Bu haber kez okundu.

Ülkeler Kapitalizm batağına batmış durumda
YENİ MESAJ / GAZİANTEP
Gazetemizin düzenlediği “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” paneli bu kez Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde gerçekleştirildi. Kalabalık bir izleyici kitlesinin katıldığı panelde, konuşmacı olarak Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, tarihci yazar Emre Polat ve araştırmacı yazar Ö.Faruk Boztepe birer sunum yaptı.

Irak halkı bizim komşumuz

İlk konuşmacı Ö.Faruk Boztepe 13 yıllık AKP icraatlarını, Müslüman’ın ölçüsü olan Kur’an ve Sünnet çizgisinde kıyasladı. “Kişileri abdesti ve namazı ile değil muamelatı ile kıyaslayın” hadisi ile söze başlayan Boztepe, Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) komşumuz olan Irak’ın işgalindeki AKP’nin katkılarını, AKP yetkililerinin kendi sözlerinden oluşan görsel sunumla destekledi. 
Boztepe şöyle konuştu: “Irak halkı bizim komşumuz. Bizde komşuluk hakkı çok önemlidir. Irak halkı özellikle bizim bu bölgedeki insanların akrabaları. Akrabalık hakkı da var. Irak halkı bizim dindaşımız. Dindaşlık hakkı da var. Bu komşularımıza sahip çıkılması gerekirken haçlı ordusuna Irak’ın kapılarını açtılar. Iraklı Müslüman komşumuzun canına, malına, namusuna kast edilmesine vesile oldular. Bu icraatı Allah Resulünün bir hadisi ile ölçelim “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir.” Evet, bir işi yaptıran, yapan kadar sorumlu olduğuna göre, bu iktidar komşusunun malına, canına, namusuna kast ettirdiği için kimdendir?..”

Atatürk’ün soy ağacının belgeleri var

Tarihçi yazar Emre Polat ise Mustafa Kemal Atatürk’ün Ehl-i Beyt soyundan geldiğini belgelerle açıkladı…“Osmanlı arşivlerine göre Atatürk anne ve baba tarafından Seyyiddir” diyen Polat, “Atatürk sıradan bir insan değil. Atatürk’e ve onun mübarek ailesine sistematik bir şekilde küfrettiren, kindar bir nesil yetiştirenler bilinçli bir oyunun parçalarıdır” dedi. Polat konuşmasına şöyle devam etti: “Yıllarca Atatürk’ün annesi ve babasıyla ilgili alçakça iftiralarda bulunmuşlardır. Sonra bu ufku bize Prof. Dr. Haydar Baş açtı ve dedi ki; ‘Mustafa Kemal Atatürk, O’na dinsiz diyenlerin hepsinden daha dindar ve hepsinden daha Türk’tür. Atatürk Seyyid ve soyu da belli bir insandır.’ Başbakanlık Osmanlı arşivlerinde yaptığımız araştırmalar ve diğer araştırmacıların da katkılarıyla şunu gördük; Atatürk’ün öyle bir soy kütüğü var ki iddia ediyorum bu salonda öyle bir soy kütüğüne rastlayamazsınız. Neden? Çünkü Ehl-i Beyt’ten geliyor. Bunun belgeleri var ve bakın 600 yıl ötesine varacak kadar belge bulunuyor. Atatürk’e dil uzatanların tamamı 100 yıl ötelerini göremeyenlerdir. Kimdir bunlar? Kafasına fes takarak bir şey olduğunu zannedenler. Bir Fas atasözü der ki ‘Maymuna fes takınca maymun maymunluktan çıkmaz.’ Bizde de bir söz var, ‘Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir’ diye...”

MEM, Kapitalizmin oyununu bozuyor

Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu da “Dünyayı Saran Fitne Kapitalizm-Kurtuluşun Adresi Milli Ekonomi Modeli” konulu sunumu ile paneli izlemeye gelenlere emsalsiz bilgiler sundu.
Görsel grafikler ile Dünya ülkelerinin iç ve dış borçlarını sunan, devletlerin toplam ve kişi başı borç oranlarını anlatan Eyercioğlu, “Dünyada refah seviyesi yüksek olarak bildiğimiz ülkeler borç batağında. Dünya ülkelerinin toplam borcu 56 katrilyon dolar, Bu rakama göre yeryüzünde yaşayan her insanın fert başına düşen borcu 8 bin 422 dolar… Bütün ülkeler, bütün insanlar borçlu… Alacaklı kim?.. Dünya ekonomisini yöneten 20 aile” dedi. 
Prof. Dr. Haydar Baş’ın “İnsan ihtiyaçlar sınırlı, kaynaklar sınırsızdır” sözünü hatırlatan Eyercioğlu, “Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Nahl-18 ) ayetini okuyarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Kapitalizm; cimridir, fakirdir, zulmü temsil eden zalimdir, aç gözlüdür, müsriftir, bağımlıdır, alan eldir, sürekli alır ve borçlandırır. Merak etmeyin ‘dengeyi piyasa kuracak’ diyerek ortaya koyduğu tuzağını biz bozuyoruz. Burada dengeyi, milli devlet olarak kendi tasarruf hakkını, bağımsızlık hakkını kullanarak parayı, gelirin ve üretimin miktarı kadar piyasaya arz ederek gerçek dengeyi kuruyoruz. Bu denklemde; dönemsel krizleri aşarak sürekli büyümeyi sağlamış oluyoruz. Bu aktif model sayesinde piyasa belli ellerin, tekellerin, küresel sermayenin insafından kurtulmuş oluyor ve millet kendi ekonomisine, kendi parasına kavuşmuş oluyor. Dolayısıyla Milli Ekonomi Modeli (MEM)’nde devalüasyona, enflasyona, krizlere imkân yoktur çünkü siz kendi senyoraj (para basma) hakkınızı kullandığınız takdirde parayı elinde tutan güçlerin oyununu açıkta bırakmış oluyorsunuz. Onun için bu sistemde, dış müdahalelerin ekonomiyi çökertme hamlelerinin de sonu gelmiş oluyor.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100