31 Ocak 2007 Çarşamba 00:00
1261 Okunma
Tertibin mimarları

Türk milletinin tepkisini çeken 'Hepimiz Ermeniyiz' sloganının altından DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu Tayfun Mater ve ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz çıktı. Sözkonusu kişilerin AB ile güçlü bağları bulunması dikkat çekiyor
Muharrem Bayraktarın yazısı ~|~











 

Hrant Dink'in cenazesinde taşınan "Hepimiz Ermeniyiz!" şeklindeki dövizlerin, bir organizasyon komitesi tarafından belirlendiği ve taşınmasına karara verildiği anlaşılıyor.
Peki bu komite kim? İçinde hangi kurumlar var? Neden böyle bir karar aldılar? "Hepimiz Türküz!" yerine neden böyle bir döviz taşıma gereği duydular?
Bunları merak ediyorsunuz, değil mi? Ben de merak ediyorum.
Tam da bu merak üzerine, cenaze törenini düzenleyen komite, dün bir basın açıklaması yaptı. Hrant Dink'i uğurlamak için oluşturulan  komitede şu üç isim öne çıkıyor: DİSK genel Sekreteri Musa Çam, İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu Tayfun Mater ve ÖDP Genel başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz.

Komite adına düzenlene basın toplantısında konuşan Musa Çam, "Hepimiz Ermeniyiz"  sloganına neden gerek duyulduğunu kendince açıklamaya çalıştı. Başında "devrim" kelimesi bulunan bir işçi konfederasyonu için "Hepimiz Ermeniyiz" ifadesi gerçekten kendilerine göre bir "devrim" olarak  yorumlanabilir ama bu tutum, bu ülkeye aşık gerçek vatansever işçiler  için hayli yaralayıcı bir hatıra olarak hafızalardaki yerini aldı.

Yürüyüşte neden Türk bayrağı taşınmadığı şeklindeki soruya ise "Biz, Türk bayrağı taşınmasın diye bir öneride bulunmadık" diye cevap veriyor! (Milliyet, 29. 01. 2007)
Yani isteyen taşıyabilirdi demeye getiriyor. Sorun burada zaten. Neden böyle bir ihtiyaç duymadınız? Ermenistan bayrağının bile ortalıkta dolaşmasına izin verilen bir cenaze merasiminde neden Türk bayrağı düşünülmedi? Yani bir de utanmadan "Türk bayrağı taşınmasın" diye karar mı alınacaktı? Ya da onbinlerce kişinin "Hepimiz Ermeniyiz!" diye bağırdığı bir törende, kim hangi cesaretle Türk bayrağı taşıyabilirdi?
Komite açıklamasını yaptı yapmasına ama hiç de tatmin edici olmadı.
Hele komite üyelerinin "icraatlarını" şöyle bir irdeleyince ilginç bilgiler çıkıyor karşımıza:
DİSK'ten başlayalım.
Türkiye Devrimci İşçi Konfederasyonu (DİSK), 12 Eylül sonrası yaşadığı travmadan dolayı mıdır bilinmez, bugün hayli küresel  ve liberal çizgide bir "devrimci" kuruluş.
DİSK'in bu bağlamda AB  ve AB fonları ile de hayli sıcak ilişkileri var.
Genel Sekreterliğini Salih Çam'ın yaptığı bu kuruluş,  30.05.2005 tarihinde AB fonlarından 550.128 Avro para almış. Parayı "İşçilere insan haklarına saygıyı öğretmek!"  adlı bir proje ile almışlar.
Daha önce ise 22.12.2004 tarihinde 141.950 Avroluk bir para almışlar AB fonlarından. 06.09.2004 tarihinde ise DİSK Maden İş Sendikası 83.189 Avro para almış.
Dink'in cenaze törenini organize eden komitede yer alarak ve "Hepimiz Ermeniyiz!" sloganına izin vererek, insan haklarına nasıl katkıda bulunulacağını ispatlamış oldu,
DİSK yetkilileri!
Komitede bulunan Tayfun Mater ise ilginç bir kişiliğe sahip. Mater soyadı genellikle Ermeni yurttaşlarının kullandığı bir soyadı olmakla birlikle, biz Mater'in Ermeni olup olmadığından çok "icraatlarıyla "ilgilenelim. Mater, Devrimci Yol'un merkez komite üyesi olmakla tanınıyor. Bianet Web sitesinde, Mater'in, İstanbul'daki azınlık mülklerine yapılan saldırılarla, tehcir uygulamasında mağdur duruma düşen Ermenilerle çok yakından ilgilendiği görülüyor. İnsani duygularla yapılan bu araştırmalar, Sayın Mater'i " Hepimiz Ermeniyiz!" sloganlarının atıldığı bir törene organizatör olarak itti anlaşılan.

Komitenin diğer üyesi, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz'ın kimliği hakkında ise yazdığı ili ayrı yazıdan yola çıkarak yorum yapalım. Tahmaz, Şemdinli olayları ile ilgili olarak,Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın açıklamalarına şu tepkiyi gösteriyor:
"Büyükanıt, elindeki askeri güce dayanarak çatışma sürecini kışkırtıcı açıklarlarda bulunuyor.Toplumsal barışı tehlikeye atıyor" (23.11.2005, BİA Haber Merkezi)
Dönemin Genelkurmay Başkanını "Toplumsal barışı tehlikeye atmakla" suçlayan Sayın Tahmaz, bir başka yazısında ise PKK ile ilgili şu yorumu yapıyor:
"?Bu çağrıyı yapanlara en çok yöneltilen soru "PKK'ya koşulsuz silahlı eylemlere son  verme çağrısı yapıyorsunuz, sonrasına ilişkin ne düşünüyorsunuz?" sorusudur.(?) PKK'nın vereceği yanıt, çağrıyı yapanların omuzlarına, otomatik olarak gerillanın demokratik yaşama katılmalarını sağlayacak çözümün bulunması görev ve sorumluluğunu yüklemektedir." (Özgür Politika, 18 Temmuz 2005)
Tahmaz'ın kaleminden, ülkenin Genelkurmay Başkanını,  "çatışma sürecini kışkırtıcı" bir kişilik olarak anlatılırken,  PKK'dan ise, demokratik çözüme nasıl katkıda bulunacağının işaretini veren  bir gerilla grubu olarak  bahsetmesi dikkat çekiyor.
Hülasa: "Biz Ermeniyiz!" sloganlarının atıldığı cenaze törenini işte böylesine "karmaşık!" bir grup tertip etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100