24 Mart 2002 Pazar 00:00
322 Okunma
Türk Cumhuriyetleri misyoner kıskacında

Hıristiyan örgütler, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetleri'nde meydana gelen boşluktan yararlanarak misyoner faaliyetlerine hız verdiler

Batılı misyoner örgütleri, Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasının ardından 70 yıllık 'ateist' yönetimin yol açtığı tahribatı iyi değerlendiriyor!

Bu çerçevede nüfusun büyük bir bölümünü Müslümanların oluşturduğu Türk Cumhuriyetleri'nde misyonerlik faliyetlerinde büyük artış gözleniyor. Kimi Türk Cumhuriyetlerinde İslam'ı yaşantıya yönelik baskılar hergün ivme kazanırken, misyonerlerin önüne hiçbir engel konulmuyor. Kazakistan ve Kırgızistan'da ise kitleler halinde Protetestanlığa geçiliyor.

ABD'li ve Avrupalı misyoner teşkilatları, Sovyetler Birliği'nin çöküşünün ardından 90'lı yılların başlarında bağımsızlıklarını ilan eden Orta Asya Cumhuriyetleri'ne özel ilgi göstermeye başladılar. Dünyayı ahtapot gi~|~bi saran misyoner teşkilatları, Sovyetler Birliği'nin çekilmesiyle ortaya çıkan 'inanç boşluğu'nu kendi lehlerine çevirmek için bölgeye akın ettiler.

Protestanlar ön sıralarda
Batılı misyoner teşkilatları arasında özellikle Protestanlar Türkmenistan, Kırgizistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan'dan müteşekkil Türk Cumhuriyetlerine özel ilgi gösteriyorlar.

Protestan misyonerler, söylemlerinde özellikle Afganistan'da yaşanan son olayları kullanıyorlar. Orta Asya Türklerini "talibanlaşma" umacıyla korkutan misyonerler, Özbekistan ve Tacikistan'daki "İslam'a dönüşü" de hayasızca Moğol akınlarına benzetiyorlar.

Kadınlara yönelik özel taktikleri var
Protestan misyonerler kadınlara yönelik özel taktikler kullanıyorlar ve 'kadın hakları' konusunu suistimal ediyorlar. Misyonerler kadınlarla daha iyi ilişkiler kurarark, onlara yönelik ikna edici konuşmalar yapıyorlar. Okullara gidip gençlerle konuşuyorlar. Vaazlarını konserlerle destekliyorlar.

Sonuç itibariyle Kazakistan ve Kırgizistan'da kitleler halinde Protestanlığa geçiş olduğu, hatta bu törenlerin stadyumlarda düzenlendiği belirtiliyor.

Cami sayısı da artıyor
Batı dünyası misyoner teşkilatları aracılığıyla Orta Asya'nın zengin petrol, doğalgaz ve diğer yerüstü ve yeraltı zenginliklerini sömürmek için çaba sarfederken; bölgede "İslami canlanma da" sürüyor. Bu çerçevede cami inşaatlarındaki artış dikkat çekiyor. Mesela Özbekistan'da Sovyetler Birliği zamamından 80 olan cami sayısı, bağımsızlığın ilanından bu yana 5 bine yükseldi. Bu artışta, yurtdışından gelen etkiler de önemli rol oynuyor.

Recep BAHAR
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100