20 Aralık 2006 Çarşamba 00:00
283 Okunma
Ülke kaosa girer...
Son dönemde çok duyduğum bir yorum; 'siyasi risk artarsa ve kontrol edilemezse ülke kaos ortamına sürüklenir'... Bu cümle sonrası aklıma şu soru geliyor; ne demek kaos? ~|~

 
Konuyu siyasi dinamiklerden tamamen ayıralım, arındıralım ve bilimsel bir yapıda ele almaya çalışalım. Bunu yaparken bazı sorular sormamızda yarar var;
? Nedir kaos?
? Siyasi bir düzensizlik mi?
? Yoksa ekonomik bir türbülans mı?
? Yanlış kullanılan aslında bu konularla hiç alakası olmayan bir yapı mı?
? Yaratılabilir mi? Kontrol edilebilir mi?
Bu soruların cevaplarını aramaya geçmeden, 'ana referans' olması açısından bazı çıkarımları paylaşmakta yarar var. Aslında bu soruların cevaplarını da bu yazıda aramayacağım. Amacım; sadece 'algılamamız dışında kalanları' ortaya koymak ve aslında bilerek?bilmeyerek hepimizin yanlış kullandığımız 'bazı noktaları' ortaya koyabilmek...
İşte kaos'u anlatan tespitler;
? Kaos tahrik edilebilir, fakat tam olarak kontrol edilemez.
? Kaosta mikro davranış ile bütünü kavrayan davranış arasındaki fark öngörülemez.
? Kaos bütün halinde istikrarlıdır.
? Kaosun tamamını anlamak mümkün değildir, yapılması gereken tanımlanmış aralıkları anlamaya çalışmaktır.
? Kaos her zaman, her yerde hazırdır ve istikrarlıdır.
? Bütün sistemler düzenden koasa doğru eğilim gösterir.
? Yeni bir düzene giden yol kaostan geçer (bu tespiti 'ülke kaos' girer' cümlesi ile birlikte bir kez daha sorgulamakta yarar var)...
Sevgili dostlar, bu saptamalar daha uzatılabilir. Bu noktada 'sorular ve tespitler' sonrası sorgulamayı sizlere bırakmak ve 'ülke kaosa girer' tezine karşı bir açılım daha yapmak ve şu soruları da sorulanlara eklemek istiyorum; Zaten kaosta değil miyiz, hep kaos içinde olmadık mı? Bütün siyasi ve ekonomik sistemlerin ana yapısı 'kaos' değil mi?
Sonuç: İsterseniz dünya siyasi hayatının oluşumunu, piyasaların yapısını ve en önemlisi bizim gibi etkiye açık ülkelerin yaratılan kaos içinde nasıl şekillendirildiğini birlikte düşünelim. Bugün, dünya genelinde Irak savaşı kılığında görülen durum, tahrik edilmiş, düşünülmüş, fakat gelişimi tam olarak kontrol edilememiş net bir kaos... Peki kimin işine yarıyor? Kuralı hatırlayalım; 'yeni düzen kaostan geliyor... Senaryo yazılıyor, gerekli bölümlerin oluşması için hazırlanmış kaoslar ve kontrol edilebilen tezler, antitezler ortaya atılıyor. Ülkeler içinde hazır bekleyen veya sonradan gönderilen işbirlikçiler senaryoları hayata geçiriyor. Bu yöntemler sonuç vermediğinde veya son aşamaya geçildiğinde ortaya silahlı mücadele çıkıyor, kaos isteyerek ve zorlayarak katlanıyor...
Son söz: Bütün bu çıkarımlar, tespitler sonrası başa dönmek ve 'şu olmaz ise ülke kaosa girer' tespitlerinden sonra yeni bir soru sorarak bitirmek istiyorum; zaten kaos içindeyiz ama şiddeti artarsa yeni bir düzen oluşturmak isteyen her fikirden birçoğunun işine yaramaz mı?

Yiğit Bulut/ Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100