21 Nisan 2006 Cuma 00:00
397 Okunma
Terörün hedefi devlet
BTP Gen. Başk Prof. Dr. Baş, terörün hedefinin hükümet icraatları değil bizzat devlet olduğunu vurgulayarak terörün 1991 Irak harekatıyla tırmanışa geçtiğine dikkat çekti. ~|~





Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'de terörün ortaya çıkmasının bir çok nedeni olduğuna belirtti. Bölücü terörün 1991 yılında Irak harekatından sonra Çekiç Güç'ün tesisiyle tırmanışa geçtiğine dikkatleri çeken Prof. Dr. Baş, sözkonusu gücün o dönemde Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde eylem yapan teröristlere havadan mühimmat, yiyecek, giyecek attığını hatırlattı. Çekiç Güç'ün ABD'nin bir kolluk kuvveti olduğunu anımsatan BTP lideri, şu önemli tespitte bulundu: "Demek ki, birilerinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi üzerinde hesabı var, bu hesabın hayata geçebilmesi için, o bölgede anarşi denilen olayların çıkması ve önüne geçilmez bir durum zuhur etmesi gerekiyordu. Ve gerçekten de öyle oldu."

Hedef devlet
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bölücü terörün hedefinin hükümet icraatları değil bizzat devletin kendisi olduğunu vurgulayarak, Fransa'da yaşanan olaylarla bölücü faaliyetler arasında bağ kurmanın mantıksızlığını şu şekilde ortaya koydu: "Bak işte Fransa'da olaylar oluyor, hükümet bunlara nasıl davranıyor, sizin gibi kalkıp dağlarda silah mı atıyor... Doğrudur atmaz ama, Fransa'da çıkan yasalaradır tepki. Türkiye'de dış mihraklı terör olayları, siyasetin tavrına tepki olarak doğmadı. Devletin bizzat kendisinedir. Devleti korumak isteyenleredir. Devleti ayakta tutan iradeyedir.

Milletimiz perde arkasındaki güçleri görüyor
Güneydoğu'da yapılan olay, bizzat devleti yok etmeye matuf hadiselerdir. Dolaysıyla bunun demokratikleşmeyle hiç bir izahı olamaz. Hadisenin arkasındaki güçleri, millet çok açık ve net olarak görüyor, bugün Büyük Ortadoğu Projesi'yle beraber Osmanlı'nın coğrafyasına hakim olmak isteyen iradenin elbette Güneydoğu hesabı olacaktır. Artı, onun bu bölgede gerçek stratejik müttefiki olan İsrail'in hesabı olacaktır; bunları görmemiz lazım. Ben yüce milletimize Doğusundan Batısına, Kuzeyinden Güneyine kadar beraberliği birliği öneriyorum; bizim elimizi bizden başka tutacak el yoktur. Güneydoğulu kardeşlerimizin elinden de biz tutarız, onlar bizim elimizden tutar. Biz bir bünyeyiz. Bunu böyle bilelim. Oyuna geldiğimiz zaman kaderimiz, Filistin'in kaderine döner, oyuna geldiğimiz zaman kaderimiz Irak'ın kaderine döner. Niye? Onlar zamanında o bedevi Arapları ne yaptılar? Kalkıp İngilizlerle beraber oldular ve Osmanlı'yı arkadan vurdular.
Sonunda ne oldu? Osmanlı'yı arkadan vuran o bedevilerin bugün iktidar döneminde Osmanlı'yı arkadan vuran İngiliz geldi, Iraklıyı arkadan vurdu. Öyle değil mi? O bölgenin insanını arkadan vurdu. Bunları çok iyi görmemiz lazım. Şimdi, Türkiye'nin başını belaya sokmak için o bölgede fitne çıkarmaya ihtiyaç duyuyorlar. Ve o bölge insanı ile al gülüm ver gülüm yapıyorlar. Yoksa hiçbir zaman o bölgenin insanına yâr olacaklarını hiç kimsenin düşünmemesi lazım.

BOP'un birinci maksadı kaynakları ele geçirmektir
Dün, parasıyla beraber Irak'ın, Suud'un, kısaca başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyanın petrollerini elde eden ABD, bugün parasının karşılığının olmadığını ilan eden dünyaya karşı, onu işletemeyeceği endişesiyle fiilen o bölgeleri ilga ve işgal metoduna yöneldi. Ben burasını ilga edersem, işgal edersem bu petroller, şu yeraltı kaynakları benim elime geçer diye düşündü. Şimdi, Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP), birinci maksadı ve gayesi budur. Evet, benim para imparatorluğumun dönemi bitti; bitti ama, bu biterse yok olurum, mahvolurum, endişesine kapıldı ABD. Düşünebiliyor musunuz, 700 milyar dolar bütçe açığı veriyor yılda. 700 milyar dolar bütçe açığı veren bir iktidarın ayakta kalması hiç mümkün değil. İşte, o doların karşısında, boyuyor kağıdı, senden mal alıyor, ondan mal alıyor, kapatıyor açığını. Ama, dünya ayıkmaya başlayınca, hâ, dedi, benim oyunum bozuluyor, dedi. Ne yaptı o zaman? Afganistan'ı işgal ile işe başladı.

Siyasi irade aklını başına devşirmeli
Keza, Irak, bugün yarın İran derken bütün İslam coğrafyasını hedefine aldı. Dikkat ederseniz, işgal ettiği ve etmeyi amaçladığı bütün bu coğrafya, yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla dünyanın en verimli ülkeleri. İşte şimdi bu döneme gelindi. Böyle bir hesapları var. Bu hesap içerisinde elbette ki, Türkiye'nin yeri çok farklıdır. Niye farklıdır? Aynı kaynaklar Türkiye'nin elinde de mevcut. Bu güçlü kaynaklar Türkiye'de mevcut oldukça bu musibet Türkiye'nin başından eksik olmayacak. Eğer siyasi irade, aklını başına devşirmezse, bu musibetin önüne geçemezler. Yapılacak olan iş, bizim söylediğimiz gibi bu bölgede, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hakimiyetini ve menfaatlerini öne çıkartacak, Türk coğrafyası üzerinde hesabı olmayacak devlet ve milletlerle birlik ve beraberliği kurmalıdır. Bakınız koskoca Türk dünyası var, Ortadoğu dünyası var, diğer taraftan Rus federasyonu var; bütün bunlarla birliktelikle beraber Türkiye bu badireleri rahatlıkla aşar, kendine gelir, zarar görmeden de dünyanın merkezine yerleşir diyorum efendim."

Başlangıçta terör küçümsendi
Terör hadiselerinin 1984'te ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Baş, ilk yıllarda hükümetlerin terörü küçümsediğine işaret ederek, "İşte orada iki bin üç bin eşkıya çetesi yörenin halkını rahatsız ediyor, köyleri basıyor, insanları kaçırıyor vs. bu mantıkta haberler verilirdi. Böyle olmasına rağmen, o günlerden bugüne binlerce insanımız terör sebebiyle heder edilmiştir" dedi.

Halka yönelik oyunlar
Bu hükümete gelene kadar terörün sıfırlandığını belirten BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bölgeye çok sayıda ajan ve misyoner geldiğini hatırlattı. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Olayın alt yapısını, fiili planda organizesini oluşturuyorlar. Çok enteresandır, terörün başladığı günden şu ana kadar bu hareketin önüne hiçbir siyaset geçmemiştir. Çok iyi bilindiği halde, ne yaptıkları, ne yapacakları çok iyi tespit edildiği halde bunların önüne geçilmemiştir. Geçilememiştir değil, geçilmemiştir."

Güvenlik güçleri engelleniyor
Terörle mücadelede gelinen noktanın içler acısı olduğunu vurgulayan BTP Lideri, demokratikleşme adı altında Avrupa'nın da bastırmasıyla çıkan uyum yasalarının güvenlik güçlerinin elindeki imkanların tamamını elinden aldığını belirtti. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Öyle oldu ki; güvenlik güçleri eli, kolu, ayağı bağlı olan bir duruma indirgendi. Şimdi sıfırlanmış olaylar, bitme noktasına gelmiş terör, bir de bakıyorsun ki yeniden nüksetti. Bu, şuna benziyor: Öyle bir hasta var ki, işte bu kanserdir, veremdir vs. belli bir döneme kadar tedavi ediyorsunuz, neredeyse hastayı ayağa kaldıracaksınız iyi olacak, ama siz, bir anda hastayı her türlü tedaviyi teknik imkanları ondan uzaklaştırıyorsunuz, diyorsun ki artık kendi kendini kontrol edebilir. Bir de bakıyorsunuz ki, bir salgın daha, bir mikrop salgını daha hastayı alıp götürüyor. Şu anda Türkiye'nin yaşadığı manzara adeta budur."

Teröristler kollandı!
Prof. Dr. Baş, terörle mücadele yıllarında sergilenen tezgahlardan birini de şu şekilde ortaya koydu: "Anlatılan hikayelerden ben, daha doğrusu hatıralardan çok iyi biliyorum ki, örneğin orada görev yapan rütbeli arkadaşlarımızdan bir tanesi, PKK'yı tam çembere alıyoruz, imha edeceğimiz zaman bir emir geliyor vazgeçmek zorunda kalıyoruz, demişti. Bu bir değil, iki değil. Çokça yapıldı. Demek ki, eşkıyayı o bölgeye gönderen, teröristleri o bölgede barındıran, bir irade, orada korunmasını ve kollanmasını da devamlı el altından tutuyor. Bunu Türkiye siyaseti de çok iyi biliyordu. Buna rağmen Türk siyaseti, müsamahası ile beraber onu bugüne kadar taşıdı. Kabul etmek gerekir ki, Sayın Tansu hanımın dönemi terörde bana göre en başarılı dönem olmuştur. Çok ciddi bir mücadele vermiş, ve neticesi de alınmıştır." 
 
BAŞ, ÇATALCA'DA KÖYLÜYÜ DİNLEYECEK
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bugün saat 15.00'da, İstanbul Çatalca Ormanlı köyünde "Köylünün ve çiftçinin dertlerine çözüm" mitinginde yöre halkıyla buluşacak. Günler öncesinden hazırlıkları yapılan mitinge yöre halkının yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100