Bu haber kez okundu.

Türkiye yok olma sürecinde
YENİ MESAJ - ANKARA
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ata Selçuk Türkiye'nin gündemi üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasında liberal ekonomilerde insanların üç ana gurupta toplandığını ifade eden Prof. Dr. Ata Selçuk, bunları “refah içinde yaşayanlar, sefalet içinde hayatlarını sürdürenler ve bu ikisi arasında kalanlar” şeklinde ortaya koydu. Bu arada kalanlara “orta direk” adı verildiğini söyleyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ata Selçuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu grup demokrasilerde devletin kaderini belirleyen vatandaşlardır. Genellikle zengin grup içinden iktidarlara talip olanlar, seçim arefesinde, siyaset diye tanımlanan, her türlü yalan dolan ve rakiplerine iftiradan oluşan, konuşmalarla, yapamayacakları halde verdikleri sözlerle, hatta dışa bağımlı desteklerle iktidara gelmektedirler. Seçime bir parti ile girebilmek için dahi, kaynak harcamak mecburiyetindedirler. Seçilenlerin çoğunun ilk işi de, kaybettiklerini, meşru veya gayri meşru yollardan kat kat geri alabilme çabaları olmaktadır. İktidarlar içten ve dıştan destek almaları nedeni ile kendilerini destekleyen zenginleri ve kendi yakınlarını daha zengin yapma gayretinde olmuşlar, GSMH'yı bu ellerde toplamışlardır. Bu nedenle fakir halkın daha da fakirleşmesine sebep olmuşlardır. Dış güçlere vermiş oldukları ülkenin geleceği ile ilgili tavizlerin haddi hesabı yoktur.”

Prof. Dr. Haydar Baş büyük ufuklar açtı
Bütün bu olumsuzlukları ve sonuçta ülkemizin elden gideceği gerçeğini yirmi sene önce gören Prof. Dr. Haydar Baş, Kuva-i Milliye mitingleri ile her vilayette, halkımızı gelecekteki tehditlere karşı uyarmış ve ülkenin kurtuluşunun yollarını gösterme çabalarını hiç bir karşılık beklemeden yıllarca sürdürmüştür.  Bağımsız Türkiye Partisi'ni on sene önce kurarak Milli Ekonomi Modeli Projesi'ni ve buna dayalı Sosyal Devlet Projesi'ni halkına ve tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu model pek çok ülkede kısmi olarak uygulama görmüş ve bu kısıtlı uygulamalar dahi o ülkelerde büyük ufuklar açmıştır. Bu model bağımsız, laik, demokratik bir ülkenin halkını öz kaynaklarını kullanarak zengin fertler haline getirme projesidir. Açlık-yoksulluk diye bir kavram olmayacaktır. Çalışan daha zengin, çalışmayan da zengin olarak hiç kimseye muhtaç olmadan yaşayacaktır. Bunu sağlayacak olan, ülkemizin yer altı ve yer üstü kaynaklarının devlet ve millet ortaklığı ile işletilerek, Milli Ekonomi Modeli'nin adaletli paylaşım ilkesinin, sosyal devlete uygulanmasıdır.

Türkiye esir durumda
“Şu an ekonomisi sadece vergilere dayanan, en az 800 milyar dolar borçla tefeci Batının eline esir olan, sürdürülebilir borçla ve borç karşılığı tavizlerle yok olma yolunda bir ülkeyiz” şeklinde konuşan Prof. Dr. Ata Selçuk, “MEM'de adil bir vergi sistemi ve işlenmemiş hali ile 4 katrilyon değerinde olan yeraltı ve yer üstü kaynaklarının devreye konulması öneriliyor. Üretimlere karşılık emisyonunu milli parası ile arttırıp halkına adil şekilde dağıtan, böylece tüketimi destekleyerek üretimi artıran, zengin halkı olan örnek bir ülke olacaktır. Unutulmayacak bir kural: Nasılsanız öyle yönetilirsiniz. Bu nedenle derin derin düşünüp aslımıza dönmemiz şarttır” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100