01 Mayıs 2004 Cumartesi 00:00
373 Okunma
Türkiye'nin talihsizliği

Batının bir takım vaadlerle Türkiye'yi oyalamakta olduğunun Kıbrıs'taki referandum sonrası gelişmelerde bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "bazı siyasi ve aydın çevrelerin, sonu gelmez bu uzun vaadlerin peşine takılmaları, ülkemiz ve milletimiz adına gerçekten büyük talihsizliktir" dedi

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Kıbrıs'taki referandum sonrasında Batının ortaya koyduğu tavrıyla nasıl bir yüz taşıdığını bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekerek, Batı vaadleri peşinde koşan bazı aydın ve siyasilerin varlığının esefle karşılanması gerektiğine işaret etti.
Batının ipe unserme politikası
Fransa ve Almanya Avrupa'nın lokomotif ülkeleri olup, AB'nin yönlendirilmesinde ve önemli kararların alınmasında bu iki ülke hep başrolde bulunduğuna dikkat çeken BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Başbakan Erdoğan'ın~|~ Almanya gezisinde Alman Başbakanının dile getirdiği "ılımlı ve radikal olmayan İslam" sözlerini, şimdi de Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın Türkiye ve İslam dini hakkındaki sözlerinin takip ettiğini belirterek şöyle konuştu: "Zaten başta ABD olmak üzere bütün Avrupa ülkelerinin 'Türkiye ve İslam' hakkındaki düşünceleri, tarihten bugüne bütün çıplaklığı ile bilinmektedir. Ancak milletimizi üzen asıl mesele; batının en etkin ve yetkili liderlerinin bir sürü gönül alıcı iltifat ve vaadlerden sonra 'ipe un serme' politikalarını, bizim siyasi ve aydınlarımızın bir türlü anlamak istememesidir. Bu iki gerçeği yan yana koyduğumuz zaman; bir tarafta dini ve tarihi değerleri ile kendi ilkelerini dünyaya kabul ettirmeye çalışan batı... Bir taraftan da bu batıya kendisini kabul ettirmek için milli, dini ve tarihi değerlerinden taviz üstüne taviz vermekten başka bir politikası olmayan, bir avuç siyaset ve aydın kesimi..."
"Uzun vade"li oyalama taktiği
Kıbrıs'taki referandumda Rum tarafının "hayır" demesi ile ortaya çıkan suni tabloda bir takım vaadlerin ortaya atıldığını gördüklerini, hemen ardından da yetkililerin "KKTC'yi tanımamız söz konusu değil" dediklerini hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Şimdi de Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, bir takım gönül alıcı ve oyalayıcı sözlerden sonra, 'Türkiye'yi ancak uzun vadeden sonra müzakere masasına alabiliriz' dedi. İşte bütün niyet ve maksat bu 'uzun vadede' yatıyor. Yani her türlü tavizi almak, bölmek ve parçalamak için sadece oyalamak... Chirac yaptığı konuşmada, Türkiye'nin etnik ve dini yapısını kendisine göre değerlendirdikten sonra 'insan hakları ihlallerini' eklemekten vazgeçemiyor. İkide bir 'insan hakları ihlallerini' önümüze koyan batının, dün olduğu gibi bugün de sicilinin çok karanlık olduğunu bilmeyen kaldı mı? Türk milleti batının hiçbir vaadine inanmazken, bazı siyasi ve aydın çevrelerin, sonu gelmez bu uzun vaadlerin peşine takılmaları, ülkemiz ve milletimiz adına gerçekten büyük talihsizliktir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100