Bu haber kez okundu.

Türkiye'nin geleceği turizmde

Turizmin Türkiye'nin geleceğinde yaşamsal önem taşıyan bir sektör özelliği taşıdığına dikkat çeken TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Türkiye ekonomisinin gelişimine, istihdama etkisine ve ihracat rakamları içindeki yerine ait göstergelerin bu gerçeği açıkça teyid ettiğini söyledi.

*Acentalar KOBİ kapsamına alınmalı

Türkiye turizminin dünyada dikkati çeken bir gelişim göstermesine rağmen olağanüstü çeşitlilikteki çok yüksek ülke potansiyelinin büyük bir kısmının değerlendirilmemiş olduğuna işaret eden Başaran Ulusoy, istenen düzeye ulaşmak için seyahat acentalarının mutlaka KOBİ kapsamına alınması gerektiğini belirtti.

*18 Mart'ta Çanakkale'deyiz

Ulusoy'un başkanı olduğu TÜRSAB, turizme sadece ekonomik boyuttan bakmıyor. Sosyal boyutu da ihmal etmiyor. Bu çerçevede tarih ve kimlik şuuruna katkı için 2000 öğrenciyi 18 Mart'ta Çanakkale'ye götürecek olan TÜRSAB'ın Başkanı Ulusoy; "Bu yıl 18 Mart'ta yine Çanakkale'deyiz. Gelenek haline gelen bu faaliyetlerimizi, Kurtuluş Savaşımızın önemli olaylarının cereyan ettiği Samsun, Sivas, Erzurum gibi tarihî mekan ve yerlerde de devam ettireceğiz" dedi. Teşbihte hata olmaz. Medyanın, demokrasilerde yasama, yürütme, yargı erklerinden sonra dördüncü kuvvet olarak telakki edildiği, bazen de birinci sırada algılandığı gibi turizm sektörünün de tarım, sanayi, ticaret gibi ekonomik faaliyetler içerisinde çok önemli bir yer işgal ettiği aşikârdır. Özellikle yeraltı, yerüstü kaynakları, tarihî ve kültürel birikimi, coğrafi yapısı, stratejik konumu, insanının inanç sistemi ve değer yargıları, örf, adet, gelenekleri ile dünyada eşine ender rastlanan, belki de bir eşi daha bulunmayan bir ülke kimliği taşıyan Türkiye için turizmin hayatî önem taşıdığına bile dikkat çekiliyor. Bu görüşü beyan edenlerden biri de 28 Eylül 1972'de yürürlüğe giren 1618 Sayılı Yasa gereği kurulan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy. 1949 yılında Trabzon Of'ta doğan Başaran Ulusoy, 1970'de İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Turizm sektöründen önce inşaatçılık, müteahhitlik, taşımacılık, ulaşım, sigortacılık gibi bir dizi alanda faaliyet gösteren Ulusoy, 1981 yılında TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. 1991?1993 döneminde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine gelen Başaran Ulusoy, 3 dönem aradan sonra 1999'da yeniden başkan oldu. Halen bu görevini sürdürmekte olan Başaran Ulusoy ile turizmi konuştuk. ~|~ Tsunami felaketi için gittiğiniz Güney Asya'da yaptığınız bir açıklama medyaya yansıdı. "Bizdeki turizm kalitesi dünyanın her yeri ile çok rahat rekabet eder. Dünyanın tüm ülkelerinde tanıtıma girmemiz gerek. Türkiye, turizmin BM'si gibi. İyon, Hitit, Frigya, Roma/Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıkları bizden geçmiş" diyorsunuz. Ayrıca Türkiye dört mevsimin yaşandığı ender ülkelerden biri. Denizi, dağı, doğası, kültürel boyutu, insanının misafirperverliği gibi çok şeyi var. Peki buna rağmen biz bu potansiyeli yeterince değerlendirebiliyor muyuz? Değerlendiremiyorsak neden?

Başaran Ulusoy? Gerçekten Türkiye, dünyanın her yeri ile rekabet edebilsek çok yüksek potansiyele sahip, turizm alanında en şanslı ülkelerden biridir. "Bu potansiyeli yeterince değerlendirebiliyor muyuz?" şeklindeki sorunuzla ilgili olarak "bardağın dolu ve boş taraflarını" görmek gerekir. Aksi halde haksızlık ederiz.

Çok yüksek potansiyelin büyük kısmı değerlendirilmemiş durumda

Türkiye turizmi son yirmi yıldır son derece başarılı, dünyada da dikkati çeken bir gelişim göstermiştir. Ancak Türkiye'nin sahip olduğu olağanüstü çeşitlilikteki bu çok yüksek potansiyelinin henüz büyük bir kısmı değerlendirilmemiştir. Biz dünya turizminde en üst noktalara tırmanma doğrultusunda, en ileri hedeflere ulaşmayı amaçlıyoruz. Bugünkünden çok daha ileri amaç ve hedeflere ulaşabilmek için turizm alanında, öncelikli sektör olarak gerek sektörün gelişimi ve gerekse tanıtım için imkanların daha geniş olarak seferber edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

n Turizm sektörü Türkiye için "stratejik" bir sektör müdür? Eğer stratejik sektör ise bu stratejiklik dikkate alınarak oluşturulmuş bir turizm stratejimiz var mı?

Ulusoy? Turizm, Türkiye ekonomisinde, gelişiminde, istihdamda bugün çok önemli noktada bulunan ve Türkiye'nin geleceğinde yaşamsal önem taşıyan sektördür. Turizmin ekonomik etkisi, ihracat içindeki yeri, istihdam etkisi v.s. olumlu etkilerine ilişkin göstergeler bunu açıkça teyid etmektedir.

Biliyorsunuz sektörlerle ilgili hedef, strateji ve uygulama araçlarını içeren resmi dökümanlar Beş Yıllık Kalkınma Planları, yıllık programlar, yatırım programları ve tedbirleridir. Yine muhtemelen bildiğiniz gibi 59. Hükümetin Turizm Politika ve Hedefleri Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Ocak 2004 tarihinde İstanbul'da yaptıkları basın toplantısında açıklanmış ve dağıtılmıştı. Birliğimizce ayrıca, kısa ve orta vadeli amaç ve hedef, strateji ve araçları içeren, zaman ve mekan boyutunu içeren; ne zaman, nerede yapılacağını gösteren bir plan ve programın hayata geçirilmesinde yarar görülmektedir.

Seyahat acentaları KOBİ kapsamına alınmalı

n Birinci soruya temel teşkil eden açıklamanızda da değindiğiniz "tanıtım" ve "rekabet" konusunda devletin yapması gerekenler nelerdir?

Ulusoy? Son yıllarda, eskiye oranla bir hayli arttırılmış olan kaynaklarla bir turizm destinasyonu olarak ülke tanıtımının etkin şekilde yürütüldüğünü düşünüyoruz. Ancak turizmde ürün ve pazarlarımızın çeşitlendirilmesi politikası çerçevesinde, global ölçekte ve Türkiye turizmi açısından potansiyel gösteren öncelikli pazarlarda etkin bir tanıtım faaliyetinin gerçekleştirilebilmesi için, tanıtım ve pazarlamaya ayrılan kaynakların arttırılması gerekir. Bu bağlamda seyahat acentalarımızın pazarlama faaliyetlerinin de desteklenmesi, KOBİ kapsamına alınması, ihracat teşviklerinden tam olarak yararlandırılmaları gerektiği görüşündeyiz.

n Turizm organizasyonlarında Türk seyahat acentalarının geldiği nokta nedir?

Ulusoy? Seyahat acentalarımız, uzun bir gelişim sürecinde, zaman zaman kriz boyutuna varan faktörlerle de mücadele ederek, değerli bir birikim ve tecrübe düzeyine gelmişlerdir. Acentalarımız uluslararası alanda verdikleri hizmetlerle başarılı bir rekabet sürdürmekte olup her türlü tur operasyonu ve seyahat acentacılığı hizmetini, kaliteli olarak sağlayabilmektedirler.

n Türkiye, turisti ağırlamada eleman ve tesis açısından yeterli kapasiteye ulaştı mı?

Ulusoy? Ülkemiz bugün, uluslararası alanda kolaylıkla rekabet eden bir turizm endüstrisine sahiptir; hatta bu konuda bir kısım rakiplerimize göre avantajlı durumdadır. Mevcut tesisler halen her türlü talebi karşılayacak kapasiteye sahiptir; ancak tabiatıyla bu kapasitenin ilerideki talep artışını karşılayacak şekilde geliştirilmesi gerekmektedir. Personel niteliği ve eğitimine daha da fazla önem vermemiz gerekiyor. Bu bağlamda, bildiğiniz gibi Birliğimizce de turizm eğitimine büyük önem verilmekte olup ilk olarak "Özel TÜRSAB İstanbul Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi"ni açtık, eğitim faaliyeti devam etmektedir.

Çözüm bekleyen sorunlar

n Bir gazeteci gözüyle baktığımızda görebildiğimiz kadarıyla tesis var, eleman var, organizasyon var, Türkiye'nin görülmeye değer potansiyeli biliniyor. Buna rağmen turizm pastasından aldığımız pay yeterli mi?

Ulusoy? Bu sorunuzun cevabını birinci sorunuzda verdiğim cevap içeriyor.

n Turizm sektörünün çözülmesi gereken en önemli sorunu nedir? "Üzerimizden acilen kaldırılması gerekir" dediğiniz bir yük var mı?

Ulusoy? Turizm sektörü, yaşamın her alanı ile ilgilidir. Bu nedenle genel olarak sektörün sorunları yaşamın bütün alanları ile ilgilidir. Turizm değerlerimizin korunması, çevre sorunları, alt yapı iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, trafik, turizm alanlarında düzensiz yapılaşmanın, çarpık kentleşmenin önlenmesi ilk bakışta sayabileceğimiz önemli konular arasındadır. Sık sık krizlerle karşılaşan sektörümüzün, acentalarımızın güçlendirilmeleri, ülke tanıtımı ile ilgili imkanların arttırılması önem taşıyan diğer noktalardır. Bunları kuşkusuz çoğaltmak mümkündür. Ancak bu konuların bir çoğuna çözüm getirilmesi de bir süreç meselesidir.

Irak savaşı krizin eşiğine getirdi

n Türkiye'nin yakın çevresinde cereyan eden Irak'taki işgal türü olaylar turizmi nasıl etkiliyor? Bu tür olaylarda Türkiye nasıl bir tavır takınmalı ki sektör menfi yönde etkilenmesin?

Ulusoy? Turizm olumsuz faktörlere karşı en hassas sektördür. Savaş, terör, doğal afetler, tehlikeli ve salgın hastalık riskleri turizmi bir anda etkileyen faktörlerdir. Irak savaşı da ülkemizi bir krizin eşiğine getirmiş, ancak bu kriz çabalarımızla atlatılarak ülkemiz turizmi hızla toparlanmış ve hatta yıl sonunda, savaştan önceki beklentilerimizin altında kalmakla beraber % 5 oranında bir artış kaydedilmiştir.

Bu tür olaylardan turizmin etkilenmemesi mümkün değildir. Bu gibi durumlarda etkilerin asgari düzeye indirilmesi için "kriz yönetimi" teknikleri uygulanır. Biz de geçmiş durumlarda bu yönde çaba gösterdik, mücadele ettik. Sonuçlar da oldukça yararlı olmuştur.

18 Mart'ta yine Çanakkale'deyiz

n 17?19 Mart 2005 tarihlerinde TÜRSAB olarak Çanakkale'ye 2000 öğrenci ve 48 öğretmen götüreceksiniz. Maliyeti siz karşılayacaksınız. Tsunami felaketine de duyarsız kalmayıp hem maddi yardımda bulundunuz hem de bizzat o bölgeye gittiniz. TÜRSAB olarak daha başka bu tür, toplumda "sosyal faaliyet" olarak algılanan faaliyetleriniz var mı?

Ulusoy? Bu yıl 18 Mart'ta yine Çanakkale'deyiz. Gelenek haline gelen bu faaliyetlerimizi, Kurtuluş Savaşımızın önemli olaylarının cereyan ettiği Samsun, Sivas, Erzurum gibi tarihî mekan ve yerlerde de devam ettireceğiz. Büyük acılara neden olan Tsunami felaketine elbette duyarsız kalamazdık. Bu gibi durumlarda yardıma koşmak bir insanlık borcudur ve insanlık erdeminin gereğidir. Bunların dışında bir meslek birliği olarak, acentalık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve doğrultusunda, ülke turizminin geliştirilmesi yönündeki her faaliyetin gerisinde ekonomik, sosyal veya işsizliğe çare bulmak gibi sosyo?ekonomik amaçlar vardır. Ayrıca TÜRSAB olarak tabiî bireysel düzeyde ihtiyaç sahiplerine, öğrenime yardım gibi, burada ayrıntılarını vermekte isabet görmediğim sosyal yardım faaliyetlerimiz vardır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100