06 Temmuz 2003 Pazar 00:00
605 Okunma
UZAN hortumunun perde arkası

İmar Bankası da devletin eline, bir başka deyişle milletin kucağına terkedildi. Faturayı "Ayşe Teyze, Mehmet Efendi" olacak

Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'nun (EPDK) Çukurova Elektrik ve KEPEZ Elektrik'e el koymasıyla birlikte Uzan Grubu başaşağı gitmeye başladı. Kimyasal tepkimelerdeki "zincirleme reaksiyon" misali, kartopu tepenin zirvesinden aşağı serbest bırakıldı ve İmar Bankası da devletin eline, bir başka deyişle milletin kucağına terkedildi. Faturayı "Ayşe Teyze, Mehmet Efendi" olacak. Şimdi soru cevaplarımıza geçebiliriz...

p SORU: Şu ana kadar kaç bankaya el konuldu?

CEVAP: 21 bankaya el konuldu... Demirbank, İmar Bankası, Egebank, İnterbank, Bank Kapital, Etibank, Sümerbank bunlardan sadece birkaçı...

p SORU: Bankacılık operasyonları neticesinde milletin ne kadar parası hortumlandı, çalındı, söğüşlendi, iç edildi?

CEVAP: Devletin rakamlarıyla açıklayalım.~|~ 29 Haziran 2003 Pazar günü Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün soru önergesine verdiği cevaba göre, Fon'a devredilen 20 bankanın sahip ve ortakları hakkında bugüne kadar 858 dava açılmış. Bu bankaların hakim sahip ve ortaklarından Mart 2003 sonu itibariyle yapılan tahsilat ise sadece 234.9 milyon dolar. Sözkonusu hortumlamalar neticesinde vatandaşın sırtına yüklenen ağırlık ise 17.3 milyar dolar. Bu rakama "Fon'a devir zararı" deniyor! Batık bankaların hortumladıkları para ise 21.7 milyar dolar. Bunun 17 milyar dolarlık kısmı Hazine'den; 4.7 milyar dolarlık kısmı ise özel sektör kaynağından karşılanmış. Bu demektir ki, devlet ve onu temsil eden hükümetler, vatandaşın hortumlanan parasının yüzde 1.2 gibi küçük bir dilimini tahsil edebilmiş. Kazın ayağı böyle giderse, İmar Bankası'nda da durum farklı olmayacak!!!

Uzanlar 720 trilyon

hortumlamış

p SORU: Uzanlar İmar Bankası'ndan vatandaşın kaç lirasını ceplerine aktardı?

CEVAP: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'ndan (BDDK) önceki akşam yapılan açıklamaya göre, Uzan Grubu, İmar Bankası'na halk tarafından yatırılan mevduatın yüzde 80'ini kendi şirketlerinde kullanmış... 1928 yılında kurulan ve Egebank gibi "dövize yüksek faiz" reklamlarıyla tanınan İmar Bankası'nın 169 şubesi bulunuyordu. İmar Bankası'nda ne kadar mevduat bulunduğu konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. İmar Bankası'ndaki mevduat miktarının 900 trilyon lira olduğu tahmin ediliyor. Buna göre, Uzanlar'ın eski bankalarından hortumladığı miktar 720 trilyon olarak beliriyor!!!

p SORU: BDDK, Uzanlar'ı milletin elinden kurtardı mı?

CEVAP. Evet... BDDK, önceki hükümet döneminde IMF'nin talimatlarıyla kuruldu. Türkiye'de 1994 yılında dönemin Başbakanı Tansu Çiller, 5 Nisan krizi münasebetiyle bankacılık sektörünü güçlendirmek amacıyla mevduata yüzde 100 garanti vermişti. Bu garanti neticesinde "hortumlama" süreci başladı. Ecevit başbakanlığındaki hükümet de bu süreci durdurmadı. Ancak 1 Ocak 2001 tarihinden bu yana, bankalardaki mevduatın 50 milyar liraya kadar olan kısmı sigorta kapsamında idi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, önceki sabah İmar Bankası'na el koymadan önce 3 Temmuz 2003 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, bankalardaki mevduat hesaplarının tamamını sigorta güvencesine alındı. 5 Temmuz 2004 tarihinden itibaren ise garanti kapsamı, önceden olduğu gibi 50 milyar lirayla sınırlı olacakmış! Kafa değişmedikçe, milletin yararı öne çıkmadıkça, yine bir hortumlama öncesinde, düzenleme yapılır! Bundan eminiz!

Hep hortumcular

korunuyor

p SORU: BDDK neden önce mevduata tam güvence verdi, ardından da İmar Bankası'na el koydu?

CEVAP: BDDK, hortumlamaları önlemek bir yana soygunun devam etmesini kolaylaştırıyor. BDDK, bu hareketiyle küçük bankalardan büyük ve yabancı bankalara yönelebilecek mevduat hareketinin önüne geçmek istedi. Böylece güya bankacılık sektöründe büyük bir kriz çıkması ve küçük bankaların yapısı korunmuş! Kapitalizmin yani serbest piyasa ekonomisinin özü bankacılık sistemi olduğundan, bir banka yüzbinlercee vatandaşın refahına tercih edilir. Dolayısıyla burada bankalar korunmuş, milletin Hazine'ye aktardığı vergilerin halka hizmet olarak geri dönüp dönmeyeceği umursanmamış bile! Vatandaş olarak bizler, hortumcuların ayrıcalıklı insan muamelesi görmeyeceği günleri dört gözle bekliyoruz.

p SORU: Uzanlar, İmar Bankası'na yatırılan mevduatın tamamına yakınına UZANdığı halde neden yasal işlem başlatılıp, bankalarına daha önce el konulmadı?

CEVAP: Ecevit başbakanlığındaki 57. Hükümet'in ilk icraatı olan 22 Haziran 1999 tarihli Bankalar Yasası'na göre, bir bankanın sahipleri mevduatın ancak yüzde 25'ini kendi şirketlerine yönlendirebiliyor. Yukarıda kaydedildiği gibi Uzan Grubu'nda bu oran yüzde 80. Güya bankaları sıkı denetime almış bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Uzanlar'a niye bu kadar parayı bankalarından çekmeye müsaade etti? Bu sorunun cevabını BDDK vermeli. Çünkü İmar Bankası, 1987 yılından bu yana sorunlu bir banka. Hatırlanacağı gibi sözkonusu banka ile ilgili 1987 ve 1992 yıllarında söylentiler çıkmış, vatandaş da mevduatını çekmeye başlamıştı. Uzanlar o dönemlerde yurtdışından 400 milyon dolar kredi bularak sıkıntıyı atlatmışlardı ve vatandaşa ödeyecekleri faizlerin de üzerine yatmışlardı. Nitekim 2001 tarihinden itibaren İmar Bankası ile ilgili pek çok rapor hazırlandı ama bu raporlar işleme konmadı.

Rumeli köçeği

p SORU: Bilindiği gibi İmar Bankası'nın yöneticileri Perşembe sabahı topluca Yönetim Kurulu'ndan istifa etmişlerdi ve bunu takiben BDDK bankaya yönetici atamıştı. Uzanlar'ın bu manevrası ne anlama geliyordu?

CEVAP: Rumeli Holding'in sahibi Uzanlar, burada kıvrak bir Rumeli havası çalarak uyanık ve atik davrandılar. Çünkü Uzanlar, İmar Bankası'nı "emme basma tulumba" aleti olarak kullanıyordu. Banka, grubun bağlı şirketlerinden, büyük ölçüde Çukurova Elektrik'ten paraları emen, Uzanlar'ın şirketlerine akıtan bir tulumba gibiydi. Çukurova'ya el konulunca tulumbanın emecek kaynağı kalmadı. Uzanlar da bunun üzerine İmar Bankası'na ihtiyacı kalmadığı için yönetim kurulu üyeleri bir gecede istifa etti ve bankayı BDDK'nın yani milletin kucağına "al senin olsun" diye attı.

p SORU: Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın siyasi hayatı bitti mi?

CEVAP: Şu anda bu kesinlikte konuşmak mümkün değil ama şu yorum sanırım daha sağlıklı olur: Cem Uzan'ın siyasi geleceği ciddi ölçüde tahribata uğradı. Nitekim ÇEAŞ ve KEPEZ olayından bu yana Cem Uzan piyasaya çıkmıyor. Cem'in siyasete atılması, aile içinde de problem doğurabilir!

Öte yandan, Cem Uzan'ın siyasete girmesi, enteresan bir süreçti. Uzanlar önce Turgut Özal, ardından da Süleyman Demirel sayesinde palazlanmıştılar. Nitekim Uzanlar, özelleştirmeden satın aldığı şirketlerin çoğunu DYP'nin iktidar olduğu 1991?95 yılları arasında kapmışlardı. Önceki hükümette de MHP Lideri Devlet Bahçeli, Uzanlar'a kol kanat germişti. Hem Ecevit hem de Bahçeli, aslında bir Frankenstein (sahibini öldüren canavar) beslemişlerdi. Nitekim 3 Kasım seçimlerinde GP, 1999'da DSP ve MHP'ye giden oyları almıştı. GP olmasaydı, MHP barajı geçebilirdi!

Süleyman Demirel'in Çankaya'dan inmesiyle birlikte Uzanlar'ın da çoğu hortumcu gibi büyük bir hamiyi kaybettiklerine işaret ediliyor. Boşlukta kalan Uzanlar'ın "kamudan yani vatandaştan Rumeli Holding'e akan kaynakların" kurumaması için son çare olarak siyasete sığındığı belirtiliyor. Cem Uzan'ın halkın arasına çıkabilmesi için, önce İmar Bankası'ndan aldığı 720 trilyon lirayı ödemeli; halka açık şirketleri vasıtasıyla vatandaşa verdiği trilyonlarca liralık zararı tazmin etmeli... Mağdur ettiği kitlelerin hakkını vermeli ve bir de özür dilemeli. Bunları yapar mı? Biraz zor...

p SORU: Uzanlar başaşağı giderken, Hükümet neden PETKİM'i bu gruba verdi?

CEVAP: Günün en büyük sorusu bu... Öyle ya Hükümet, BDDK'dan İmar Bankası'nın durumuna ilişkin bilgi alabilirdi. Gruba mensup sanayi kuruluşlarının mali portresiyle ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı çalışma yapabilirdi. Bütün bunların yapılmış olması lazım... Buna rağmen neden 2 milyar değer biçilen vatandaşın PETKİM'i şaibeli bir Holding'e 605 milyan dolara üstelik de taksitle neden verildi? Bunu anlamak zor... Bu çerçevede muvazaalı bir işlemden bile bahsediliyor. Söylenenlere göre, Uzan Grubu PETKİM için ödeyecekleri 200 milyon dolarlık peşinatı İmar Bankası'ndan yani miletin kesesinden çekmişler. Dolayısıyla vatandaşın parasıyla vatandaşın malını alacaklar! PETKİM'in de ÇEAŞ ve KEPEZ de olduğu gibi içi boşaltılıp, posasının millete iade edilmesi mümkün! Hükümet bu konuda "özelleştirme süreci zarar görür" gerekçesiyle maalesef doyurucu açıklama yapmaktan kaçınıyor.

Vatandaş soruyor: Zor durumda olan Uzanlar'a, vatandaşın altın değerindeki şirketini devretmek yeni bir hortumlamanın yolunu açmaz mı? "Yolsuz" insanlara devletin malı ucuz fiyatla verilerek yolsuzluk mücadele edebilmek mümkün mü? Yolsuzluk yapılıp bittikten sonra yolsuzluk önlenebilir mi yoksa suyun başını tutmak yararlı olmaz mı?

Çalınanlar alınmadıkça

p SORU: Uzanlar'ın mallarına haciz konacak mı?

CEVAP: Uzanlar, vatandaşın mevduatına el koydu. Bu parayı tüm vergi verenler ödeyecek. Devlet KDV adı altında ekmekten bile yüzde 1 oranında vergi aldığına göre, bu ülkede herkes ana rahminden kabre defnedilene dek vergi mükellefidir.

Neticede Uzanlar'ın mallarına el konulmalıdır. Bir süredir Başbakan Erdoğan, yakında yolsuzluk rakamlarını açıklayacağını dile getiriyor.

Burada önemli olan kimin ne kadar çaldığı değil. Çalanların kim olduğunu gazeteler çarşag çarşag yazıyor, vatandaş da bunları biliyor. Çaldıklarının üzerine yatan bu kişilerin suratları keçe gibi. Umursamıyorlar bile. Önemli olan çalandan çaldığını alabilmek! Bundan önce pek çok hükümet yolsuzluğun üzerine gitti ama bugüne kadar Türkiye'de hırsızdan vatandaşın malını kurtaran bir yiğit çıkmadı! Vatandaşın arzusu da çalınanın yerine konulmasıdır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100