12 Kasım 2013 Salı 00:08
2211 Okunma
Türk milleti uşak olamaz
RECEP BAHAR / İZMİR

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Yeni Mesaj Gazetesi tarafından İzmir’de düzenlenen “10 Kasım’ı Anma ve Muharrem Matemi” programında vatandaşlara hitap etti. Prof. Dr. Baş, Balçova Termal Otel’de düzenlenen programda Atatürk’ün özellikle dini hayatı ile Türk halkı tarafından bilinmeyen yaptığı hizmetlerini anlattı. BTP Genel Başkanı, konuşmasında şu hususlar üzerinde durdu: “Mustafa Kemal’i ne kadar anlatırsak azdır. Mustafa Kemal dindar ailede yetişmesi münasebetiyle dini bütün bir insandı. Devrin en büyük kurralarından birisi olan Hafız Yaşar Efendi’yi yanından hiç ayırmazdı. Hafız Yaşar okur Mustafa Kemal dinlerdi, Mustafa Kemal okur o dinlerdi. Yani mukabele ederlerdi. Peki, Mustafa Kemal bu kadar Kuran ilmini nereden almıştı? 7 yaşında Kuran’ı hatmetmiş, 8 yaşında hafız olmuştu. Mustafa Kemal hafızdı. Mustafa Kemal, Cumhuriyet’in ilanına kadar savaş yılları da dahil olmak üzere Cuma namazlarını katiyen bırakmamıştı, birçok namazını da Hacı Bayram ile Leblebici Şerif Camii’nde kılmıştı. Ancak Cumhurbaşkanı olduğu dönemde kendisine gelen bir suikast ihbarı üzerine Paşa bundan sonra camileri değiştirerek, vakitleri farklı yerlere kaydırarak Cuma namazlarında görülmez olmuştur. Mustafa Kemal değişik camilerde defalarca hutbe irad etmiş bir şahsiyettir. Dini bütün olmakla birlikte İslam’ı bilen bir insandı. Bilhassa Balıkesir Nasrullah Camii’ndeki hutbesi tam 60 sayfadır. Ben şahsen bir din âlimiyim ve bu konuda da hayli gayret ettim. 10 yıl medresede, 7 yıl imam-hatip lisesinde, 4 yıl onun üstünde, ondan sonra doktora tezi... Neredeyse 30 yılım dini tahsille geçmiştir ama Mustafa Kemal’in bildiklerini ‘biliyorum’ desem doğru konuşmam. Bu derece İslam’dan haberdardı. Bunu nereden anlıyoruz? İslam ve Peygamber Efendimiz hakkında kullandığı ifadelerden çıkarıyoruz.”

Türk milletine âşık bir lider

Mustafa Kemal’in hem halkçı, hem de Türk milleti mefhumuna âşık bir lider olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, sözlerine şöyle devam etti: “Halkçı ne demek? Türk milletini vücuda getiren Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak vesaire tüm bunların birey olarak, etnik grup olmasına halk diyor, bunların Müslüman olarak bir arada olmasına Türk milleti unvanı veriyor. Türk milleti tabirini bu kadar mükemmel olarak yerinde değerlendiren Türkiye’de ikinci bir insan çıkmamıştır. Türk milleti, bütün halkları içinde toplayan Müslüman Türk kimliğidir. Türk milleti eşittir Müslüman Türk milletidir. Hatta Lozan’da Kürtlerin azınlık haklarını tanıyalım dedikleri zaman Atatürk, İsmet İnönü’ye “Söyleyin, onlar azınlık değil, milletin kendisidir, Türk oğlu Türk’türler” demiştir. Türk milleti olmayanın adına azınlık deniyor. Niye çünkü Müslüman değil... Atatürk’ün Cenab-ı Peygamber ve İslam hakkında bizim düşünemeyeceğimiz çok müthiş ifadeleri ve sözleri vardır. Bunlardan birkaçını ifade edelim. Bunlar günümüzde bilinmesi lazımdır çünkü biz ezbere yaşayan, geçmişini unutan bir millet haline geldik. Bakınız Atatürk, Sevgili Peygamberimiz ve İslam hakkında ne buyuruyor: 
• “Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmelidir. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i (sav) örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli. İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmelidir.”
• “Hz. Muhammed’in bir avuç Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir Meydan Muharebesi’nde kazandığı zafer fani insanların kârı değildir. Onun peygamberliğinin en kuvvetli nişanesi budur.”
• “Hz. Peygamber Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinden bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir fakat sonsuza kadar onun adı bakidir.”

Bu millet uşak olamaz

Atatürk’ün Cumhuriyeti Hacı Bektâş-ı Veli Dergâhı’nda Cemaleddin Çelebi ile 3 gün istişare ederek kurduğuna işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, konuşmasına şöyle devam etti: “Demek ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş kararı Hacı Bektâş-ı Veli Dergâhı’nda Cemaleddin Çelebi Efendi ile birlikte alınıyor. Mustafa Kemal bağımsızlık benim karakterimdir, diyor. Ben esir olmam, Türk milleti esir olmaz, Türk milleti ancak ve ancak bağımsız olabilir. Bu milleti çeşitli entrikalarla şu veya bu milletin kuyruğuna takmak isteyenler lütfen kendilerine gelsinler, bu milletin olması gereken safta yerlerini alsınlar. Türk milletinin safı başkasının safı değildir. Biz ne Avrupa’nın, ne onun, ne bunun uşağı olma durumunda bir millet asla olamayız.” 

Tarım kesimini çileden kurtaracağım

Konuşmasında Türkiye’de tarım kesiminin sorunlarına değinen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Ben 2002 seçimlerinden evvel çiftçilerimize seslenerek, ‘Sakın bu adamlara oy vermeyin. Öyle işler başınıza gelecek ki, ürettikleriniz para etmeyecek, bu sefer geçiminiz için üzerinde oturduğunuz toprakları satmak mecburiyetinde kalacaksınız. Anadolu’da gezerken görüyorum ki, tarım kesimindeki arkadaşlar topraklarını bedava fiyatına satıyor. Şimdi topraklarınız geri almak istiyor musunuz? Şimdi büyük bir hareket başlatacaksınız. Ben bu işi bilen adamım. Batı dünyası, Rusya bana inandı. Ben bu zilleti bitireceğim. Tarımımızı dünyanın bir numarası haline getireceğim. Benim dünya çapında pazarlama yapan dostlarım var. Bu adamlar bu işi bilmezler. İç pazarda pazar bulamazsak, ürünlerinizi dünya pazarlarında satacağım. Dünya Haydar Hoca’ya muhtaç. Ne diyor Atatürk? Bir Türk dünyaya bedel! Bu adamların selamlarını dahi almayacaksınız çünkü selam verdiklerinde bir hile düşünüyorlardır. Allah’ın izniyle sizi bu çileden ben kurtaracağım.”

Atatürk, limanları ve demiryollarını millileştirdi 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın İzmir’deki konuşmasının dikkat çeken bir başka yönü ise Atatürk’ün sanayi alanında Türk milletine kazandırdığı eserlerle yabancıların elinde olan liman ve demiryollarının millileştirmesiydi. BTP Lideri, bu çerçevede millileştirilen liman ve demiryolları ile yapılan tesisler ve kurulan fabrikalar konusunda şu bilgileri aktardı: “Ben bunları okurken hayretler  içinde kaldım, siz de kalacaksınız. 

1924: Gölcük’te ilk tersane kuruldu. 

1925: Adana Mensucat Fabrikası üretime başladı.

1926: Türkiye Cumhuriyeti uçak fabrikası kurdu. Menderes döneminde kapatılıncaya kadar 112 savaş uçağı üretildi. 

1926: Uşak Şeker Fabrikası açıldı. 

1928: Ankara Çimento Fabrikası açıldı. Malatya Elektrik Santrali devreye girdi. Gaziantep’te Mensucat Fabrikası açıldı. Trabzon’da Akçaabat’ta hidroelektrik santrali açıldı. 

1929: Anadolu - Mersin - Tarsus - Bağdat demiryolları ile Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı. Demek ki, demiryolları yabancıların elindeydi, Mustafa Kemal Atatürk bunların yabancıların elinden aldı, yerli malı yaptı. Oysa şimdi biz yabancılara veriyoruz. Şimdi ‘yerli malı’ hayal oldu. İnşallah bunları yeniden yaşayacağız. 

1931: Bursa - Mudanya demiryolu yabancılardan satın alındı. 

1932: İzmir Rıhtım İşletmesi (İzmir Limanı) yabancılardan satın alındı. Atatürk bunu da Türk milletine mal etti. 

1933: Samsun - Çarşamba demiryolu hattı da yabancılardan satın alındı. 

1934: Bandırma - Menemen - Manisa demiryolu yabancılardan satın alındı. İzmir - Kasaba demiryolu da yabancılardan satın alındı. Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası’nda ilk uçağın deneme uçuşu yapıldı. İlaveten İzmir Basmane - Afyon demiryolu yabancılardan satın alındı.

1935: İzmir-Aydın demiryolu ile İstanbul Limanı yabancılardan satın alındı. Sümerbank Kayseri Fabrikası açıldı. 

1936: SEKA’nın İzmit’teki fabrikasında ilk kağıt üretildi. 

1937: Toprakkale - İskenderun demiryolu yabancılardan satın alındı. Burada şunu görüyoruz: Neredeyse bütün demiryolları yabancıların elindeydi, Mustafa Kemal bunların tamamını Türkiye Cumhuriyeti’nin malı yaptı. Peki niçin? İleride Türkiye’yi yöneten bazıları satıp yesin diye! 

1938: İstanbul Elektrik Şirketi yabancılardan satın alındı.”

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100