28 Nisan 2006 Cuma 00:00
253 Okunma
Tuzak
İlk bakışta "doğru" gibi görünen ama "yer, zaman, adam" etkenleri farklı olan bir paralel... ~|~

"Yakın geçmişte PKK için Suriye toprakları ne ise, Kuzey Irak toprakları da ?genelde? odur."
PKK üssü ve kampları Kuzey Irak Kandil Dağı'nda... O zaman da Suriye kontrolündeki Bekaa Vadisi'ndeydi.
Abdullah Öcalan Şam'da otururdu. Suriye'de başka konutları da vardı. Bekaa Vadisi'ne hemen her gün giderdi. Geceleri orada kaldığı olurdu.
Kandil Dağı'nda üslenen PKK yöneticileri de zaman zaman aşağıya inip Kuzey Irak kentlerine gitmiyorlar mı?

................................
Bu paralel çizgiler aynı doğrultuda uzarsa, Türkiye'nin daha önce Suriye'ye çektiği "rest" gündeme gelebilir mi?
Kuzey Irak sınır bölgesinde TSK'nın "yığınağı" bu kuşkuya çağrışım yaptırıyor.
Kuzey Irak yönetiminin Türkiye Dışişleri'ne "sıcak takip" iddiasıyla verdiği nota Ankara'nın pek de net olmayan açıklaması, sınır şeridinde bir şeylerin yaşandığı izlenimini veriyor.

.................................
Peki...
"Öcalan'ın sınır dışı edilmesine" kadar uzanan süreç, Kandil Dağı'ndakiler için de gerçekleşecek midir?
ABD ve Irak'tan Türkiye'nin beklentisi bu ama şu aşamada görünür bir olasılık değil.

.................................
Suriye'ye karşı tavır alındığında ve bu tavrın askeri bir harekâta dönüşebileceği ihtarı yapıldığında, ABD, Türkiye'nin yanındaydı. İsrail ve Türkiye arasında Suriye "sandviç" olacaktı.
Kandil Dağı'na dönük böyle bir "köklü" girişim, yanında ABD'yi bulamaz.
Tam tersine ABD daha 2. Irak savaşına başlamadan bile 2 milyar dolarlık hibeyi, "Türkiye'nin Kuzey Irak'a silahlı kuvvet sokmaması" koşuluna bağlamıştı.
Kuzey Irak'ı "sandviç" konumunda sıkıştırmak ve Kandil Dağı'ndakileri teslim etmeye zorlamak için, İsrail'in yerine İran'ın koyulduğu gözlemleri yanıltıcı olabilir.
Türkiye, ABD'ye rağmen İran'la aynı safları paylaşamaz.
Hele ABD'nin egemenlik alanındaki Irak topraklarına "kapsamlı" bir operasyon için bu düşünülemez bile...
En fazlası...
İran silahlı kuvvetleri PKK'ya, Kuzey Irak sınırlarını geçerek dar şeritte bir sıcak takip yapmış olabilir. Türkiye de bu ölçütü aşmayan operasyonları sürdürüyor sanıyoruz.

...............................
Her iki sıcak takip de PKK'nın oradaki varlığını ne yazık ki silemez.
Daha önceleri PKK'nın İran?Türkiye?Kuzey Irak üçgenindeki sıcak takipleri sonrası, yöreye askeri helikopterlerle götürülmüştük.
PKK kamplarına yürüyerek girmiştik.
Kamp çoktan boşaltılmıştı. Zaten birkaç çardak, bir ekmek fırını, 3?5 sığınak... O kadar...
Ancak... Hadiseyi bu kadar yalın sanmak da yanlış.
Silahlı kuvvetlerin sınır yığınağı ciddi bir tavırdır.
Öyle sıradan bir gövde gösterisi gibi algılanır ve o aşamada kalırsa, "caydırıcı psikoloji" katsayısının aşınacağını onlar da bilirler.
Ülkenin güvenliği, esenliği, toprak bütünlüğü "duyarlı" konular...
ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın Ankara gezisi, dışa yansıyan İran ve diğer "sıcak" sorunlar ötesinde sınırda durumun Kuzey Irak ile daha büyüyecek sorunlara dönüşmesini önlemeyi de amaçlıyordu. ABD ile ortak vizyon belgesi, görüşmelerin kurumsallaşması, iki ülke arasında buzların eridiği mesajları, Kandil Dağı'na da caydırıcılık görüntüleri olarak algılanmalı.

Güneri Civaoğlu/ Milliyet
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100