05 Mayıs 2014 Pazartesi 00:08
1354 Okunma
Ukrayna'yı ABD karıştırıyor

RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ

ABD'nin küresel egemen pozisyonu son 13 yılda ağır darbe aldı. 11 Eylül hadisesini bahane göstererek 2001 yılında Afganistan'ı, Saddam'ın 'olmadığı bilahare ortaya çıkan' kimyasal silah depolarını diline dolayarak 2003 yılında Irak'ı işgal eden ABD, amaçlarına ulaşamadı. Washington, ilk olarak 2011 yılında Irak'ı terketti, bu sene de Afganistan'dan çekilecek. Söz konusu işgallere yaklaşık 3 trilyon dolar harcayan ABD, bu süreçte küresel ekonomik krizle de başını öne eğmek zorunda kaldı. Irak ve Afganistan dersleri ise ABD'nin Suriye'de elini tetiğe dokundurtmaktan da alıkoydu. Suriye konusu hem askeri, hem de diplomatik arenada Rusya'nın öne çıkmasını sağladı. Soğuk Savaş döneminden bu yana Batı dünyası emelelrini gerçekleştirmede ilk defa Suriye'de başarısız oldu. 

Suriye'deki askeri ve diplomatik hezimetin rövanşını almak isteyen ABD, bu kez Rusya'nın arka bahçesi Ukrayna'ya yöneldi. ABD, 2004 yılındaki Turuncu Devrim öncesinde yetiştirdiği militan hücrelerini 10 yıl sonra yeniden harekete geçirdi. ABD destekli militanlar, bu kez Kiev'deki seçilmiş meşru cumhurbaşkanını devirmeyi başardı. Ancak Moskova'nın bu gelişmeye cevabı sert oldu. Rusya, ilk olarak uzun yıllardır Ukrayna'ya bağlı olmaktan sıkılan Kırım Cumhuriyeti'nin referandumla Moskova'ya bağlanmasının önünü açtı. Akabinde benzer talepte bulunan ülkenin doğusundaki Donetks Bölgesi'nin sınırına 40 bin asker konuşlandırdı.

Ukrayna ordusu başaramadı

Bu süreçte ABD de boş durmadı. Diplomasi kulislerinde 'gizli başkan' olarak nitelenen Başkan Yardımcısı Joe Biden, 22 Nisan'da Kiev'e giderek gayrimeşru yönetime askeri, ekonomik ve siyasi destek vaadinde bulundu. Biden Kiev’de Rusya'nın Ukrayna konusunda gecikmeden Batının istekleri doğrultusunda harekete geçmesi gerektiğini savunarak, "Bunun ucu açık bir sürece dönüşmesine izin vermeyeceğiz" diye konuşmuştu ve dahası Ukrayna'ya 50 milyon dolarlık ek yardım yapılacağını açıklamıştı.

Özellikle vaadedilen askeri desteğin ardından 2 Mayıs Cuma akşamından bu yana Ukrayna ordusu, ülkenin doğusunda yer alan Rusya taraftarı Ukrayna vatandaşlarının ele geçirdiği hükümet binalarını geri almak için geniş kapsamlı bir askeri operasyon düzenledi. Ancak bu operasyon şimdilik başarısızlıkla sonuçlandı. Rusya operasyonun başarısız olması neticesinde sınırdaki birliklerini harekete geçirme ihtiyacı hissetmedi. Askeri uzmanlara göre, Rusya Ukrayna'nın doğusunu 5-12 saat arasında ele geçirebilecek bir kabiliyete sahip bulunuyor.

Olayların arkasında FBI ve CIA var

Bu arada Alman Bild gazetesi, ABD’nin Federal Soruşturma Bürosu FBI ile Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA’nin Ukrayna’da gayrimeşru yönetim adına çalıştığını bildirdi. Gazete, gizli servis uzmanlarının Kiev’e güvenlik birimlerinin oluşturulması konusunda yardım ettiğini ve ülkenin güneydoğusundaki özel operasyonlarla ilgili danışmanlık yaptığını yazdı. Bild, Alman güvenlik birimlerindeki kaynaklara dayandırdığı haberinde, Amerikalıların Ukrayna’da Rusya yanlılarıyla doğrudan çatışmalara girmediğini, faaliyet alanlarının Kiev ile sınırlı olduğunu belirtti. FBI çalışanlarının ayrıca Kiev yönetimine organize suçla mücadelede yardım ettiği ifade edildi.

Almanya Rusya'ya yakın duruyor

Söz konusu haberin Alman istihbarat örgütü tarafından ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi Bild'e aktarılması dikkat çekiyor. Almanya, kullandığı doğalgazın yüzde 40'ını Rusya'dan ithal ediyor. Bu gazın kesilmesi, Almanya'da sanayinin önemli oranda durması anlamına geliyor. Bu da yıllık 1.2 trilyon euroluk ihracatı nedeniyle Avrupa'yı 5 yıldır sarsan ekonomik krizden en az etkilenen ülke konumunda olan Almanya'nın Rusya'ya yakınlaşmasına yol açıyor. Ayrıca Alman işadamları da Moskova ile ilişkilerin bozulmaması için Başbakan Merkel'e ağır baskı uyguluyor. Bu çerçevede geçen hafta Almanya eski Başbakanı Schröder'in Moskova'da Putin ile görüşmesi dikkat çekiyor. Merkel de şu ana kadar ABD'nin baskısına rağmen Putin'i ya da Rusya'yı hedef alan bir açıklama yapmadı. Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarının arkasında ise İngiltere-Fransa ikilisinin olduğu beyan ediliyor.

Rusya'ya göre Kiev'deki yönetim gayri meşru

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın Odessa şehrinde çıkan olaylarda hayatını kaybeden 46 kişinin yakınların başsağlığı diledi. Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus basınına yaptığı açıklamada, "Maalesef uluslararası kurallar gereği Kiev'e resmi olarak başsağlığı dileyemiyoruz, çünkü resmi olarak böyle bir Kiev yönetimi bulunmuyor, ancak Putin, Odessa'daki yangında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, operasyonda yaralananlara ise geçmiş olsun dileklerini iletiyor" dedi. Odessa'da yaşanan trajik olaylardan sonra, Ukrayna'nın doğusunda halkı 'silahsızlandırmaya ikna etmenin' mümkün olmadığını ifade eden Peskov, bölgedeki halkın 'doğrudan hayati tehlikeyle' karşı karşıya kaldığını kaydetti. Peskov ayrıca, Ukrayna'da olağanüstü bir ortam yaşandığını, bu nedenle devlet başkanlığı seçimlerinin düzenlenmesinin saçmalık olduğunu dile getirdi. Ukrayna'da devlet başkanlığı seçimlerinin 25 Mayıs'ta yapılması planlanıyor. Odessa'da, Rusya yanlısı gruplar ile Batı yanlısı Ukraynalılar arasında meydana gelen olaylar sonrası çıkan yangında 46 kişi hayatını kaybetmişti. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100