zamanda perakendeye yönelerek, ürettiğini yüksek fiyattan satıyor. Beş, hedef Bangladeş gibi ülkelerle rekabet etmek değil, İtalya gibi olmak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100