14 Temmuz 2015 Salı 00:16
1699 Okunma
Türkiye karanlık bir döneme girdi
YENİ MESAJ-AFYON-SANDIKLI

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) geleneksel yaz kampını bu yıl Afyonkarahisar’da organize etti. Sandıklı ilçesinde düzenlenen ve Türkiye’nin dört bir yanından gençler ile teşkilat temsilcilerinin katıldığı kamp 3 gün sürdü. Eğitim faaliyetlerinin ön plana alındığı kampın kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. Yaklaşık 45 dakika süren konuşmasında siyasi gündemi değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye’nin ve İslam dünyasının içinde bulunduğu durumun tarihsel analizini yaptı.

Koalisyon hükümeti uzun ömürlü olmaz
Konuşmasına Türkiye siyasetinin sıcak gündemi olan koalisyon arayışı ile başlayan BTP lideri şunları söyledi: “Türkiye çok ama çok karanlık bir döneme girdi. TBMM’de bulunan partilerin bundan sonra kuracakları hükümetin ömrünün uzun olacağı kanaatinde değilim. Neden? Çünkü hiçbir partinin Türkiye meselelerine dair bir çözümü olamamıştır. İktidar olduktan sonra bunlara gökten problemlerin çözümü gelecek değil. Bunların bir şey yapmaları mümkün değil. Ne tarımda, ne hayvancılıkta ne madencilikte, ne sanayi de ne iç ve dış politikada hiçbir şey yapmaları mümkün değil.”

YSK adaleti temin edemedi
Seçim döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemi taleplerine karşı “Eğer Türkiye üniter yapısını kaybederse birliği, beraberliği kaybederiz, federasyonlara bölünürüz ve başkanlık sistemi derken darmadağın oluruz” şeklinde milleti ikaz ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Bu sonuç devletin ve milletin hayrına olmaz. Sakın ha ey milletim bu yanlışın arkasında gitmeyin’ dedik. Bizim ikazlarımızı dikkate alan insanlar oldu ama bizim oyumuzu çaldılar. Yüksek Seçim Kurulu bizim elimizi kolumuzu bağlıyor onların eline taşı veriyor ve bizi taşlıyorlar. Hâlbuki YSK adaleti tesis etmeye memur olan bir kurumdur. Ama bu görevini yapmadı. Herkes kendi adaletini temin etmeye kalkarsa Türkiye kana bulanır.”

İngilizler Hicaz bölgesini nasıl kopardı?
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasında Haçlı dünyasının İslam dünyasındaki zararlı faaliyetleri üzerine de çarpıcı açıklamalar yaptı. “Haçlı dünyası İslam dünyası ile oynayabilmek için Müslümanların yaşantılarını bozdular.” diyen BTP lideri İngilizlerin Hicaz bölgesindeki faaliyetlerini anlattı. “İslam dininde mezhepler vardır, tarikatlar vardır. Bunlar vasıtasıyla İslam yaşanır. Bunlar mezheplerin ve tarikatların içini boşalttılar. Bu işi de tarihte en sinsice yapanlar İngilizlerdir” diyen Prof. Dr. Haydar Baş şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: “Sevgili arkadaşlar ‘Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler’ adlı eserimde İslam’ın içine batıl mezhepleri soktuklarını delilleriyle tek tek ortaya koydum. Mesela Humpher denilen İngiliz ajanı, çocukluk yaşında yüzlerce kişiden oluşan bir ekiple beraber İstanbul’a gönderiliyor. Bunlar Osmanlı’nın medreselerinde, tekkelerinde, mekteplerinde eğitim görüyorlar. Mezun olduktan sonra İngiltere’ye dönüyorlar. İşte o zaman asıl görevler başlıyor. Bunları Hicaz bölgesine gönderiyorlar. Bunlar burada faaliyet gösteriyor. Birinci faaliyetleri Sünniler ile Şiilerin arasını açmak ve bunları savaştırmak. Birinci istekleri bu.”

“İslam’ın içine sahte mezhep soktular”
“İngiliz ajanları aylarca, yıllarca gayret etmelerine rağmen Sünni dünyanın da Şii dünyanın da ulemasını ikna edemediler” diyen Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti: “Sonunda pes edip İngiliz Sömürge Bakanlığına gidip ‘biz bu işi beceremiyoruz’ diye rapor veriyorlar. O zaman yeni bir taktik geliştiriyorlar ve İslam’ın içinde sahte tarikat ve mezhepler kurma kararı alıyorlar. Bu ajanlar yeniden Hicaz bölgesine dönüp mezhep kuracak insan arıyorlar. Humpher dilen şahıs Abdulvahhab’ı görüyor. Onun zeki ama kullanabilecekleri biri olduğunu tespit ediyor. Kendisini yine o bölgede görevlendirilmiş bir ajan olan Safiye isminde bir Yahudi kadınla evlendiriyorlar. Humpher itiraflarında ‘Benim etkili olamadığım durumlarda Safiye devreye giriyor ve Abdulvahhab’ı o ikna ediyordu’ diyor. Ve neticede bir batıl düzenlemesiyle birlikte hadisler, ayetler, sünneti seniyye şekil buluyor. Bunun taslağı, projesi İngiltere’de hazırlandı ve uygulama sahası da maalesef evvela Hicaz bölgesi sonra bütün İslam âlemi oldu.”

Hindistan’da İngiliz Sirhindi ittifakı
İngilizlerin Hicaz bölgesindeki sahte mezhep kurma faaliyetinin Hindistan’da sahte tarikat kurma yoluyla devreye konduğunu ifade eden BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “Babür Türk İmparatorluğu vardı orada. Çeşitli isimler altında yaklaşık 950 sene hayat süren bu imparatorluğun düzeni yine İngilizlerin Ahmet Sirhindi denilen şahsı devreye koymasıyla bozuluyor” dedi ve şunları söyledi: “Sirhindi, İngilizlerin adına saraya giriyor. Devam eden süreçte bir tarikatın temelleri atılıyor. O temelleri atanlar daha önce Gazan Hanı Halil ile beraber olanlardır. Gazan Hanı Halil malum tarikatın temelini atan şahsı baş cellat olarak kullanıyor. “

Babür İmparatorluğu’nda oynanan oyunlar
“Ahmet Sirhindi’nin Hindistan’da yaptığı işlerden bazılarını anlatım ki bugüne benzerliği var mı yok mu takdirlerinize bırakacağım” diyen BTP lideri şu örnekleri verdi: 
“Sirhindi’nin Babür İmparatoru Ekber Şah döneminde yaptıkları.
1- Dini ilahi adıyla bir din oluşturma çalışması yapılıyor.
2 - Bu din Hıristiyan misyonerlerle teşriki mesai yaparak oluşturuluyor ve misyonerler bu sayede Babür Türk İmparatorluğu’nun içine sızıyor.
3- İncil Farsçaya çevriliyor.
4- Hinduizm ve Hıristiyanlığın ayin ve sembolleri ülkenin her tarafına yayılıyor.
5- İslam dışı ayin merkezleri oluşturuluyor.
6- İslam inancına aykırı olarak Hinduizm’in gereği olmak üzere inek kesmek ve etini yemek haram ilan ediliyor.
7- Herkes istediği dine girebilsin diye batıl inançlar teşmil ediliyor.
8- Faiz serbest bırakılıyor. Tıpkı bir zamanlar Türkiye’de olduğu gibi. Biz faize karşıyız, bu haramdır diyenler iktidara geldiklerinde faizin adını nema yaptılar ve bu sistemi serbest bıraktılar.
9- Domuz etini yemek, içki ve kumar serbest bırakılıyor.

AKP döneminde dini alanda yapılan yanlışlar
“Şimdi bu yapılanları bugün Türkiye’de yapılanlarla mukayese edersek bakalım birbirine ne kadar yakınız. Ne hikmet ise hep ecnebinin oyununa gelindi, Hindistan’da da Türkiye’de de…” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye’den de şu örnekleri verdi: İşte Türkiye’de yapılanlar. 
“1- Okul kitaplarında Tevhid cümlesinden “Muhammedürrrasulullah” cümlesini çıkardılar. Yani Hz. Muhammed’siz bir Tevhid anlayışını ileri sürdüler.Halbuki İslam dininde Hz. Muhammed’siz bir Tevhid anlayışı mümkün değildir.
2- İmar Yasası değiştirilerek 70 bin kilise açtılar. Bazı kiliselerin kapısını besmele çekerek açtılar.
3- Domuz, kasaplık hayvan statüsüne alındı.
4- Zina yasal olarak suç olmaktan çıkarıldı.
5- 4 hak dinden bahsedildi. Allah katında tek din İslam’dır ayeti gizlendi.
6- Papa ile huzur duruşu adı altında ortak ibadete yönelerek Papa’nın duasına amin denildi.
7- Haçlı dünyasının safında yer alarak Müslümanlara namlu doğrultuldu. 100 binlerce Müslümanın katline sebep oldular.

Şeriat getireceğiz diyenler bugün Müslüman katlediyor
“Bugün Hıristiyan ve Yahudi ile el ele veriliyor ve Müslüman avına çıkılıyor. Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, Afganistan’da, Irak’ta ve de Suriye’de Haçlı ile Müslüman avına çıktılar” diyen Haydar Baş, “Her ne hikmet ise İslam’ı, şeriatı getireceğiz diyenler dünyanın her yerinde Müslüman avına çıktılar.
Milletimiz bunlara gereken dersi vermesi gerekirken maalesef yıllardan beri onların enjekte ettiği batıl anlayışla beraber itikadını hasta haline getirdiler. Bugün Müslüman Türk milletinin akaidi sorgulanacak duruma gelmiştir. Teslise ‘evet’ diyen bir insanın asla Müslüman olması mümkün değildir. Bu çizgileri siyasilerimiz maalesef ayaklarının altına aldı. Şimdi bunlara ders vermeye var mısınız? Bu kadar İslam dünyasını haçlılar bile yapamadı” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100