Bu haber kez okundu.

TÜSİAD krizinde Zapsu devreye girdi
TÜSİAD krizinde devreye Başbakan'ın danışmanı, TÜSİAD üyesi Zapsu girdi. AKP, 'Gerginlik istemiyoruz' mesajı iletti. TÜSİAD da 'Söyleyecek yeni bir şey yok' açıklaması ile havayı yumuşattı. Milliyet'ten Meral tamer yazıyor ~|~ Son günlerde ortaya çıkan TÜSİAD ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasındaki gerilim, Cuma gecesi AKP Veri Koordinatörü Cüneyd Zapsu ile patronlar kulübünün "kanaat önderleri" arasındaki toplantıda aşıldı. Önceki gün Nakkaştepe'de durumu değerlendiren TÜSİAD Başkanlık Divanı, "yeni bir bildiri" yayımlamadı.
Erdoğan adına harekete geçen Zapsu, patronlarla yaptığı görüşmelerde, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un Van YY Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'a destek yerine, "yasa değişikliği önerisi" getirmesi gerektiği görüşünü öne sürdü. Ne var ki, krizin merkezini Aşkın'a "reva görülen" muameleyi eleştiren Koç değil, Ömer Sabancı oluşturdu ve Erdoğan'ın "Sabancı bunu üçüncü kez yapıyor" dediği ileri sürüldü.

Erdoğan'a söylemediler
Mustafa Koç'a, Başbakan Erdoğan'ın savcıları "incelemeye davet eden" YİK'teki konuşmasının, "oluşum" öyküsünü sormuştum, "Van YY Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'a reva görülen muamele ve uzun gözaltı süresini onaylamamız mümkün değil" açıklaması henüz cebindeyken.

Koç, "Sabancı ile konuşmalarımızda tekrar olmaması için bir görüşme yaptık" diyerek konuyu geçiştirmişti. TÜSİAD'ın YİK' teki konuşmalara ilişkin geleneksel tutumunun, "başkanlar konseyi" veya "yönetim kurulu" üyelerini, telefon, faks veya görüşme yoluyla bilgilendirme olduğu bilinir. TÜSİAD'ın ifadelerinin Erdoğan tarafından, Sezer davetiyle açıklanabilecek "vücut diline" tercüme edileceğini kestirmek güç değildi.
Sabancı ve Koç, YİK'ten önceki akşam Başbakan Tayyip Erdoğan'ı ziyaret edip, dile getirecekleri konuları aktarmışlardı. Erdoğan'ın "sabrını taşıran" gelişme de burada yaşandı. Erdoğan, Koç ve Sabancı'nın kendisine sunduğu 4 konu içinden birine "Yanlış biliyorsunuz" dedi. Bu konu yerel yönetimlerde uygulanan "içki yasağıydı". Erdoğan, yeni yasada içki yasağı ilan edilen alanın 200 metre sınırından, 100 metreye çekildiğini hatırlatarak, içki yasağı uygulamasının "hükümet kararı" olmadığını belirtti.
Yerel yönetimlerin süren "alkol yasağına" rağmen, Sabancı ve Koç da ertesi gün YİK'teki yapacakları konuşmadan "bu bölümü" çıkardılar. Ancak Erdoğan'a söylemedikleri bir konu YİK'in manşeti oldu; o da Yücel Aşkın'a verilen destek. Erdoğan, "Aramızda konuşurken getirmedikleri konuları, kapıdan çıkınca seslendiriyorlar" diyerek, Koç'a yönelik çıkışını hazırladı.

Bildiri yarışı olmayacak

Erdoğan'ın çıkışlarına yönelik TÜSİAD'ın tepkisi, geçtiğimiz gün Sabancı'nın yaptığı, "TÜSİAD 35 yıldır aynı yolda" sözleriyle yankılandı.
Başbakan Erdoğan ise TÜSİAD'a yönelik eleştirilerini dile getirdiği TOBB'daki toplantıdan sonra "susmayı" tercih etmişti. TÜSİAD'ın "savunmaya" geçmesi, Erdoğan tarafından "Dediğimiz dedik, çaldığımız düdük" türünden bir yaklaşım olarak yorumlandı ve TÜSİAD'ı "dizginleme" görevi Başbakan Danışmanı ve TÜSİAD üyesi Cüneyd Zapsu'ya düştü.
Zapsu; Koç ve Sabancı'nın yanı sıra, Erkut Yücaoğlu, Tuncay Özilhan, Yavuz Canevi ve Zekeriya Yıldırım'ın da katıldığı TÜSİAD Başkanlık Divanı öncesinde, "kanaat önderi patronlarla" yoğun bir telefon trafiği yönetti. Sonunda önceki gün Nakkaştepe'den "bir bildiri çıkmaması" yönünde telkinler sonuç verdi ve Sabancı toplantı sonrasında "Eklenecek bir şey yok" açıklaması yapmakla yetindi. TÜSİAD açısından ise bu sonuca "telkinler" değil, "kendi iradeleri" yol açtı.

Zapsu'dan tehdit

TÜSİAD'ın önde gelenleri ile önceki gece bir araya gelen Zapsu, AKP'nin "Gerginlik istemiyoruz" mesajını iletmekle kalmayıp, "Borsadaki hisselerin sahibi sensin, biri beşe katlamışsın, efelenip ne olacak? Halk, TÜSİAD'a negatif bakıyor. Bağcıyı mı dövmek yoksa üzüm mü yemek istiyorsunuz? Koç'un sözlerini destekleyenlere bakıp yanılmayın" yorumunu da aktardı. AKP'nin siyaset mimarlarından da ilginç yorumlar geliyor...

İşin arakısndaki nedenler

Birincisi; TÜSİAD'ın Sezer'in olduğu bir ortamda hükümeti eleştirmesinin altında "nedenler" aranıyor, "biz ve onlar" mesajı verildiği izlenimi paylaşılıyor. Son olarak Rekabet Kurumu'nun Ladik Çimento ihalesini Sabancı'nın ortak olduğu Akçansa yerine, Erdoğan'ın "aile dostu" işadamı Remzi Gür'ün ortağı Türkerler İnşaat'a vermesi ve SPK'nın, Koç'un Yapı Kredi'nin hissedarlarına vereceği "çağrı" fiyatı yükseltmesi, "Koç ve Sabancı ittifakı" olarak algılanıyor. Büyük sermaye, küçük sermaye çelişkisi vurgulanarak Erdoğan'ın TÜSİAD karşısındaki tutumunu "oya" tahvil etme gayretleri de sürüyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100