25 Ağustos 2005 Perşembe 00:00
169 Okunma
Terör ayrı imiş
Sayın Başbakan teröre müsamaha daha fazla terör getirir gerçeği kendisine hatırlatılınca köşeye sıkıştı. Bu sefer, "Terörle Kürt sorununu karıştırmayalım" demeye başladı. Halbuki tarih kitapları yüz yıldan beri Sayın Başbakan'ın Kürt sorunu demeyi faydalı bulduğu şeyin, Rus, İngiliz ve Fransız hükumetleri tarafından Türkiye'ye karşı kullanılan bir terör aleti olduğunu yazar. Şeyh Sait terörünü kullanan İngiltere, Musul üzerindeki meşru haklarımızı almamıza mani olmuştu.
Şeyh Sait isyanında da, vilayet konakları ve karakollar basılmış, o devre göre terörün dik alası icra edilmişti. Şeyh Sait'i idama mahkum eden mahkemenin başkanı da Kürt asıllı idi. İdama giderken Sait, kendisine sitem etmiş, "Hani her şeyi açıklarsam cezam hafifleyecekti" deyince şu cevabı almıştı:
? Ya kanına girdiğin binlerce kişinin hesabını kim verecek? ~|~
Sait, bizim anladığımız manada şeyh değildi ama yine de inanmış bir insanmış ki, "Haklısın, ahirette, boynuzsuz keçinin hakkını boynuzludan alırlar" cevabıyla darağacına gitmişti.
Tahrik edici üslup
Şimdiki İmralı Şeyhi ise hem Allah'sız, hem tam kırkbin kişinin kanından sorumlu ve hem de Kürt sorununu içeriden o idare ediyor. Hal böyleyken Kürt sorunu ayrı, terör sorunu ayrı demek, dinleyenlerle alay etmek değilse nedir?
Sayın Başbakan'ın dara düştüğü yerde 'Terör üzerinden politika yapmayın' vs. gibi fermanlar çıkardığını söylemiştim. Geçen gün de muhalefete yine yol göstermiş, 'İşinize bakın' demiş.
Beyefendi muhalefetin işi sizi tenkit etmektir, sizin işiniz de eğer varsa cevabını vermektir. Yoksa, 'Muhalefet şu işe bakabilir, bu işe bakamaz, şunun üzerinden politika yapar, bunun üzerinden politika yapamaz demek değildir. Muhalefet size ancak 'Şu işi öyle yapmayın' diyebilir. Yoksa o da sizin gibi davransa demek ki 'Bakanlar Kurulu'nu toplamayın' falan demesi lazım. Olur mu? Eeee böyle iktidara böyle muhalefet olmalı.
Gülünç oluyorsunuz beyler!
Çaresizlik içindeki Başbakan Kürt Sorunu derken çok ucuz ve çok tehlikeli bir söylem geliştiriyor. 'Onlar benim vatandaşım' diyor. Şimdiye kadar onlar dediği insanlar için, 'Benim vatandaşım değildir' diyen bir tek kişi çıktı mı? Bu tahrik edici üslup demokrasinin de lehine bir tavır değildir. Gerçeklere de uygun değildir. Asker vermeyiz, vergi vermeyiz diye isyan edenler de vatandaşımızdı, onları tedip edenler de. Şeyh Sait de vatandaşımızdı, hatta din kardeşimizdi ama onu idama mahkum edenler de. Bu zoraki ayrımı yapmaya ne gerek var bu kadar sene sonra. Bu ne basitlik?
AB senaryosu
Bu ayrımdan kim fayda görecek ki, AB'den başka?
AKP mi? Sanmıyorum. Türk'ün birliğine, beraberliğine, vatanın bütünlüğüne dikkat etmeyen ve onun üzerinden politika yapmaya kalkanların hepsi husrana uğramıştır. Uğrayacaktır da.
Türkiye, kendisini bugün, İmralı şeyhini çekiç, Zanaları da örs gibi kullanarak yumuşatmaya kalkan bir AB senaryosu karşısındadır. Sayın Başbakan'ın söylemleri ise onlara fon müziği bestelemekten başka bir şey değildir. Ama bu bir beste değil, kakafoni olmaktadır. Türkiye için nasıl ki Ermeni sorunu bir Ermeni terörüdür Kürt sorunu da bir PKK terörüdür. Akıl sahibi hiçbir kimse bunu reddedemez. Ancak şu ilaveyi yapabilir:
? Bu her iki terörün toplamı AB terörünü meydana getirir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100