01 Temmuz 2006 Cumartesi 00:00
437 Okunma
Türk Kara Kuvvetlerinin 2215'inci yılı

Bu gün (önceki gün) 28 Haziran? Türk Kara Kuvvetleri bu gün, MÖ 209'da METE HAN tarafından kuruluşunun tam 2215'inci yılını kutluyor..

~|~

Kutlu olsun?
2215 yıl önce bırakın orduyu, dünyada kaç devlet vardı?
Devlet var mıydı?
Yoksa kabile ve aşiretler mi vardı?
İnsan sürüleri, çeteler, paralı askerler, fedailer?
Dünya işte bunlarla doluyken, Türk Kara Kuvvetleri düzenli bir ordu halinde teşkilatlanmıştı.
"Nerede o çağlar ki
Analar kurt doğururdu.
Hilkat insan çamurunu
Destanlarla yoğururdu"
Bu gün Milattan sonra 2006'ıncı yılın 28 Haziran'ı..
Bakmayın Sümer Ezgü'nün son derece anlamsız bir "Anadolu'dan Geldik" muhabbetine..
Anadolu'ya gelmişiz.. Anadolu'dayız..
En aşağı ikibin yıldır Anadolu'dayız.

"Yurda baş dedikleri bir
Ağır adakla geldiler
Ve şu bayraksız dünyaya
Bayrakla geldiler"

Bayrakla gelmişiz?Bayraklarla, sellerle, fırtınalarla, boralarla, akınlarla gelmişiz..

"Sarsarak köprüleri
Devlet geçti bu yolllardan
Dudaklarında Hun türküleri
Tulgalı başbuğlar
Ve rüzgârda
Bayraklar, uğultular, tuğlar..
Bir dünya doldu boşaldı..
Yazık ki adları destanlardan
Masallara kaldı."
Gelmişiz ama milâdi 2003'ten itibaren Erbil'de bayrağımız yırtılır, Lefkoşa'da sövülür, Mersin'de yakılır, Atina'da parçalanır oomuş.
Askerimizin başına çuval geçirilmiş.
Halbuki bir zamanlar, halbuki o zamanlar;
"Zembereğini kuran
Onlarmış bu dünyanın..
Onlar ki kurt doğuran
Obaların kanındanmış
Ve zaferler getiren atların
Nalları altındanmış"

Şimdi, yâni, milâdi 2006'da Murat Demirel, Cavit çağlar, Mesut Yılmaz'lar "zaman aşımından" yırtarken, Şemdinli'de görev yapan astsubaylara "bir buçuk ay zarfında" 39'ar yıl giydiriliyor.
Bir tarafta Öcalan 36 yılla yatıyor, genel affa dahil edilmesi için kırk takla atılıyor öbür tarafta devletin resmi görevlileri bir buçuk ayda 39'ar yıl yiyor.
12 Haziran'da Lüksemburg'da kabul edilen AB metninde Şemdinli'nin yer alması ve ceza istemi kimseyi yadırgatmıyor, 19 Haziran'da karar o doğrultuda çıkıyor, 20 Haziran'da Kretschmer "Memnun olduk ama arkasındakiler de meydana çıkarılıp yargılanmalı" diyor.

Bu, yargıya müdahale, kapitülasyon, sömürge, esaret filan olmuyor.
Kara Kuvvetleri 2215'inci yılını kutluyor.
Her âdi olay ısrarla askerle ilgilendirilmeye çalışılıyor. Her "çetede" mutlaka muvazzaf veya emekli bir subay "bulunduruluyor".
İlk dalganın ardından teker teker, "Danıştay"da da, "Sauna"da da nedense serbest bırakılıyorlar..
Milattan sonra 2006'da Türk Kara Kuvvetlerinin 2215'inci yılı kutlanıyor.
Ama aynı asker Kuzey Irak'tan, Kerkük'ten çekilmiş.. Kıbrıs'ta telörgüden çıkamıyor. "Casus Belli" kalksın diyen Meclis başkanı'nın "Adalar Denizi"nde her gün, her an havada ve denizde "it dalaşı" yaşanıyor.
AB İlerleme Raporlarına göre Dicle?Fırat arasının aralarında İsrail'in de bulunduğu bir uluslar arası komisyon marifetiyle idaresi "AB'nin öncelikli meselesi" oluyor.
"Şu yakın suların
Kolu neden bükülmez?
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
Benden doğar, bana dökülmez?"
Askerin verdiği 5000 şehitle kimse ilgilenmiyor ama aynı İsrail Hamas'ın elindeki askerini kurtarmak için Türkiye'ye arabuluculuk teklif ediyor.
İstanbul ve Boğazlar yine illâki ayrı ve uluslar arası bir komisyona "tevdi" edilmek üzere..

Heybeli'de her çeşit dinin temsilcisi toplantılar yapıyor. İrticai şeriat mahkemeleri kurulup atama ve cezalandırma yapılıyor.
Yabancı heyetler artık "resmi ziyaretler" için istanbul'u tercih ediyor.
Yabancı misyon Ankara'dan çok türkiye'nin her tarafında ama özellikle güneydoğusunda cirit atıyor.
Türk bayrağı yanında AB bayrağının da çekilebilmesi için genelge hazırlanıyor.
"Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım."
Türkiye'nin çevresindeki büytün komşuları ile taktik ve stratejik problemleri var..
Tarihi, hukuki, siyasi anlaşmazlıkları var.
En az üç komşusu "toprak" istiyor.
Ama Kara Kuvvetleri asker azaltıyor, indirime gidiyor, birlikleri "küçültüyor"..
"Konsept" değişmiş..
Kimin "konsepti"? Kim yazmış, kim değiştirmiş?.
Ülke artık işgal olmazmış..
Amerika ile mukavele mi yaptınız?
Çuval neydi çuval?
Muavenet'i kim vurdu?
Yoksa Adalar Denizi'ndeki Muavenet ile Süleymaniye'deki özel tim kim vurduya mı gitti?

"Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de güneşler gibi parlayıp sönmemektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerektir.
Atıldıktan sonra da bir daha dönmemektir.."
Türkiye'nin, çevresindeki bütün ülkelerle problemleri, onların toprak istekleri vardır ama Genelkurmay Başkanımız Avustralya ile, ismi hatırlanmayan, önemsiz bir Körfez ülkesi ile "dostluk ve işbirliği" anlaşması imzalamaktadır.
"Hedef Ülke"; kitaba göre milli hedefini gerçekleştirmek için dostluk veya savaş yapacağın ülkedir.
Türkiye; Karar Kuvvetlerinin 2215'inci yılını kutlayacağı gün Kongo'ya asker gönderme kararı almış..
Türkiye'nin; 2215'inci yılında?..
Kore, Bosna, Kosova, El Halil, Sierra Leone, Afganistan ve Doğu Timor da askeri varmış..
Şimdi de Kongo?
Ama Kuzey Irak'a girip Türkmenleri kurtaramıyor Türkiye..
Karabağ'ı kurtarıp Azerbaycan'a yardım edeceğine Ermenistan sınırını açıyor.. Hava sahasını zaten açmış..
Olsun?
"Bir gün olur, elbette eski beğler dirilir;
Yine kılıç kuşanır tarihteki paşalar.
Yine şanlar alınıp, nice canlar verilir,
Yiğit akınımızdan yine dünya şaşalar".
Kahraman Türk kara Kuvvetlerinin 2215'inci yılını kutluyorum..
"Bir gün elbet kılıç kuşanır tarihteki paşalar"?
Elbet kılıç kuşanırlar?
Elbet?
Hüseyin Mümtaz/ Giresun Işık Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100