Bu haber kez okundu.

Türkiye oyunu sahnede

Fransa, AB müzakerelerinin Türkiye için hayati önem taşıyacak başlıklarına veto sinyalini verdi. Bu senaryonun amacı Türkiye'yi imtiyazlı ortaklığa sürüklemek.

~|~

Fransa bizi AB üyeliğine taşıyacak müzakere sürecinin önünü kesmek ve Türkiye'yi tam üyelik dışında bir statüye razı etmek için düşündüğü senaryoyu uygulamaya başladı. Bu, epeyi zamandır Fransız bürokrasisinde dillendirilen 'Türkiye ile kurumlar hariç herşey konuşulur' yaklaşımının hayata geçirilmesi... Yani AB?Türkiye ilişkisi karar mekanizmasını kapsamamasıdır.

Şu sıra Türkiye'nin önünde müzakere aşamasına gelmiş bulunan üç başlık vardı. 'Mali kontrol', 'İstatistikler' ve 'Ekonomik parasal politika'. Fransa birkaç haftadır son başlığın açılmasına razı olmadığını değişik kanallardan belirtiyor. Nedeni, bu ve benzeri bazı başlıkların ancak üye olabilme ehliyetine (vocation sözcüğünü kullanıyorlar) sahip olan aday ülkelerce müzakere edilmesi gerektiği. Türkiye'yi, tam üye olma ehliyetine sahip olmayan bir aday olarak gördüğü için bu engellemeyi yapmış bulunuyor. Örneğin Hırvatistan bu başlıkta müzakereye başladı.

Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, Fransa'nın tüm başlıkların açılmasını engellemediği. 5 başlığın 'tam üye olacaklar' kategorisine girdiği ve müzakere edilmelerinin söz konusu olmadığını, geriye kalan 30 başlığın ise açılabileceğini düşünüyor. Bu yaklaşımın ardında 'ayrıcalıklı ortaklık' var. Nitekim başlıkların çoğu karar mekanizmaları dışında kalan ve bir anlamda suya sabuna dokunmayan başlıklar. Kimisine, örneğin Bilim ve Araştırma başlığının özünü teşkil eden Çerçeve Program'a İsrail gibi hiçbir zaman üye olmayacak ülkeler dahi katılıyor. Ayrıca 'gümrük birliği' vasıtasıyla Türkiye önemli başlıkları şimdiden uyguluyor ama bu başlıklarla ilgili, örneğin 'Rekabet politikası' başlığını ilgilendiren kararların alındığı mekanizmalara dahil değil. Fransa bu aynı mantığın 30 başlığa uygulanabileceğini düşünüyor. 'Onlar ortak, biz pazar' deyişindeki gibi.

Komisyon yetkilileri 'Üyelere biraz zaman gerekiyor' diyerek, Ankara'da da dönem başkanı Almanya'nın büyükelçisi de 'Açılmayan başlık 1 Temmuz'da başlayacak Portekiz dönem başkanlığına kaldı' yollu bir beyanla vaziyeti kurtarmaya ve müzekerenin devam ettiğini vurgulamaya çalıştılar. Sanki Fransa'nın tavrı değişecekmiş gibi...

Fransa'nın tavrının değişmeyeceğinin en iyi göstergesi sözkonusu başlığın açılmasını engelleme operasyonunu Türkiye'nin içinde bulunduğu şu nazik dönemde yapma cüretini göstermesi. Bir nevi 'inceldiği yerden kopsun'mantığı. Fransa'nın bu hasmane tutumu "müzakereler sürüyor", "ilerde bakarız", "olur böyle şeyler", "AB inişli çıkışlı yoldur" gibi ifadelerle geçiştirilemiyecek kadar ciddidir. Genişleme çalışma grubu toplantısında Estonya, Finlandiya, İsveç, Polonya gibi ülkeler Türkiye lehinde çıkışlar yapmış, ancak bir tek üyenin olumsuz tavrının dahi yettiği kararı terse çevirememişlerdir. Fransa büyük ihtimalle Almanya ile Aralık'ta "Türkiye ile nasıl ve nereye gidiyoruz" sorusunu gündeme taşıyacak. Önümüzdeki ayları her kurum, kuruluş, örgüt, makam, ilişki seviyesinde çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

SARKOZY TÜRKİYE İLE İLGİLİ HANGİ BAŞLIKLARI ENGELLEYECEK?
1? Kurumlar
2? Bölgesel Politika
3? Kişilerin Serbest Dolaşımı
4? Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
5? Ekonomi ve Para Politikası (Engellendi)
6? Tarım (Muhtemel)

Cengiz Aktar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100