Bu haber kez okundu.

Üç paşalar
5 Nisan 2006 öğleden sonra ajansların abonelerine yolladığı "son dakika" notları.... ~|~

1. Gabar'da hain pusu. 5 Asker şehit.
2.Canlı bomba eylemi yapmak üzere Van'a gittiği saptanan ve fotoğrafları gazetelerde yayınlanan kadın terörist Cudi'de ölü ele geçti.
3. Paris başkonsolosluğuna saldırı.
4. Bingöl'de polis karakoluna roketle saldırı; 1 polis şehit 7 yaralı.
Bunların hepsinin başlangıç ve bitim noktası Öcalan'ın asılmamış olması, asılamamasıdır.
Assaydınız şimdi "af için" sokağa dökülen adam bulamazdınız ortalıkta.
Çok değil beş sene sonra adamı bakan olarak bir mecliste görürsünüz de göreceğiniz meclisin Atatürk'ün TBMM'si mi yoksa THMFM mi (Türkiyeli Halklar ve Mozaiklerin Federe Meclisi) olacağı tartışmalıdır.
Ve MHP'nin fırsattan istifade kendini aklama çabası; a) Genel Merkez tercihli liste başı bakan Oktay Vural; "Tek başına iktidarsın Öcalan'ı assana!"; b) "Gazetemiz" Ortadoğu'da, 1 Ağustos 2002 günü TBMM'de yapılan idamın kaldırılmasına ilişkin oylamada "Öcalan'ı idamdan kimin kurtardığına" dair tutanak notları. Bir tek MHP milletvekilleri "ret" oyu vermiş.
İyi de 1 Ağustos 2002 günü oylama "Öcalan asılsın mı?" şeklinde yapılmadı. 2 Ocak 2000 günü, anayasaya aykırı bir 7.5 saatlik "liderler zırvası"nda anayasaya aykırı bir kararın altına imza atarak yargının kesinleşmiş idam dosyasını meclise göndermeyen kimdi?
Oktay Vural'ın dediği gibi "koalisyon ortağı oldukları için asamadıkları" noktası da aldatmacadır.
Asamıyorsanız, koalisyondan çekilseydiniz ya kardeşim. Kim bağlıyordu sizi.
İşte 1 Ağustos 2002 günü; Öcalan dosyası MHP sayesinde Meclise gelmediği için "muhayyer" ve "muhayyel" bir oylama yapılmıştır. O gün "ret" oyu vermek MHP'nin tarih önünde sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kimse kıvırmasın.
95 Gümrük Birliği'nden itibaren mevcut bütün iktidar partileri içinde bulunulan süreçte eşit sorumluluktadır.
(?. )
23 Mart 2006 günü Trabzon KTÜ'de "Üç Paşalar"ın Kuzey Irak konulu Panel'i vardı.
Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, Eski Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon ve Eski Asayiş Kolordu ve Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı olağanüstü heyecanlı?duygulu ve birikimli bir hoca?öğrenci topluluğuna hitabettiler.
Art niyetli siyasiler ve beyni devşirilmiş entelektüellerin öteden beri Türk subayını Orgeneral Muğlalı kompleksine sokma gayretlerine rağmen adı geçen üç emekli paşa da kutlu 57'inci Alay'ın efsanevi komutanı Albay Reşat Çiğiltepe olma kararlılığındaydılar.
Çuvalın intikamının yine arazide ve yine Türk subayı tarafından alınacağının altını çizdiler.
Cervantes'lerin peşmerge reislerini devlet başkanı?bölgesel başkan kabul etme niyetlerini gülümseyerek izliyorlardı.
Barzani ve Talabani ile anlayacakları dilden konuşulması gerektiğini söylediler, örnekler verdiler.
Öyle konuşulduğu takdirde "Amed'deki Newroz"a davet edilemeyeceklerini, kutlama telgrafı gönderemeyeceklerini anlattılar.
Bitlis Paşa zamanında devletin sınır ötesinde PKK'ya karşı yaptığı 25 karakolun herbirine Barzani'nin 20, Talabani'nin de 20 peşmerge yerleştirmeyi kabul ettiklerini, adam başı maaşlarını da Türk devletinin verdiğini anlattılar.
Tamburalı Paşa bir gün bakıyor ki karakollar boş ama Barzani yine peşmergelerin maaşlarını istiyor.
"Ben" diyor, "vermezsen Özal'a şikâyet ederim"..
Tamburalı Paşa cevap veriyor:
"Bana bak Barzani, hepinizin evinin ?onlu koordinatları? var elimde"..
Barzani'nin rengi atıyor ve kuyruğunu toplayıp gidiyor.
Ey paşalar?.
Sadece Barzani ve Talabani'nin evlerinin mi ?onlu koordinatları? mevcut?
(?)

Hüseyin Mümtaz/ Giresun Işık gazetesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100