18 Eylül 2015 Cuma 00:20
1815 Okunma
Valilere ‘operasyon yapmayın’ talimatı
HABER MERKEZİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan çözüm süreci ve Türkiye'nin 7 Haziran'dan sonra içine çekildiği yeni terör ortamını değerlendirdi. TRT'de katıldığı programda soruları cevaplandıran Erdoğan, çözüm süreci boyunca valilere terör örgütü PKK'ya operasyon yapılmaması yönünde talimat verdiklerini söyledi. Erdoğan, "Çözüm Süreci içerisinde valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı. Belki kendilerine çekidüzen verirler, belki bu şekilde devam etmezler, ama maalesef kendilerine çekidüzen vermediler. Tam aksine bu süreç içerisinde ne yazık ki bir hazırlık safhasının içerisine girdiler" dedi.

Neden görmediniz?
Daha önce de katıldığı bir başka TV programında, "Çözüm süreci ihanet ederek değerlendirildi. Çözüm sürecini bunlar silah stoklama süreci olarak değerlendirdi. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar" diyen Erdoğan askerlerimizi ve polislerimizi şehit eden mayınlı saldırılar ve kazılan hendekler için de dikkat çekici ifadeler kullanmıştı. Erdoğan şunları söyledi: "Acaba Cizre başta olmak üzere Silopi, bütün bu civarlarda, Hakkâri’nin Yüksekova'sında, diğer yerlerde bu açılan kanallar neyle açılıyordu? Belediyelerin iş makineleriyle, belediyelerin iş makineleri yeterli olmadığı zaman hizmet alımıyla aldıkları makinelerle. Bedeli nereden ödeniyor? Belediyeden. Bu kanallar neyin kanalıdır, buralara güvenlik güçleri giremesin, bu kanallar bunun için açılıyor. Bunca mayın döşeniyor, bu döşenen mayınlar nasıl döşeniyor? Bunca bombalar yerleştirildi, zırhlı araçlar olduğu halde, bu zırhlı araçlarla polisimiz, askerimiz şehit edildi, onlarca, yüzlerce. Bütün bu hazırlıklar kime karşı yapılıyor, niçin yapılıyor?”

Çözüm sürecine devam…
Peki, terör örgütünün güçlenmesine neden olan çözüm süreci devam edecek mi? Erdoğan bu soruya da dikkat çekici bir cevap verdi. Demokratik Açılım ve Milli Birlik Kardeşlik Projesi’nin geride kaldığını, Çözüm Süreci'nin de şu anda dolapta olduğunu belirten Erdoğan, "Olumlu gelişmeleri yakaladığımız zaman kaldığı yerden niye devam etmesin. Buna mani bir hal yok ama bütünüyle bu süreç maalesef, bölücü terör örgütünü arkasına almış olan Parlamento'daki siyasi parti tarafından baltalandı, parçalandı" dedi.

‘PKK paralel devlet kurdu’
Hükümetin çözüm süreci dediği terörle müzakere sürecinin PKK'nın gücüne güç kattığına dair bir itiraf da AKP Kongresi'nde MKYK üyeliğine seçilen Galip Ensarioğlu'ndan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesine göre operasyon düzenlenmesine izin verilmeyen PKK terör örgütünün çözüm sürecinde bölgede paralel bir devlet kurduğunu söyleyen AKP’li Ensarioğlu çözüm sürecindeki PKK faaliyetlerini şu şekilde anlattı: "Ülke dışına çıkacaktı, çıkmadı. 100’ün üzerinde saldırıları oldu. Bütün bölgeyi, iş adamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı. Bunların tamamı çözüm sürecine aykırı ve çözüm sürecini bozacak şeyler. Kendileri de söz verdikleri tek şeyi yaptılar, ateşkes ilan ettiler. Ama burada hep sorgulanan, hükümet ne yaptı. Hükümet defalarca yasa çıkardı, operasyonları durdurdu. Devlet hep idare etmek zorundadır, tolere etmek zorundadır. Devlet toleranslı davrandı."

‘Her şeyden haberimiz vardı’
Çözüm sürecinin PKK'nın gücüne güç kattığına dair AKP'nin her kademesinden dikkat çekici itiraflar geliyor. Bu konudaki en çarpıcı itiraflardan birini son kongrede tasfiye edilen Bülent Arınç Başbakan yardımcılığı döneminde yapmıştı. Arınç katıldığı bir TV programında şunları söylemişti: “Bizim o zamanki düşüncemiz, onlar eylem yapmadıkça biz de operasyon yapmayacağız. Bu yüzden ellerinde, bellerinde silahlarla bir yerden bir yerlere geçmişlerdir. O giriş-çıkışlar sırasında biz bunu verdikleri o söze uygun bir hareket zannederek bunlara göz yummuştuk. Üzerinde silah olan bu PKK’lı teröristler karakolun önünden geçiyorlar, askerlere el sallıyorlardı, asker de onlara hiçbir şey yapmıyordu. Durum biraz böyleydi. Biz bize düşenin hepsini yaptık ama onlar bunların hiçbirisinden tatmin olmadılar. Önce şunu yapsanız yeter diyorlardı sonra bunu yaptık yetmez demeye başladılar. Bizi aldatmış kabul edebilirler, biz kendimiz aldanmadık, her şeyden haberimiz vardı. Mesela biz bunları söylem olarak da destekledik. Ben o zaman bir vesile ile Gülten Kışanak ve arkadaşlarına 1980’de bir cezaevinde reva görülen zulümleri anlattığım bir konuşma sırasında ‘herkes empati yapsın. Belki bu zulmü yaşayan herkes, belki de ben dağa çıkmayı düşünebilirdim’ dedim. ‘Ben buradan bir çıkayım sizden bunun intikamını alacağım diye düşünebilirdim. Bu insan olmanın tabi bir sonucu olabilir diye desteklemiştik.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100