23 Temmuz 2001 Pazartesi 00:00
459 Okunma
Türkiye düştüğü yerden kalkacak
Türkiye\'yi karış karış dolaşan kuvay?ı milliye kadrosu Bursa\'da müthiş bir iştiyakla karşılandı. Kuvay?ı milliye kadrosuna izdiham derecesinde ilgi gösteren Bursalılar, bu kadroyu ve önderi Prof. Dr. Haydar Baş\'ı, Türkiye\'yi düştüğü yerden kaldıracak tek kadro ve tek lider olarak gördüklerini söylediler

Ülkemizin yangın yerine çevrildiği, Kurtuluş Savaşı öncesinden daha vahim şartlara sürüklendiği bir ortamda kuvay?ı milliye ruhunu yeniden ateşleyen kadro, hummalı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kuvay?ı milliye kadrosunun bu hafta sonu ilk durağı Bursa oldu. Güneydoğu\'yu karış karış dolaşan kadro, Gaziantep\'in Şehit Kamil\'i, Malatya\'nın Mustafa Hayri Öğüt Hazretleri, Şanlıurfa\'nın Dede Osman Avni Babası, Elazığ\'ın Ömer Hüdai Babası, Harput\'un evliyaları, Kahramanmaraş\'ın Sütçü İmam\'ından, onların evlatlarından, Emir Sultan\'ın, Osman Gazi\'nin torunlarına selam, muhabbet ve Türkiye\'nin geleceği için ümit dolu mesajlar getirdiler.

Uludağ\'ın eteklerinde, nezih bir mekanda, Bur~|~sa\'nın ileri gelen esnaf, sanayici, işadamı ve akademisyenlerinden oluşan seçkin topluluğa izlenimlerini aktardılar. Türkiye\'nin sürüklendiği uçurum hakkında bilgi verdiler. Kurtuluş reçetesini anlattılar. Kurtuluşun kuvay?ı milliye ruhu ile donanmış bir kadronun, Prof. Dr. Haydar Baş önderliğinde oluşturacağı bir siyasi partinin meselelere el atması ile mümkün olabileceğini söylediler. Gittikleri her yerde, kapısını çaldıkları herkesin böyle bir mesaja ne kadar susamış oldukları bilgisini sundular.

ÜLKENİN DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKMASI İÇİN GEREK ŞART

Gecenin geç saatlerine kadar süren toplantıda bir konuşma yapan eğitimci?yazar Ali Gedik, Bursa Uludağ\'da gerçekleştirilen bu toplantının tarihi bir dönüm noktasını ifade etmekte olduğunu söyledi. Gedik, Mehmet Akif\'in, \"Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır\" sözünü hatırlatarak, Bursalıları, ülkenin meselelerine sahip çıkmaya, kuvay?ı milliye ruhu ile beraber yürümeye davet etti.

İGDAŞ eski genel müdürü Fuat Şengül; yönettiği şirketleri, Prof. Dr. Haydar Baş\'ın tezleri ile nasıl hangi seviyeden hangi seviyeye getirdiğini anlattı. Yüzde 90 oranında ithal edilen ürünlerin tamamını yerli sanayi tarafından üretilir hale getirildiği hakkında bilgi verdi. Şengül, \"Bu ülke, ben düştüğüm yerden kalkacağım, diyorsa, onun tezlerine kulak vermeli, prolejelerini hayata geçirmelidir\" dedi.

Baki Bektaş; İnegöl\'de tanık olduğu, \"Amerika\'dan izin olmadan bu ülkede siyaset yapılamaz\" cümlesinden hareketle şunları söyledi:

\"1918 ve 20\'lerde de bazı insanlarımız İngiliz himayesini, bazılarımız da Amerikan mandasını istemişlerdi. Bu millet o gün kuvay?ı milliye ruhu ile ayağa kalktı. \'Hayır\' dedi ve teslim olmadı. Bugün de teslim olmayacak. Bursa\'daki bu tablo, bu milletin yarınını kendisinin belirleyeceğini, önderini tanıyacağını göstermektedir.\"

Hukukçular Cemiyeti Genel Başkanı Av. Hakan Güler, Kurtuluş savaşı döneminde olduğu gibi bugün de Türkiye\'nin geleceğine hukuki metinlerle kastedildiğini anlattı. \"O gün Mondros Mütarekesi gibi bir hukuki metinle ülke işgal edilmeye başlanmıştır\" diyen Güler, bugün durumun daha tehlikeli olduğunu belirterek Tahkim Yasası ve yabancılara toprak satışı örneklerini verdi. Güler şöyle dedi:

\"Tahkim ile milletin yargı yetkisi tenkis edildi. Karşılıklılık ve diplomatik olmak koşuluyla yabancı devletlere arazi satışı serbest bırakıldı. Bu konuda Prof. Dr. Haydar Baş, muhteşem bir yorum yaparak beni hukuk mantığına hayran bıraktı. Şunu dedi: \'Diplomatik şartla satılan toprakta senin hükümranlığını yok demektir. İtiraz ettiğin zaman da, adam, ben senin mahkemelerini tanımıyorum diyecek, Tahkim Yasası gereği uluslararası mahkemelere gidilecektir. Oralarda da kimin lehine karar verildiği malumdur.\' Adamlar şu anda hukuki metinlerle ekonomimize el koymuş durumdalar. Topraklarımıza da tahakküm etmeye başladılar. Bu cendereden çıkışın bir tek yolu vardır. O yol da kuvay?ı milliye ruhu ile donanmış bir siyasi partinin hiç vakit kaybetmeden meseleye el koymasıdır.\"

PROBLEMLERİ 24 SAATTE

ÇÖZECEK LİDER VE KADRO

Bankacılık sektöründe oynanan oyunlara dikkat çeken Ahmet Erimhan, \"Son ekonomik krizlerin arkasında yabancı bankalar var. En geç Ekim ve Kasım ayında, Türkiye\'deki bankacılık sistemi % 90?95 oranında dışarıya bağımlı hale getirilecek. Özelleştirme adı altında bankalar dışarıya satışa hazır hale getiriliyor. Bu bankaların şimdi kasaları dolduruluyor. Sonra satış olacak. Bu, mali sistemin tamamen dışarıya bağlanması demektir\" dedi. Erimhan, bir başka tehlikeye şöyle işaret etti: \"Toplumsal direncimizi bütünüyle yıkıyorlar. Ülkemize, vatanımıza karşı hassasiyetlerimiz kaybediyoruz.Maraş\'da, iki Fransız askeri başörtüsüne el uzattığı için Sütçü İmam ayağa kalktı ve savaş başladı. Kurtuluş savaşının nedeni budur. Ama bugün, \'Başörtüsü Kur\'an\'da yok\', \'Başörtüsü teferruattır\' denilebiliyor. Kimsenin benim kurtuluş savaşımı anlamsız hale getirmeye hakkı yoktur. Toplumsal direncin nasıl yıkıldığına en iyi örneklerden biri de Kıbrıs\'tır. Türkiye\'nin geleceği Kıbrıs konusunda önceleri en ufak taviz aklın ucundan geçmezdi. Ama bugün, \'verelim kurtulalım\' diyorlar. Siyasette yapılan ise \'Biz size daha iyi derviş oluruz\'dan ibaret. Mevcut siyasetçiler, \'biz size daha iyi dervişlik yaparız\', mantığıyla siyaset yapıyorlar. Ve dışardan icazet alma yarışına giriyorlar. İşte bu fotoğraf, Türkiye\'de milli bir duruşu olmazsa olmaz koşul olarak önümüze koyuyor. Eğer bunu yapmazsak Türkiye bir tünele doğru gidiyor. Tünelin ucunda da Türkiye\'yi uçurum bekliyor. Hiçbir şey olmaz, diyemeyiz. Bal gibi olur. Çünkü 100 sene önce bu ülke Hicaz\'da, Irak\'da hakimdi. Suriye, Balkanlarda etkiliydik. Buralar elimizden çıktı. Beş sene sonra bu topraklar da olmayabilir. Onun için milli duruşlu bir siyaset ortaya koyacak, kuvay?ı milliye ruhundan ateşini alacak bir kadroya, siyasi partiye ihtiyaç vardır. Bu kadro vardır ve yangın yerine dönüşen ülkenin problemlerini 24 saatte çözecek projelerle karşınızdadır.\"

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Emin Koç ise, Türkiye\'deki krizin adının manda krizi olduğunu belirterek, \"Türkiye\'nin üretim,kaynak, hukuk, tarım sıkıntısı yoktur. Bütün bu konularda sıkıntı çıkaran bir mandacı anlayış vardır. Türkiye\'nin sıkıntısı budur\" dedi. Mandacıların Kıbrıs\'ı,

Güneydoğu\'yu, Ege\'yi yabancılara vermek istediklerini söyleyen Koç, \"buna razı mısınız?\" diye sordu. Toplantıya katılanlardan \"hayır\" cevabını aldıktan sonra da çarenin kuvay?ı milliye seferberliğinde, bu seferberliği başlatan ve milletin önüne projeler koyan Prof. Dr. Haydar Baş önderliğinde bir siyasi parti oluşumunda olduğunu söyledi. Koç, ülkeyi karış karış dolaştıkları yerlerde vatandaşların da aynı şeyi seslendirdiklerine şahit olduklarını, \"hocamız ne zaman parti kuracak, siyasette bu milletin önüne ne zaman düşecek?\" şeklinde soru yağmuruna tutulduklarını ifade etti.

TAN YERİNİN AĞARMASI YAKINDIR

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Hayri Baş, Emekli Albay Ahmet Kurt, Balkan Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Mehmet Turgut\'un da birer konuşma yaptıkları toplantı sonrasında görüşlerine başvurduğumuz Bursalı esnaf, sanayici ve işadamları, tarihte her krizin bir lider doğurduğu gerçeğini hatırlattılar. \"Bu toplantı, memleketi, içine düştüğü bunalımdan, buhrandan çekip çıkaracak bir liderin ve kadrosunun ayak seslerini duyduğumuz bir toplantı oldu\" dediler.

Sanayici Akın Taşkın (48); şu tespitte bulundu: \"Tan yeri karanlığın en yoğun olduğu zamanda ağarmaktadır. Türkiye\'nin durumu aynen bu örneği yansıtıyor. Bir taraftan karanlık gittikçe kesif bir hal alırken, şafak vaktinin habercisi gelişmeler gözlüyoruz. Bana öyle geliyor ki bu şafak, bizleri aydınlatan bu kuvay?ı milliye kadrosunun bir siyasi parti kurması ve o partinin başına da Prof. Baş\'ın geçmesiyle sökecek.\"

\"Yıllardan beridir Haydar Hoca\'yı ve kadrosunu yakından izlerim. Onlara güvenirim. Bu güvenimin boşa çıkmadığını görüyorum. Yabancı odaklardan değil milletten icazet alarak, milletine dayanarak Türkiye\'nin problemlerine çözüm arama çabaları bu güvenimi daha da arttırdı\" diyen işadamı Canip Şahin ise, kurulacağını duydukları siyasi partinin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Türkiye\'nin meselelerini çözecek bu tek lider ve kadronun gecikmemesi talebinde bulundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100