logo
19 NİSAN 2024

Türkiye düştüğü yerden kalkacak

23.07.2001 00:00:00
Türkiye'yi karış karış dolaşan kuvay-ı milliye kadrosu Bursa'da müthiş bir iştiyakla karşılandı. Kuvay-ı milliye kadrosuna izdiham derecesinde ilgi gösteren Bursalılar, bu kadroyu ve önderi Prof. Dr. Haydar Baş'ı, Türkiye'yi düştüğü yerden kaldıracak tek kadro ve tek lider olarak gördüklerini söylediler

Ülkemizin yangın yerine çevrildiği, Kurtuluş Savaşı öncesinden daha vahim şartlara sürüklendiği bir ortamda kuvay-ı milliye ruhunu yeniden ateşleyen kadro, hummalı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kuvay-ı milliye kadrosunun bu hafta sonu ilk durağı Bursa oldu. Güneydoğu'yu karış karış dolaşan kadro, Gaziantep'in Şehit Kamil'i, Malatya'nın Mustafa Hayri Öğüt Hazretleri, Şanlıurfa'nın Dede Osman Avni Babası, Elazığ'ın Ömer Hüdai Babası, Harput'un evliyaları, Kahramanmaraş'ın Sütçü İmam'ından, onların evlatlarından, Emir Sultan'ın, Osman Gazi'nin torunlarına selam, muhabbet ve Türkiye'nin geleceği için ümit dolu mesajlar getirdiler.

Uludağ'ın eteklerinde, nezih bir mekanda, Bursa'nın ileri gelen esnaf, sanayici, işadamı ve akademisyenlerinden oluşan seçkin topluluğa izlenimlerini aktardılar. Türkiye'nin sürüklendiği uçurum hakkında bilgi verdiler. Kurtuluş reçetesini anlattılar. Kurtuluşun kuvay-ı milliye ruhu ile donanmış bir kadronun, Prof. Dr. Haydar Baş önderliğinde oluşturacağı bir siyasi partinin meselelere el atması ile mümkün olabileceğini söylediler. Gittikleri her yerde, kapısını çaldıkları herkesin böyle bir mesaja ne kadar susamış oldukları bilgisini sundular.

ÜLKENİN DÜŞTÜ?Ü YERDEN KALKMASI İÇİN GEREK ŞART

Gecenin geç saatlerine kadar süren toplantıda bir konuşma yapan eğitimci-yazar Ali Gedik, Bursa Uludağ'da gerçekleştirilen bu toplantının tarihi bir dönüm noktasını ifade etmekte olduğunu söyledi. Gedik, Mehmet Akif'in, "Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır" sözünü hatırlatarak, Bursalıları, ülkenin meselelerine sahip çıkmaya, kuvay-ı milliye ruhu ile beraber yürümeye davet etti.

"Mütecaviz, mahrem odalarımıza girmeye kalkarsa denge ve güç hesabı yapılmadan karşı konulur" tespitinde bulunan Ali Değirmenci, Türkiye'nin böyle bir manzara arz ettiğini belirterek, bu ülkeye kuvay-ı milliye ruhu ile sahip çıkmak zorunda olduğumuzu söyledi. Değirmenci, gelişmelerin, sahip çıkacak kadronun bu kadro, sahip çıkacak tek ismin de bu kadronun mimarı Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu gösterdiğini ifade etti.

İGDAŞ eski genel müdürü Fuat Şengül; yönettiği şirketleri, Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezleri ile nasıl hangi seviyeden hangi seviyeye getirdiğini anlattı. Yüzde 90 oranında ithal edilen ürünlerin tamamını yerli sanayi tarafından üretilir hale getirildiği hakkında bilgi verdi. Şengül, "Bu ülke, ben düştüğüm yerden kalkacağım, diyorsa, onun tezlerine kulak vermeli, prolejelerini hayata geçirmelidir" dedi.

Baki Bektaş; İnegöl'de tanık olduğu, "Amerika'dan izin olmadan bu ülkede siyaset yapılamaz" cümlesinden hareketle şunları söyledi:

"1918 ve 20'lerde de bazı insanlarımız İngiliz himayesini, bazılarımız da Amerikan mandasını istemişlerdi. Bu millet o gün kuvay-ı milliye ruhu ile ayağa kalktı. 'Hayır' dedi ve teslim olmadı. Bugün de teslim olmayacak. Bursa'daki bu tablo, bu milletin yarınını kendisinin belirleyeceğini, önderini tanıyacağını göstermektedir."

Hukukçular Cemiyeti Genel Başkanı Av. Hakan Güler, Kurtuluş savaşı döneminde olduğu gibi bugün de Türkiye'nin geleceğine hukuki metinlerle kastedildiğini anlattı. "O gün Mondros Mütarekesi gibi bir hukuki metinle ülke işgal edilmeye başlanmıştır" diyen Güler, bugün durumun daha tehlikeli olduğunu belirterek Tahkim Yasası ve yabancılara toprak satışı örneklerini verdi. Güler şöyle dedi:

"Tahkim ile milletin yargı yetkisi tenkis edildi. Karşılıklılık ve diplomatik olmak koşuluyla yabancı devletlere arazi satışı serbest bırakıldı. Bu konuda Prof. Dr. Haydar Baş, muhteşem bir yorum yaparak beni hukuk mantığına hayran bıraktı. Şunu dedi: 'Diplomatik şartla satılan toprakta senin hükümranlığını yok demektir. İtiraz ettiğin zaman da, adam, ben senin mahkemelerini tanımıyorum diyecek, Tahkim Yasası gereği uluslararası mahkemelere gidilecektir. Oralarda da kimin lehine karar verildiği malumdur.' Adamlar şu anda hukuki metinlerle ekonomimize el koymuş durumdalar. Topraklarımıza da tahakküm etmeye başladılar. Bu cendereden çıkışın bir tek yolu vardır. O yol da kuvay-ı milliye ruhu ile donanmış bir siyasi partinin hiç vakit kaybetmeden meseleye el koymasıdır."

PROBLEMLERİ 24 SAATTE

ÇÖZECEK LİDER VE KADRO

Bankacılık sektöründe oynanan oyunlara dikkat çeken Ahmet Erimhan, "Son ekonomik krizlerin arkasında yabancı bankalar var. En geç Ekim ve Kasım ayında, Türkiye'deki bankacılık sistemi % 90-95 oranında dışarıya bağımlı hale getirilecek. Özelleştirme adı altında bankalar dışarıya satışa hazır hale getiriliyor. Bu bankaların şimdi kasaları dolduruluyor. Sonra satış olacak. Bu, mali sistemin tamamen dışarıya bağlanması demektir" dedi. Erimhan, bir başka tehlikeye şöyle işaret etti: "Toplumsal direncimizi bütünüyle yıkıyorlar. Ülkemize, vatanımıza karşı hassasiyetlerimiz kaybediyoruz.Maraş'da, iki Fransız askeri başörtüsüne el uzattığı için Sütçü İmam ayağa kalktı ve savaş başladı. Kurtuluş savaşının nedeni budur. Ama bugün, 'Başörtüsü Kur'an'da yok', 'Başörtüsü teferruattır' denilebiliyor. Kimsenin benim kurtuluş savaşımı anlamsız hale getirmeye hakkı yoktur. Toplumsal direncin nasıl yıkıldığına en iyi örneklerden biri de Kıbrıs'tır. Türkiye'nin geleceği Kıbrıs konusunda önceleri en ufak taviz aklın ucundan geçmezdi. Ama bugün, 'verelim kurtulalım' diyorlar. Siyasette yapılan ise 'Biz size daha iyi derviş oluruz'dan ibaret. Mevcut siyasetçiler, 'biz size daha iyi dervişlik yaparız', mantığıyla siyaset yapıyorlar. Ve dışardan icazet alma yarışına giriyorlar. İşte bu fotoğraf, Türkiye'de milli bir duruşu olmazsa olmaz koşul olarak önümüze koyuyor. Eğer bunu yapmazsak Türkiye bir tünele doğru gidiyor. Tünelin ucunda da Türkiye'yi uçurum bekliyor. Hiçbir şey olmaz, diyemeyiz. Bal gibi olur. Çünkü 100 sene önce bu ülke Hicaz'da, Irak'da hakimdi. Suriye, Balkanlarda etkiliydik. Buralar elimizden çıktı. Beş sene sonra bu topraklar da olmayabilir. Onun için milli duruşlu bir siyaset ortaya koyacak, kuvay-ı milliye ruhundan ateşini alacak bir kadroya, siyasi partiye ihtiyaç vardır. Bu kadro vardır ve yangın yerine dönüşen ülkenin problemlerini 24 saatte çözecek projelerle karşınızdadır."

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Emin Koç ise, Türkiye'deki krizin adının manda krizi olduğunu belirterek, "Türkiye'nin üretim,kaynak, hukuk, tarım sıkıntısı yoktur. Bütün bu konularda sıkıntı çıkaran bir mandacı anlayış vardır. Türkiye'nin sıkıntısı budur" dedi. Mandacıların Kıbrıs'ı,

Güneydoğu'yu, Ege'yi yabancılara vermek istediklerini söyleyen Koç, "buna razı mısınız?" diye sordu. Toplantıya katılanlardan "hayır" cevabını aldıktan sonra da çarenin kuvay-ı milliye seferberliğinde, bu seferberliği başlatan ve milletin önüne projeler koyan Prof. Dr. Haydar Baş önderliğinde bir siyasi parti oluşumunda olduğunu söyledi. Koç, ülkeyi karış karış dolaştıkları yerlerde vatandaşların da aynı şeyi seslendirdiklerine şahit olduklarını, "hocamız ne zaman parti kuracak, siyasette bu milletin önüne ne zaman düşecek?" şeklinde soru yağmuruna tutulduklarını ifade etti.

TAN YERİNİN A?ARMASI YAKINDIR

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Hayri Baş, Emekli Albay Ahmet Kurt, Balkan Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Mehmet Turgut'un da birer konuşma yaptıkları toplantı sonrasında görüşlerine başvurduğumuz Bursalı esnaf, sanayici ve işadamları, tarihte her krizin bir lider doğurduğu gerçeğini hatırlattılar. "Bu toplantı, memleketi, içine düştüğü bunalımdan, buhrandan çekip çıkaracak bir liderin ve kadrosunun ayak seslerini duyduğumuz bir toplantı oldu" dediler.

Sanayici Akın Taşkın (48); şu tespitte bulundu: "Tan yeri karanlığın en yoğun olduğu zamanda ağarmaktadır. Türkiye'nin durumu aynen bu örneği yansıtıyor. Bir taraftan karanlık gittikçe kesif bir hal alırken, şafak vaktinin habercisi gelişmeler gözlüyoruz. Bana öyle geliyor ki bu şafak, bizleri aydınlatan bu kuvay-ı milliye kadrosunun bir siyasi parti kurması ve o partinin başına da Prof. Baş'ın geçmesiyle sökecek."

"Yıllardan beridir Haydar Hoca'yı ve kadrosunu yakından izlerim. Onlara güvenirim. Bu güvenimin boşa çıkmadığını görüyorum. Yabancı odaklardan değil milletten icazet alarak, milletine dayanarak Türkiye'nin problemlerine çözüm arama çabaları bu güvenimi daha da arttırdı" diyen işadamı Canip Şahin ise, kurulacağını duydukları siyasi partinin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Türkiye'nin meselelerini çözecek bu tek lider ve kadronun gecikmemesi talebinde bulundu.
Polis aracında ağlayarak pişman olduğunu söyledi
Jandarma üniforması ile GBT yapıyordu
İsviçre'de çıkan haber tartışma yaratmıştı
Beypazarı'ndan 'mevzuat' açıklaması
Yeni seçilen CHP’li başkanların ‘genelge’ sıkıntısı
Liyakat mi sadakat mi?
İsrail, Suriye'nin hava savunma sistemlerini hedef aldı
Saldırıda maddi hasar meydana geldi
Polat çiftine 'vergi usul kanuna muhalefet'ten tahliye
Diğer suçlardan 'tutukluluk' devam ediyor
CHP'den iktidarın arazi satışlarına tepki
'AKP enkaz bırakarak çöküyor'
Yüksek et fiyatı sorunu ithalatla çözülemez
Et ürünlerinde KDV kaldırılsın
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı
Polis aracında ağlayarak pişman olduğunu söyledi
Jandarma üniforması ile GBT yapıyordu
İsviçre'de çıkan haber tartışma yaratmıştı
Beypazarı'ndan 'mevzuat' açıklaması
Yeni seçilen CHP’li başkanların ‘genelge’ sıkıntısı
Liyakat mi sadakat mi?
İsrail, Suriye'nin hava savunma sistemlerini hedef aldı
Saldırıda maddi hasar meydana geldi
Polat çiftine 'vergi usul kanuna muhalefet'ten tahliye
Diğer suçlardan 'tutukluluk' devam ediyor
CHP'den iktidarın arazi satışlarına tepki
'AKP enkaz bırakarak çöküyor'
Yüksek et fiyatı sorunu ithalatla çözülemez
Et ürünlerinde KDV kaldırılsın
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı

Beypazarı Maden Suyu firmasından 'İsviçre' açıklaması

Beypazarı Maden Suyu firması, ürün değerlerinin Avrupa Birliği mineralli su kriterlerine ve Türkiye Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik limitlerine uygun olduğunu belirterek, durumun Avrupa Birliği üyesi olmayan İsviçre'de mevzuatın farklılığından kaynaklandığını açıkladı.
19.04.2024 14:17:00 / Güncelleme: 19.04.2024 14:39:00
İhlas Haber Ajansı
Beypazarı Maden Suyu firmasından 'İsviçre' açıklaması
Beypazarı Maden Suyu firmasından 'İsviçre' açıklaması
İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Bürosu, Beypazarı Maden Suyu firmasının bazı ürünlerinden alınan numune sonrası "ürünlerde bor miktarının yüksek olduğu" gerekçesiyle teslim edilen ürünler hakkında satış durdurma kararının alınmasını istemişti.

Geçtiğimiz günlerde firma tarafından yapılan açıklamada ise sosyal medyada ürün hakkında atılan iddialar yalanlanmıştı.

Firma, tartışmalara konu olan iddialar hakkında talep edilen İsviçre kaynaklı analiz sonucunun taraflarına ulaştığını açıkladı.



Firma tarafından analiz kaynaklarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Maden suyumuzun değerleri Avrupa Birliği mineralli su kriterlerine ve Türkiye Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik limitlerine uygundur. Avrupa Birliği üyesi olmayan İsviçre'de yaşanan bu durum Avrupa Birliği ve İsviçre mevzuatının farklılığından kaynaklanmaktadır. Doğal maden suyumuz, Sağlık Bakanlığı ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğü denetiminde olup üretim sıklığı ile orantılı olarak düzenli bir şekilde denetlenip, analiz edilmektedir. Yer altında doğal olarak oluşan maden suyumuz tam 68 yıldır aynı kaynaktan, el değmeden şişelenmekte ve bütün ülkelere aynı içerikte ürün gönderilmektedir" ifadelerine yer verildi.

İliç'te bir işçinin daha naaşına ulaşıldı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Erzincan'ın İliç ilçesinde maden sahasında meydana gelen heyelanda toprak altında kalan 9 işçiden birinin daha naaşına ulaşıldığını bildirdi

19.04.2024 12:15:00 / Güncelleme: 19.04.2024 12:19:14
AA
İliç'te bir işçinin daha naaşına ulaşıldı
İliç'te bir işçinin daha naaşına ulaşıldı

Bayraktar, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, maden sahasındaki arama çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Kazanın gerçekleştiği 13 Şubat'tan bu yana arama çalışmalarının aralıksız devam ettiğini anımsatan Bayraktar, "Erzincan İliç'te maden sahasında meydana gelen heyelanda ilk günden bu yana aralıksız olarak devam eden arama çalışmaları neticesinde bu sabah bir işçi kardeşimize daha ulaştık. Kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Tüm canlarımıza ulaşana kadar yoğun çalışmalarımıza devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, 5 Nisan'da da İliç'te maden ocağında toprak altında kalan bir işçinin naaşına ulaşıldığını bildirmişti.

Cenaze Adnan Keklik'e ait

Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, AA muhabirine, Sabırlı Deresi bölgesinde ulaşılan cenazenin Adnan Keklik'e ait olduğunu belirterek, aileye başsağlığı diledi.

Aydoğdu, bölgedeki çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti.

Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasında 13 Şubat'ta meydana gelen toprak kaymasında 9 kişi kaybolmuş ve 5 Nisan'da işçilerden Uğur Yıldız'ın cenazesine ulaşılmıştı. 

Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu

Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde 29 yıl önce terör örgütü PKK tarafından şehit edilen dönemin Belediye Başkanı Kemal Tekin'in oğlu Ali Emrah Tekin, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde belediye başkanı seçildi. Tekin, babasının ilkeleri doğrultusunda Nazımiye halkına hizmet etmenin birinci amaçları olduğunu söyledi.
19.04.2024 10:02:00 / Güncelleme: 19.04.2024 10:17:27
İhlas Haber Ajansı
Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu
Terör saldırısında şehit edilen babasının koltuğuna 29 yıl sonra kendisi oturdu
Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde 3 dönem belediye başkanlığı yapan Kemal Tekin, 7 Nisan 1995'te ilçedeki evinde terör örgütü PKK mensuplarının saldırısı sonucu şehit edilmişti.



Aradan geçen 29 yılın ardından oğlu Ali Emrah Tekin, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde tüm rakiplerini geçerek CHP'den Nazımiye Belediye Başkanı seçildi.

Mazbatasını alarak göreve başlayan 41 yaşındaki Ali Emrah Tekin, son seçimlerde Nazımiyelilerin büyük çoğunluğunun kendisini tercih etmesinden mutluluk duyduğunu belirterek, 'Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabi bu seçimlerin bizim açımızdan şöyle özel bir durumu var. Bir seçim olmasının ötesinde benim ve ailem için farklı bir anlam ifade ediyordu. Şöyle ki 29 yıl önce maalesef terör saldırısı sonucu yine Nazımiye Belediye Başkanlığı görevini yürüten babam şehit edilmişti. Dolaysıyla Nazımiyeli hemşehrilerimiz aradan geçen 29 yıla rağmen tekrar bu anlamda bizi destekleyerek yaşanan bu olaya verdikleri tepkiyi göstermiş oldular. Duygusal anlamda da bizim için önemli bir durumdu' dedi.



''29 yıl sonra bayrağı teslim aldık''

Babasından devraldığı görevi layıkıyla yürütmenin gayreti içinde olacağını belirten Tekin, 'Babam iyi bir insandı. Her zaman hemşehrilerinin iyiliği, güzelliği anlamında çalışmalar yürüttü. Dolasıyla biz 29 yıl sonra bu bayrağı teslim alarak aynı şekilde, babamın tavsiye verdiği şekilde bu yetkiyi hemşehrilerimizin yararına olacak şekilde kullanmaya devam edeceğiz' diye konuştu.



İlçenin küçük ve kısıtlı imkanlara sahip olduğuna vurgu yapan Başkan Tekin, 'Bugüne kadar bu kısıtlı kaynakların sebep olduğu borçlanma da söz konusu. Bunların bir şekilde çözülmesi için aday olduk. Bunların hepsinin aşılarak Nazımiyeli hemşehrilerimize daha kaliteli hizmet sunmak adına adaydık adaylığımız başkanlığa dönüştü. Dolayısıyla bütün enerjimizi bundan sonra bu anlamda harcamış olacağız. Hem kaymakamlığımız hem valiliğimizden destek alacağız inşallah. Onun dışında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden halkçı belediyecilik anlayışı doğrultusunda destek almayı bekliyoruz, umuyoruz. İlçemiz için iki kıymetli değerimiz var. Biri rahmetli Kamer Genç biri de bir önceki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. Bu iki değeri var etmiş bir ilçeyiz. Genel başkanımız Özgür Özel'in de desteğiyle ilçemizi yeniden yaşanabilir, tersine göçü sağlayabilecek bir duruma getirmek istiyoruz. Bu anlamda partimizin büyük katkı sunacağını biliyoruz. Onun özgüveni içerisindeyiz' şeklinde konuştu.

Kaçak kazı ihbarına giden ekipler yere gömülü mühimmat buldu

Van'ın İpekyolu ilçesi kırsalında define avcılarının kazı yaptığı ihbarı üzerine olay yerine giden jandarma ve emniyet personeli, yere gömülü vaziyette mühimmat ele geçirdi.
19.04.2024 09:41:00
İhlas Haber Ajansı
Kaçak kazı ihbarına giden ekipler yere gömülü mühimmat buldu
Kaçak kazı ihbarına giden ekipler yere gömülü mühimmat buldu
Edinilen bilgiye göre olay, İpekyolu ilçesine bağlı Kevenli Mahallesi kırsalında dün sabah saatlerinde gerçekleşti.

Kırsal alanda kazı yapan define avcılarının ihbarı vatandaşlar tarafından jandarma ekiplerine bildirildi.

Erek Dağı eteklerindeki alana giden jandarma ekipleri, yere gömülü vaziyete mühimmat tespit etti.

Jandarmanın ardından görevi emniyet ekipleri devraldı.

Bölgede güvenlik önlemi alan ekipler, içerisinde patlayıcı malzemenin de bulunduğu alanda çalışma başlattı.

Ekipler çalışmanın ardından kazı alanındaki mühimmatı ele geçirdi.

Bölgede kim ve kimlerin kazı yaptığı araştırılırken olaya ilişkin soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.