09 Mart 2006 Perşembe 00:00
214 Okunma
Türk halkı ne iş yapacak?
Tekstilcilerden ve turizmcilerden feryatlar yükseliyor: "Yandık, bittik" diyorlar. Hükümet, Çinli üreticinin pazarını da kuvvetlendirecek KDV indirimini seçti. Oh ne ala! ~|~

Türkiye'de önde gelen holding yöneticileri, tekstilin Türkiye'de işinin bittiğinin iddia ediyor. Biterse, al sana 1.5 işsiz daha... Mesele sadece tekstil ile de sınırlı değil: Otomotivciler de, beyaz eşya sektörü de, elektronikçiler de, nakliyeciler de, turizmciler de ağlıyor. Bütün bu sektörler ölürse, Türk halkı ne iş yapacak? Sıradan bir Afrika ülkesine dönmez miyiz? Türkiye bundan çok büyük yara alır. İşte bu çerçevede bir yazı... Meral Tamer yazıyor: İçinde bazı önemli bilgiler var...
CNBC?e'de Koç Holding Finansman Grubu Başkanı Rüşdü Saracoğlu'na rastladım. Merkez Bankası eski Başkanı olarak döviz kurlarıyla ilgili son tartışmaları yorumluyordu. Ben konuşmanın sonlarına yetiştim ve Saracoğlu'nun ancak şu cümlelerini yakalayabildim:
"Türkiye'de hiç şüphe yok ki bazı sektörler ölecek. Bunların başında da tekstil geliyor. Tekstil sektörü ölecek. Bunun çaresi yok, suni tedbirlerle yaşatamazsın. Allah'tan ki hükümet, gayet aklı selim içinde bu talepleri fazla ciddiye almıyor."
Tekstil sektörü pek çok ülkede olduğu gibi bizde de sanayileşmenin itici gücü oldu. Ama bugün gelinen noktada tekstil, Çin'den Fas'a Sri Lanka'dan Romanya'ya emeğin daha ucuz olduğu ülkelerde sanayileşmenin itici gücü haline geldi ve bizim ülkemizi terk ediyor. Katma değeri yüksek çok özel kumaşlar ve markalı ürünler dışında şansımız her geçen gün azalıyor. Bu işin kuru düzeltmekle geri dönüşü falan da yok. Bunun açık açık konuşulması lazım.

Tekstil eriyor

Başbakan Erdoğan'la tekstilcilerin zirvesine katılan Ahmet Nazif Zorlu'nun açıklamaları, tekstildeki istihdamın giderek erimekte olduğunu gösteriyor: "Biz Başbakan'a 3,5 ? 4 milyon işçimiz var, istihdam üzerindeki yükleri hafifletin dedik. Çalışma Bakanı Başesgioğlu, kayıtlarda 765 bin tekstil işçisi göründüğünü söyledi. O anda şok yaşadık. Benim başıma ağrılar girdi."
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Aynur Bektaş'ın bankalardan haklı yakınması ise, sektörün erimekte olduğunun bir başka göstergesi:
"Bankaların tekstil sektörüne kullandırdığı kredilerin toplam krediler içindeki payı 2004'te % 9.3 iken, 2005'te % 6.9'a indi. Bankalar, tekstile kredi musluklarını kısıyor. Vadesi gelen kredileri kapatıp yeniden açmadıkları gibi, vadesi gelmeyen kredileri de centilmence geri çağırıyorlar."
Tekstil sektöründe 10 ayda 200 bin kişi işsiz kaldı. 2005'de sektör % 11.9 küçüldü. 2 yılda 2962 tekstil firması kapandı... Görünen köy kılavuz istemez. Aklı başında uzmanların işaret ettiği gibi bu kötüye gidiş belli önlemlerle belki bir süre ertelenebilir, ama engellenemez.

Hükümetin zaafı

Tekstil sektörüyle ilgili bu saptamalar, kura müdahalenin gereksiz olduğu anlamına gelmiyor tabii. CNN Türk'te Enis Berberoğlu'nun Parametre programına konuk olan Hazine eski Müsteşarı Faik Özktrak da net olarak belirtti:
"Dalgalı kur rejimi, kura hiç müdahale yapılmayacak anlamına gelmiyor. Sorun kura müdahale değil, sermaye hareketlerini yönetme meselesidir.
Hükümetlerin sermaye hareketlerini yönetme kapasitesi, krizler karşısında ne kadar dayanıklı olduğunu gösterir. Eğer bir hükümet yerli üretim, yerli işgücü tasfiye olma noktasına gelene kadar kura müdahale etmiyorsa, burada bir yanlış var demektir. Şu anda ortada tekstil var, ama olay tek bir sektörle sınırlı değil. Turizm sektöründen de feryatlar yükseliyor. Sektörler, üreticiler bir bir devletin kapısına gelmeye başladılar. İnsanları susturabilmek için biraz ödün buraya, biraz ödün oraya, bir şeyler vererek mali disiplini bozarsanız, ipin ucu kaçabilir. Sermaye hareketlerini, büyümeyi boğmayacak şekilde yönetmek de büyüme dostu harcamalara öncelik vermek de hükümetin görevidir."

Çin mallarının KDV'si yüzde 8 oldu
Hükümet tekstilde KDV'yi yüzde 8'e düşürdü. Bu bizim ihracat yapan tekstilciye yaramayacak? Çünkü onlar KDV iadesi alıyorlardı. Peki kime yarayacak? Çinli tekstilciye.

Tekstil ve giyim sanayicileri Çin malları ucuz satılıyor diye yakınıyordu. Hükümetimiz KDV'yi yüzde 18'den 8'e indiriyor. Tüketici Çin mallarını da bundan böyle yüzde 10 daha düşük fiyatla satın alabilecek.

KDV'yi içeride mal ve hizmet satın alanlar öder. Üretici ödemez. Hükümet bir malda KDV'yi aşağıya indirdiğinde, mutlaka bir başka malda bindirir.
Başbakanımız tekstil ve giyim eşyasında KDV'nin yüzde 18'den 8'e indirileceğini müjdeledi.
Ciddi ve namuslu perakendeci, vitrindeki tekstil ve giyim eşyasının KDV'li fiyatını yüzde 10 aşağıya çekecek.

KDV yükü üretici üzerinde kalmaz. KDV'yi sadece nihai tüketici öder. Ama tekstil ve giyimde iç piyasaya faturasız mal veren kayıt dışı kesim yüzde 18 uygulaması dışında kalınca, kayıt içi ve dışının fiyatları arasında yüzde 18 fark oluşuyor, bu da haksız rekabete yol açıyordu. Bundan sonra bu fark yüzde 18'den 8'e iniyor.

İhracatçı ödediği KDV'yi devletten tahsil ediyordu. Ama bu geri alma işlemleri için 2 ay bekliyordu. KDV alacağının 2 aylık finansman yükünden yakınıyordu. Şimdi yüzde 8'lik KDV iadesi için 2 ay bekleyecek. Hükümet, "Tüketiciden alınacak KDV'nin yüzde 18'den yüzde 8'e inmesi vergi kaybına yol açacak ama, ihracatçıya da yüzde 18 yerine yüzde 8 KDV iadesi yapılacak. Kayıp ile kazanç birbirine denk" iddiasında...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100