Bu haber kez okundu.

Türkiye’nin tek şansı kaldı: Haydar Hoca

RECEP BAHAR / BURSA
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 30 Mart’ta yapılacak Yerel Yönetimler Seçimleri çerçevesinde ilk mitingini Bursa Mudanya’da Mütareke Meydanı’nda düzenledi. Havanın yağışlı olmasına rağmen on binlerce Bursalı mitinge katılarak, ‘Bağımsız Türkiye’ sloganı attı. Prof. Dr. Baş, yaklaşık 80 dakika süren konuşmasını, “30 Mart’ta patlama yapmaya hazır mısınız? Şevket Başkanı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçecek misiniz? 2015’te da Haydar Hocanızı Başbakan olarak Meclise gönderecek misiniz? Çalışmaya var mısınız” ifadeleriyle tamamladı. Meydanı dolduran kalabalık kitle bu çağrılara ‘Evet’ diyerek cevap verdi. BTP Genel Başkanı mitingde yaptığı konuşmada şu hususlar üzerinde durdu:

Türkiye’yi ayağa kaldıralım
Yerel seçimlerde Türk Milletini iktidar edelim. Mütareke Meydanı bağımsızlığın merkezi... Mütarekenin yapıldığı bina burası... Biz bu binanın önündeyiz. Burada büyük Türk milletinin devleti resmen ilan edildi ve Osmanlı’nın ilgası burada başladı. Yunanı denize biz buradan döktük. Türkiye Cumhuriyeti Devleti henüz daha hayat bulmazken, onu hayata biz burada kavuşturduk. Onun için burası çok mühim bir coğrafya... Geliniz o günün şartlarıyla bugün Bağımsız Türkiye Partisi’yle Türkiye’yi ayağa kaldıralım.

Duma’daki devrimi görmediler
Dinlenme hadisesi çıktı... Dinleniyormuşuz... Benim de resmimi koydular gazetelere. Güzel de ben o basına bakıyorum. Ben Türk tarihinde, Avrupa tarihinde, Uzakdoğu ve Orta Asya tarihlerinde olmayan bir devrim yaptım. Tek başına yaptım bunu... Ne bu? Bağımsız Milli Ekonomi Modeli’ni Rusya Parlamentosu Duma’da tam 5 saat müdafaa yaptım. Yeminle konuşuyorum, ben bu işi çok iyi biliyorum. Dünyada bu işi bilen ‘tek adamım.’ Mübalağa etmiyorum, getirin hepsini tek tek hesaplaşalım. Hiç bir şey bilmezler...

Bunların formülleri kötü
Şu anda cebimizde olan Türk Lirası bize ait değil... Hazineye sendikasyon kredileri ile dolar, euro alıp koyduk, bunun karşılığında TL bastık... Ekonomi dilinde emisyonu o nispette arttırıyoruz, oysa para bize ait değil! Kime ait? Hazine’de kimin parası varsa para ona ait... Bu paranın bize ait olması için ne yapmalıyız? Her milletin bir yıl içinde kazandığı geliri vardır. Buna Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) denir. Türkiye’nin şu anki GSMH’si 1.5 trilyon TL’dir. Bunun karşılığında her yıl 600 milyar TL piyasaya girmelidir. Şu anda piyasada olan para 30-40 milyar TL. Bu piyasada iş olur mu? Herkes istediğini alabilir mi? Yapamaz... Millet ne kazanırsa kazansın, formül kötü... Bunlar bu işi bilmiyor. Ben size ne demiştim: Vatandaşlık maaşı vereceğim. Annelerime, kızlarıma, gelinlerime, gençlerime maaş, okuyan öğrencilerimize burs, konut kredisi vereceğim. ‘Atma’ dediler... Atıyor muyum?  Türkiye’de 35 yıldır alın terimizin karşılığı olan parayı siyasilerimiz cebimize koymuyor. Oysa şimdi kazandıkça borçlanıyoruz. Böyle ters mantık olur mu? Buna son vermeye var mısınız? Bunlar bir şeyden anlamaz. Bunlar kavgadan, üçkâğıtçılıktan anlar. Rusya bana ‘seninle istediğin ticareti yapalım’ diye anlaşma teklifi gönderdi. Bunlar yapabilir mi? Ben şimdi Meclisin dışındayım ama bunları yapıyorum.

24 saatte düzeltiriz
İlk defa söylediğimiz zaman ‘Vay, Hoca 24 saatte bu işi düzeltecekmiş’... Vallahi de düzeltirim, billahi de düzeltirim. Türkiye’nin bir tek şansı kaldı: Haydar Hocanız. Var mısınız onu iktidar yapmaya? Bunlar benim ilmimin zekâtı etmez... Onun için gelin şu partileri bir-iki dönem bırakalım. İstirahata çekilsinler... Zannediyorsunuz Sayın Bahçeli, Erdoğan’dan çok mu farklı? 

Türkoğlu Türk, ABD’den korkmaz

Bana siz Türkiye’yi teslim edin, bir yılda Avrupa’yı geçeriz. Avrupa ne ki? Ben Avrupa’da çok ciddi çalışmalar yaptım. ABD’ye de gittim... Baktım ki o da sıfır! ABD’nin caddeleri çok geniş, evleri çok rahat... Türkiye’ye geldiğimde bana ‘ne gördün’ dediler. Dedim ki, ‘Proje hırsızlıları gördüm. Benim projemi çalıyor, senin projeni çalıyor, kendisine aitmiş gibi dünyaya pazarlıyor. Şimdi Haydar Hoca, ABD’den korkacak! Ben Türkoğlu Türk’üm. Ben Oğuz boylarından geliyorum. Sayın Başbakan bir defa “Türk’üm” demedi. Derse ağzında deprem olur!

Huzur içinde tek yürek olmalıyız

Cemaat-AK Partisi kavgası beni de derinden yaraladı. Niye? Çünkü Hocamız bir tane. Türkiye’ye gelirse ayaklarına çamur bulaşır. Ayakları çamurlanmasın diye Pensilvanya’da kalıyor, ayaklarını leğende suda tutuyor. Ben onu hoş görüyorum. Ama bu kavganın temelinde ne var? Bu arkadaşlarım devleti, orduyu hallettiler mi? Sıra nereye geldi? Menfaat paylaşımına sıra geldi, kavga başladı. Millete sıra daha sonra gelecek... Dershanelerine dokulunca Sayın Hocamız ‘hop’ diye fırladı. Dershanelerin yıllık 5 milyar TL geliri var. Biz de zannediyorduk Hocamız ‘dua kazanmak’ için milletin çocuklarını burada okutuyor. Sayın Başbakanımız, ‘“Hocamız Türkiye’ye gelsin” diyor. Ama Başbakan çok geç kaldı. Onu ben diyorum: “Sayın Hocam, lütfen Türkiye’ye gel, seni ben vallahi de billahi de Amerika’dan daha rahat yaşatacağım. Endişe etme, senin yakana hiç kimse yapışamaz. Seni ben koruma altına alacağım.” Nedir bu dedikodu, fitne... Bıktık yahu? Biri bir taraf çeker, öteki bir tarafa... Milletimiz bir bilek, bir yürek olmadıktan sonra bize huzur yoktur. Bunu iyi bilelim. Sağı solu, önü arkası, hocası hacısı, sivili askeri, devleti milleti bir bilek, bir yürek olacağız. Hesap sorma şuuruyla değil, ikna edip kazanma siyasetiyle Bağımsız Türkiye Partisi ortaya bir siyaset koyacaktır. Milletin yakasına yapışmayacak. Biz vergi memuru değiliz.

 

Onlar beni hiç dinlememiş!

Ayakkabı kutularında şu kadar para çıktı. Sen bunu niye adli bir vaka olarak soruşturmaya tabi tutmuyorsun! Kendine güvenen adam bunlardan korkar mı? Yalan, iftira, dedikodu de, hodri meydan de! Sayın Başbakan oğluna telefon açıyor. 30 milyon Euro kalmış... Dağıtmış, bu kadar kalmış. Buna da bir şey demiyorum. Diyor ki, vay hainler, bana iftira ettiniz! Ama sen niçin bir soruşturma açtırıp da hukukun önünde hesap veremiyorsun. Beni defalarca sorgulamaya aldılar. Hakkımda 40 bin sayfalık dava dosyası var... Bir tane ceza vuramadılar bana. Ben tertemiz bir insanım. Dediler bana ki, ‘Hocam, seni de dinlemişler.’ Dinselerdi adam olmuşlardı. Kaldı ki, yaptıkları icraatlardan anlıyorum ki, beni hiç dinlememişler... Benim vatanım, devletim, dinim ve Allah’ın izniyle sizler varsınız. Biz Allah’a verecek hesabı düşünerek yola çıktık. Hangi hesap? Öyle çalıp çırpmak değil, aldığın nefesten verdiğin nefese kadar, attığın adımdan önünde ezdiğin karıncaya kadar bunların hesabını düşünerek yaşıyoruz. Ama yanlış anlamayın, hata sizlerde! Önünüze gelen madeni tanımıyorsunuz. Bu tamamen çürümüş demir madeni, bundan bir şey olmaz. Toprak gibi ufalanır. Karşınızda altın var... Niye bunu görmüyorsunuz? Var mısınız bunu yüklenmeye?  Matematik Hocası olsam bunlara 10 üzerinden ‘1’ veririm. Oysa karşınızda 10 alacak bir adam var... Dünya diyor ki, bu adam tek.

 


 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100