28 Şubat 2006 Salı 00:00
193 Okunma
Türkiye büyümüyor, yok oluyor
Türkiye'deki sanal büyüme rakamlarının bir ilüzyondan ibaret olduğunu belirten Radikal'den Yiğit Bulut, "siz hiç büyüyen bir ekonomide; insanların borcundan dolayı intihar ettiğini gördünüz mü" diye soruyor ~|~

'Gerçekten büyüyor' diyorsanız; patronlar, sivil Toplum kuruluşlarının başındakiler ve en önemlisi 'sıcak para döngüsü' dışında kalan halk neden feryat ediyor?
Etmiyor mu? İşte size Rifat Hisarcıklıoğlu'nun son günlerde yaptığı açıklamadan çıkarımlar, lütfen bir göz atın. Ne mi diyor Hisarcıklıoğlu? Söylediği çok açık; üreten kesim yok oluyor, Türkiye tamamen ithal ürünleri tüketen, üretenin cezalandırıldığı bir ülke haline geliyor.

Cari açık 2006'da kaldırılamayacak şekilde patlayacak. Daha açıkçası; ekonominin sağlam olması gereken bacakları tek tek kırılıyor. Bu noktada bir başka sese, cuma sabahı TV programımıza katılan TİM Başkanı Oğuz Satıcı'ya kulak verelim; 'Türkiye, 1875 Osmanlı'nın son günlerine geri dönüyor. Kontrolsüz ithal mallar, Gümrük Birliği'nin de etkisiyle yerli üreticinin belini kırarken, düşen kur üreteni cezalandırıyor. Bu iki örnek sonrası cumartesi bana gelen bir telefondan bahsetmek istiyorum. İMKB'de de işlem gören, Türkiye'nin en büyük üreticilerinden olan bir şirketin 'yöneticisi' beni aradı ve telefonda neredeyse ağlayarak 'Artık dayanamayacağım, işçi çıkarmamak için zorlanıyoruz ama sona yaklaştık' diyerek derdini aktardı. Söylediklerinin hepsi doğruydu ve feryatları kendi şirketi için değil, yok olan, dönüştürülen 'üreten Türkiye' modeli içindi.
Sevgili dostlar, 'sıcak para modeli' ile bugüne gelen, yakıtı 'üreten' olan yapı için tespitleri ve feryatları sizlere aktardım. Bu noktada aklıma takılan bazı detayları da çıkarımlar halinde sizlere aktarmak istiyorum.
İşte tespitlerim.
? Cari açık ve dış ticaret açığında rekorlar kıran, yani parasını değerli kılarak ithal mallarını kendi ülkesinde ucuz hale getiren, döviz kurunun sıcak para girişi ile devamlı düşen bir trend içinde kalmasını sağlayan her ülke; kısa vadeli tanımlanmış bir gözlem aralığında büyür.
? Evet, son 3 yılda 'açıklanan veriler' bir büyüme rekorudur ama dünyanın ilk ve tek cari açık ve dış ticaret açığı ile sağlanmış (aynı anda bu dinamiklerin de rekor kırdığı) bir büyüme rekorudur. Bu aslında büyüme değil, cari açık ve dış ticaret açığı gibi iki önemli değişkeni dibine kadar zorlayan ve ekonomiyi orta ve uzun vadede sakat bırakacak bir ilüzyondur.
? Bu büyüme Türk üreticisinin büyümesi değil, Türkiye'ye mal satan yabancı üreticilerin büyümesidir.Türkiye'ye 2003 yılında 100 birim mal satan bir yabancı üretici 2004 ve 2005 yılında yüzde 15?20 arasında büyüyerek 115?120 birim mal satar hale gelmiştir. Bu denklem değişikliği o firmanın Türkiye'deki rakibinin de kapanmasına, iflas etmesine yol açmıştır. Böyle büyüme olur mu? Dünya üzerinde kendi üreticisini yok ederek büyüyen bir ülke örneği daha var mı?
? Büyümeyi sağlayan 'kuru basarak' aynı anda sıcak paranın rantını maksimize eden dinamiğe, serbest dolaşamadığı için mal satamayan yerli endüstrinin günden güne ithalatçı olması gerçeği ekleyin, ortaya çıkan sonuç çok net; ithalata dayanan kısa vadede lüks tüketim ile yerli üreticinin yok olması pahasına büyür görünen bir ekonomi.
Sonuç 1: Ballandırılarak anlatılan büyüme; ülkedeki sağlam dinamiklerin zorlanarak, 'sıcak para, düşük kur, artan dış ticaret açığı, cari açık gibi' etkenler ile sanal bir tablo oluşumudur.
Sonuç 2: Ballandırarak anlatılan 'stabilite' artan sıcak paranın sağladığı geçici bir durumdur.
Son soru: Siz hiç büyüyen bir ekonomide; insanların borcundan dolayı intihar ettiğini, üretimden para kazanan tesislerin patronlarının ağladığını, işçi çıkarıldığını, hırsızlığın arttığını, kapkaçın şehirleri esir aldığını, işsizliğin rekor kırdığını, rekabet edemeyen üreticinin aynı malın ithalatçısı olduğunu gördünüz mü?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100