Bu haber kez okundu.

UZLAŞMA DİYE SATABİLİRLER

Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmayacağını söyleyen Denktaş giderayak uyardı: "Bağımsızlık, egemenlik olmadan bir uzlaşma olacaksa bu, bizi felakete götürüyorlar, bizi satıyorlar demektir".

*Egemenlik olmadan olmaz

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Pazar günü yapılan erken genel seçimlerde CTP'nin birinci parti çıkmasında dış etkenlerin rol oynadığını söyledi. Denktaş, bağımsızlık, egemenlik olmadan bir uzlaşma olacaksa, bu bizi felakete götürüyorlar, bizi satıyorlar demektir" dedi.

*Netice sürpriz değil

Seçim sonuçlarını değerlendiren Denktaş şunları söyledi: "Sürpriz değildi netice; çünkü referandumdan sonra hem Avrupa Birliği'nden, hem de Türkiye de dahil olmak üzere diğer ülkelerden, içerden esen bir rüzgar vardı. O devam etti. Açıkça, referandumda bize vaad edilenler yapılmıyor diye şikayet edileceğine, daha öncekiler yapılmıyor denileceğine ve sadece bunlar üzerinde durulacağına, halka umut verilmeye devam edildi."

*Seçime müdahale edildi

"Amerikalılar mesela. Amerikan tüccarlar geliyor diye, Amerikan şirketlerini temsil eden Türkleri getirdiler. Bu da halka bir çeşit müdahaleydi. Amerika'nın vereceği 30 milyon doların propagandası açıkça yine yapıldı. Yabancılar geldi işler iyice karıştı." ~|~ İSTANBUL? KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Pazar günü yapılan erken genel seçimlerde CTP'nin birinci parti çıkmasında dış etkenlerin rol oynadığını söyledi. Denktaş, bağımsızlık, egemenlik olmadan bir uzlaşma olacaksa, bu bizi felakete götürüyorlar, bizi satıyorlar demektir" dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BBC Türkçe servisinin kendisi ile yaptığı röportajdaki sorulara verdiği cevaplar özet haliyle şöyle:

n Seçim sonuçları sizin için sürpriz oldu mu?

Rauf Denktaş: Sürpriz değildi netice; çünkü referandumdan sonra hem Avrupa Birliği'nden, hem de Türkiye de dahil olmak üzere diğer ülkelerden, içerden esen bir rüzgar vardı. O devam etti. Açıkça, referandumda bize vaad edilenler yapılmıyor diye şikayet edileceğine, daha öncekiler yapılmıyor denileceğine ve sadece bunlar üzerinde durulacağına, halka umut verilmeye devam edildi. Amerikalılar mesela. Amerikan tüccarlar geliyor diye, Amerikan şirketlerini temsil eden Türkleri getirdiler. Bu da halka bir çeşit müdahaleydi. Amerika'nın vereceği 30 milyon doların propagandası açıkça yine yapıldı. Yabancılar geldi işler iyice karıştı. Sayın Talat Avrupa'ya davet edilerek konustu. İyi haberler de getirdi. CTP gerçekten çok iyi çalıştı. Şimdi bütün mesele bundan sonrası, yani görüşmelerin başlamasıdır. Peki ne maksatla? Eğer dedikleri gibi bağımsızlık, egemenlik olmadan bir uzlaşma olacaksa, bu bizi felakete götürüyorlar, bizi satıyorlar demektir.

Talat'ın yermesi değil övünmesi lazım

n Mehmet Ali Talat, ''Buradaki statükoyu yıktık, Güney'deki statükoyu da yıkacağız. Kıbrıs Türk tarafı bu referandumda dünyaya çözüm istediğini gösterdi. Böylece uluslararası anlamda sempati kazandık. Avantajlı duruma geçtik. Artık dünya bizi dinliyor'' diyor.

Denktaş? Statükoyu yıktık demek ne anlama gelir? Durum yine 25'e 25. Aynı şey devam ediyor. Önemli olan statükodan ne kastettikleri. Bunun ne olduğunu halen açıklamış değiller. Mehmet Ali Talat'ın, ''Denktaş devri çöktü. Biz yeniyiz; o eskiyi temsil eder'' diye bir söylemi varmış. İnsafa gelsin. Benim temin ettiğim o politikanın bağımsızlığındaki başbakan olarak konuşuyor. Ne biçim bir politikadır ki bu, Kıbrıs Türkünü bir hiç olmaktan, bir koloni çocuğu olmaktan bir ülkenin başbakanı yapmıştır. Bunu yermek değil bununla övünmek lazım.

n Şu an siz seçimlere girmiyorsunuz. Seçimlere girseniz kazanamam diye düşündüğünüz için mi aday olmuyorsunuz?

Denktaş? Muhalif gazetelerin yaptığı kamu yoklamalarına göre benim seçimleri kazanacağım aşikârdır. Benim alnımda uluslararası camiada ''uzlaşmaz'' sözü yazılmıştır. Benim seçilmem yanlış bir mesaj verir. Bu, ''Demek ki Kıbrıs Türkleri yeniden uzlaşmaz olacaklar ki tekrar Denktaş'ı seçtiler'' anlamına gelecektir. İkincisi ben görüşmecilikten çekilmek zorundaydım, çünkü referandumda hayır demiştim. Görüşmeci olmayacağım aşikardır. Buradan başkalarının yürüteceği ve nereye gideceğini bilmediğim bir macerada bulunmak istemem. Yenilik gereklidir. Demokrasi açısından da bu gereklidir. Bunu görebiliyorum. Kıbrıs meselesi Denktaş'ın meselesi değil milletin meselesidir. Şimdiye kadar millet ve halk; "Denktaş orada, kolordu da orada; bir şey olmaz'' diye düşünerek belki alakasız davranmıştır. Ama şimdi sorumluluğun hem Türkiye'de hem de burada, millette olduğunu herkes görsün. Herkes görevini yapsın. Problemlerin dışarıdan gelecek programlarla halledilemeyeceğini bilsin ve bağımsızlığına sahip çıksın.

İstanbul basınının marifeti

n Siz başkanlığınızla ilgili ''Geç kaldım veya erken gidiyorum'' diye bir tercih yapsanız hangisini seçerdiniz?

Denktaş? Geç kaldım. Bu mevkiide bir insan ya 7 sene bir defa ya da 5 sene için seçilmelidir. Fazlası fazladır. Fakat o zaman görüşmeler sürüyordu ve bu mevkiye yapışmıştı. Geçen sefer seçimlere ben girmeyeceğim dediğimde büyük bir sorunla karşılaştım.''Girmeyeceksin de ne yapacaksın. Bu raddede bırakamazsın'' diye büyük bir baskı geldi.

n Türkiye'de sizin için çok büyük bir destek vardı Anadolu halkı tarafından. Şimdi nedir bu desteğin durumu? Azaldı mı?

Denktaş? Yükseliyor diye ben görüyorum.

n Ama Türkiye'de ''Denktaş uzlaşmıyor'' diye bir hava oluşmuştu.

Denktaş? İstanbul basınındandır bu. Maksatlı yaratılmış bir anti? Denktaş kampanyası vardır. Fakat görmüşlerdir ki uzlaşmayan Denktaş değil, Rum tarafıdır. Rum tarafının barış niyeti ve buna ihtiyacı yoktur. Ama Denktaş uzlaşmaz diye bir şey kesinlikle yoktur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100