Bu haber kez okundu.

''Uyusun da büyüsün'' ninnisi

İç ve dış borç stoklarında, Ödemeler Dengesi açıklarında, Bütçe açıklarında süper büyüme. Dostlar alışverişte görsün büyüyoruz işte. Karşılıksız çeklerde, protestolu senetlerde, icra takiplerinde, Tüketici Kredilerinde büyüme, işsizlikte, gelir dağılımında , adaletsizlikte, yoksullukta büyüme. Sosyo?Ekonomik görünüm, "uyusun da büyüsün tıpış tıpış yürüsün ninni " şeklinde özetlenebilir

Prof. Dr. Osman ALTUĞ
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gömlek markalı, pantolon markalı, otomobil markalı, sigara markalı, cep telefonu markalı bir gösteri yarışıdır gidiyor. Tüketici kredileri ile faizsiz 12?20 ay taksitlerle otomobiller yurt içinde pazarlanıyor ama dışarıdan geliyor döviz karşılığında. Markalı gömlek de dövizle geliyor. Çakmağın gazını bile imal edemiyoruz. Cep telefonu, bilgisayar da öyle.
Ülkemizde, 12.12.1999'dan bu yana uygulanan ve adına "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" denilen Deli Gömleği giydirerek toplumun iliğini emercesine her yaştaki gençlere para harcatmak az başarı mıdır yabancı güçler için ?
Kendi statüsünü bilmeyen insana hazır elbise gibi "hazır statü" kazandıran dayanıklı tüketim eşyası toplumda bir değer ölçüsü oldu. Tüketim eşyasına sahiplik sosyal ilişkilerde geçer akçe oldu. Türkiye'nin içme suyunu bile yabancılar satıyor.
Ne marka sigara içiyorsun? Ne marka tişört giyiyorsun? Ne marka otomobil, ne marka cep telefonu kullanıyorsun?
Kuru fasulye Arjantin'den, şeker Brezilya'dan
Kuru fasulye Arjantin'den, şeker Brezilya'dan hem ithal hem veresiye. Her yerimizden süpermarketler fışkırıyor. Esnaf, küçük sanayici, çiftçi, işçi süper perişan. Türk insanına 'daha çok tüket, daha çok tüket' diyen sistem, iş onlara helalinden iş bulmaya gelince 'pardon!' diyor. İthalat artıyor, dış borç artıyor. Borcumuz ne kadar artarsa sözüm ona o kadar büyüyoruz. Ödemeler Dengesindeki açıklar Büyüyen Türkiye'nin Göstergesi:
Ödemeler Dengesi
 2004 yılı Kasım ayı verilerine göre, bir önceki yılın aynı ayına göre %291 oranında artış gösteren cari açıkta dış ticaret açığının belirleyici olduğu görülmektedir. Kasım ayı dış ticaret açığı, ödemeler dengesi tablosunda yer aldığı şekliyle, bir önceki yılın aynı ayına göre
Kaynak: Hazine Müsteşarlığı
%243,8 oranında artarak 2.090 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş; net turizm gelirlerinin %0,5'lik bir artışla 606 milyon ABD dolarına ulaştığı tahmin edilmiştir. Böylece, Kasım 2004 ayında cari işlemler dengesinin 2.029 milyon ABD doları tutarında açık vermesi sonucunda Ocak? Kasım 2004 dönemi cari açığı, 12.741 milyon ABD dolarına yükselmiştir. (Kaynak: İSO İstanbul Sanayi Odası Dergisi, Şubat 2005, Sayı: 467)
Ülkemizde her nedense; "İthalatın gider, İhracatın gelir" olduğu, ithalat ihracata bakarak arttıkça zarar ettiğimiz halkımızdan gizlenmiştir.
Temelde ithalatımızın artması dış borcumuzun artmasına  neden olmuştur.
Dış Borçlar
Türkiye'nin 1996 yılı sonunda 79,4 milyar USD olan dış borç stoku, 1997 yılı sonunda 103 milyar USD, 2000 yılında 118,8 milyar USD, 2001 yılında 113,9 milyar USD, 2002 yılında 130,4 USD olmuştur. 2003 yılında 145,8 milyar USD düzeyinde bulunan dış borç stoku, 2004 yılı ilk üç ayında 145,2 milyar USD' ye gerilemiş, 2004 yılı ikinci üç ayında ise 148,1 milyar USD'ye, 2004 yılı üçüncü ayında ise 153,2 milyar USD'ye yükselen dış borç stoku (Kaynak: İSO Dergisi, Şubat 2005) Mart 2005 itibariyle 192 milyar USD civarındadır.
2002?2005 arasındaki dış borç artışı ise 192?130 = 62 milyar USD, Artış Oranı (130: 62= %48).
Dış borç stoklarında süper büyüme, Ödemeler Dengesi açıklarında süper büyüme, Bütçe açıklarında, iç borç stokunda süper büyüme. Dostlar alışverişte görsün büyüyoruz işte. Karşılıksız çeklerde büyüme, protestolu senetlerde büyüme, icra takiplerinde büyüme, Tüketici Kredilerinde büyüme, işsizlikte büyüme, gelir dağılımında , adaletsizlikte büyüme, yoksullukta büyüme, Sosyo?Ekonomik görünüm, "uyusun da büyüsün tıpış tıpış yürüsün ninni " şeklinde özetlenebilir.
Cepler boş ise
"İnsanın güzelliği göze, ekonominin güzelliği cebe" hitap eder. Ekonomik sistem bir sosyal organizasyondur. Adam gibi üretmeye adam gibi paylaşmaya dayanır. Esnafın, sanatkarın, şoförün, işçinin, çiftçinin cebi boş ise ekonominin güzelleştiğinden söz etmek yersizdir.
 İnsanları işsiz bırakarak talebi kısıp enflasyonu düşürebilirsiniz. Enflasyon, üretimle tüketim arasındaki olumsuz farktır.
Enflasyonu iki şekilde düşürebilirsiniz:
1. Üretimi (arzı) arttırarak
2. Tüketimi (talebi) kısarak
1999 yılında uygulamaya geçilen ve halen de uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programında tüketimi (talebi) kısmak hedeflenmiştir. Bu programda  Ekonominin üretim yanı göz ardı edilerek parasalcı  bir ekonomik program (üç kağıt ekonomisi: Döviz? Faiz?Borsa) tercihi sonucu programın maliyeti dar gelirli kesime (Esnaf, Sanatkâr, İşçi, Çiftçi) yüklenmiş, üç kağıt ekonomisinin göstergelerinin iyiye gittiği, geleceğin aydınlık olduğu konuşula gelmiş, dar gelirli kesimden programa destek olması talep edilmiş, herkes konuşmaya başlamıştır. Konuşan Türkiye anlayışı henüz yerini "Üreten Türkiye" anlayışına terk etmemiştir.
Üreten Türkiye hedefine ulaşmak; milyonlarca insana helalinden iş bulabilmek için müteşebbisin önündeki tüm engelleri kaldırarak müteşebbisin rekabet gücünü arttırmakla "daha az vergi?daha az bürokrasi" ve Kayıtdışı Ekonomiden "Kayıtlı Ekonomiye " geçişle mümkün olur. n

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100