15 Şubat 2007 Perşembe 00:00
284 Okunma
Türkiye'nin Kuzey Irak politikası nedir?
Putin, ABD odaklı tek kutuplu siyasetin sona erdiğini ilan etti. Çin, Angola'ya kredi açarak, IMF'nin kapısından döndürdü. Meral Tamer yazıyor ~|~

ABD'nin "Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasal birliğinden yanayız" sözünün giderek "boş laf"a dönüştüğü bir süreçten geçiyoruz.
ABD, Irak'ta zor durumda. Ülke kaos içinde. ABD işgalinden bu yana Bağdat'tan kopan Kuzey Irak yönetimi ve Kürtler dışında bir desteği yok.
ABD işgaline destek olan Kürt yönetimi, ABD'nin en çok "koruyup?kolladığı" bir konumda. Adı konmamış bir "bağımsızlık" içinde hareket ettiği açıkça görülüyor.

ABD'nin isteği
ABD'nin ne istediği belli. Parçalanmanın hızlanması halinde Kuzey Irak'a yaslanmak. İster kâğıt üzerinde Bağdat'a bağlıymış gibi görünsün, ister bağımsızlık ilan etsin, ABD'nin destek noktası Kuzey Irak olacaktır. Bu, bölgede ABD'nin tek stratejik ortağı İsrail için de geçerlidir.
ABD, bu sorunda Türkiye'nin Kuzey Irak Kürt Yönetimi'ni muhatap almasını istiyor. Bu da belli.
Mesut Barzani'nin yüksek perdeden konuşmasının nedeni de arkasında ABD'nin bulunması. Barzani, ABD'ye dayanarak Türkiye ile eşit düzeyde muhatap olmak istiyor.

Kürtlerin amacı

Kürtlerin ne istediği konusunda da her şey açık. Kürtler, Irak'ın tamamını uzun süre yönetemeyeceklerini biliyorlar. Nihai amaçları, Irak'tan kopmak ve bağımsız Kürt devletini ilan etmek. ABD'nin Irak'ı işgali ve sonrasındaki sürecin kendilerine bu yönde tarihi bir fırsat sunduğunu düşünüyorlar.
Türkiye'nin şimdiden kendilerini muhatap almalarını ve siyasi varlıklarını kabul etmesini talep ediyorlar.
Talabani ve Barzani'nin Türkiye'ye gelmek istedikleri ama olumlu yanıt alamadıkları belirtiliyor. Son olarak Barzani'nin böyle bir niyet taşıdığı ve nabız yokladığı haberleri geldi, hatta olumlu bir karşılık bulduğu da söylendi, ancak Ankara'daki resmi makamlar bunu doğrulamadı.

Türkiye ne istiyor?
ABD ve Kürt yönetiminin ne istediği açık olmasına karşın Türkiye'nin Kuzey Irak politikası net değil. Türkiye'nin Kuzey Irak politikası nedir?
Kürt siyasi varlığını, giderek bağımsız Kürt devletini tanımaya mı hazırlanıyor? Böyle bir gelişmeyi, "ekonomik ve siyasi" yakınlık kurarak mı karşılamaya hazırlanıyor? Aksine bunu kırmızı çizgi olarak mı görüyor? Türkiye, Kerkük sorununu PKK kadar önemli bir sorun olarak görüyor mu? Yoksa ABD ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin, PKK'yı baskılaması karşısında Kerkük'le ilgili çekincelerinden vazgeçmeyi düşünüyor mu?

Tutum farkı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Talabani'yi kabul etmediği biliniyor. Barzani'yi ise hiç dikkate almadığı sır değil.
Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Edip Başer, yararlı olacaksa Barzani'yle de görüşebileceğini söylüyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, ABD yolunda, "Hasmane konuşuyorlar, bu şekilde konuşmak mümkün mü?" diyor.
Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, Kuzey Irak'taki Kürtlerin, Türkmenler kadar kardeşimiz oldukları mesajını sık sık veriyorlar.
MİT'in Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'yle temas kurmakta sakınca görmediği, Barzani'yle görüştüğü de biliniyor.
Bu tablo karşısında Türkiye'nin Kuzey Irak'la ilgili ortak ve netleşmiş bir politikası olduğunu söylemek çok zor...

Fikret Bila
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100