04 Şubat 2007 Pazar 00:00
295 Okunma
Topbaş'ın inkâr ettiği sözler
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dün bir açıklama yaparak Genç Bakış'ta söylediklerinin aksine, İstanbul'un güvenli bir kent olduğunu ifade etti. İsterseniz önce dün bu yönde yaptığı açıklamayı okuyalım. Ardından da Genç Bakış'ta geçen bu yöndeki diyaloglardan bir bölümünün kaset çözümünü... ~|~


"Bir gazetede, 'Başkan da İstanbul'un güvenli olmadığını söylüyor' ifadesini görünce çok üzüldüm. Benden kaynaklanmayan bir ifade. Çünkü bütün ulusumuz izledi. O programda asla böyle bir şey söylemedim. Çünkü kentin güvenlik konusunun hangi boyutta olduğunu bilen biriyim. Kullandığım ifade şudur: İstanbul her şeye rağmen şu anda Avrupa kentlerinin bir çoğundan daha güvenli bir kenttir. İstatistikler bunu gösteriyor, veriler bunlar. Tabii ki arzu ettiğimiz şu; insan davranış biçimleri, kültürümüz, inancımız gereği birbirimize olan sevgimizi ve saygımızı yitirmediğimiz takdirde bu tip vakaları görme olasılığımız o denli azalır.
Bir şeyleri kaybediyorsak o zaman farklı yanlışlıklar ortaya çıkar. Bu bakımdan, milletçe kendi değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. Medyada izliyoruz ve hayret ediyoruz. Bizden olmayan anlayışların ve kültürlerin gençlere nasıl empoze edildiğini görerek hayıflanıyoruz. Bu gidişat nereye?

Tahrik edilen gençlerin sonunda sorunlu olduklarına, sıkıntılar ortaya çıkardıklarına tanık oluyoruz. Ben İstanbul'un geleceğinin çok daha farklı olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Özellikle bir kentin geleceği o kentte yaşayan insanların yöneticilerine olan güveninden geçer. Eğer halk yöneticilerine güveniyorsa, o kentin geleceği vardır. Güvenmiyorsa, o kentte kaos başlar. Bunu sağlayacak olan da medyadır.

Medyamızın, kenti yönetenlerin güvenli insanlar olduğunu, güven duygusunun tesisinde kendilerine büyük görev düştüğünü bilmesi gerekmektedir. Hatalarımız olabilir. Onları koysunlar önümüze. Ama söylemediğimiz sözlerin de bizim adımıza yakıştırılmasını kabul etmemiz mümkün değil."

Evet, Topbaş'ın dün söyledikleri bunlar. Şimdi gelelim Genç Bakış'taki diyaloglara. Topbaş, söyleşinin bir yerinde, toplu taşım duraklarının herkesin kapısının önüne kadar gidemeyeceğini hatırlatarak merkezi duraklar yapılacağını, vatandaşın da bu duraklardan evlerine yürümeleri gerektiğini hatırlatıp uzun uzun yürümenin sağlığımız için de yararlı olduğunu söyledi. İşte bu söyleminden sonra Murat Alpan'dan şöyle bir soru geldi:
"Sayın Başkan orada kulağa hoş gelen şeyler söylüyor. Londra'da, Paris'te insanlar araçlarını birkaç kilometre uzağa bırakıp genelde yürüyor diyor. Çok haklı. İstanbul'da ise herkes aracını evinin önüne bırakıyor diyor.
Başkanımız İstanbul'un yürümek için uygun bir şehir olmadığını bilmiyor mu? Can güvenliği olmadığını bilmiyor mu? İstanbul'dan Avrupa yakasına giderken kapılarımı sıkı sıkı kapatıyorum. Trafikte bile aracımın dört kapısını kilitliyorum. Böylesi bir ortamda yürüyecek yol var da biz mi yürümüyoruz? Güvenlik sağlanmadan İstanbul'da insanların başına yollarda neler geleceğini biliyor mu?.."
İşte cevabı
"Ben doğma büyüme İstanbulluyum. Ve bir başkan olarak da huzursuzum bu durumdan. Benim konumdur, değildir diyemem. Bunu ben, mümkün olduğunca, ilgili bakanımızla, Sayın Başbakanımızla da konuşuyoruz. Şunu söyleyeyim: İstanbul yine de Avrupa'nın birçok kentinden daha iyidir. Fakat İstanbul böyle değildi. Gençliğimde İstanbul'da birkaç vakanın ötesine geçilmezdi. Kapılara üç beş kilit vurulmazdı ve güvenliydi. Ama gittikçe maalesef boyutlar değişti...

Nüfusun hızla artması da güvenliğin sağlanmasını zorlaştırıyor... Kentin birçok yerinde güvenlik kameraları var. Okul civarlarına 350 güvenlik kamerası yerleştiriyoruz. Özellikle okul çevrelerinde, oradaki öğrencilerle yanlış teması engellemek açısından bir çalışma yapılacak.
Bir kentte ulaşımı çözseniz de, her yeri pırıl pırıl yapsanız da güvenlik yoksa, kentin huzuru yoksa hiç önem taşımaz. Bu konuda tedbirlerin alınması gerekmektedir...
İstanbul valiliğimiz ve emniyetimiz bununla mücadele edebilmek için 10 bin civarında polis istiyor ama IMF programında kadro verilmesi imkânı yok..."
Özetin özeti: Topbaş, şimdi, İstanbul güvenli bir kent diyorsa, o, onun sorunu. Ama bu konuda yakın çevresinin telkinlerine değil, vatandaşın sesine ve polis kayıtlarına kulak vermelidir. Tıpkı yayında olduğu gibi. En acısı ise, güvenliğimizin de IMF'ye bağlı olması!

Abbas Güçlü
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100