12 Mayıs 2014 Pazartesi 00:08
2115 Okunma
Vatandaş yabancıya çalışıyor

YENİ MESAJ/İSTANBUL

Hükümetin son 12 yıldır uyguladığı IMF'nin salık verdiği neo-liberal ekonomi politikalar ülkemizdeki kritik önemi haiz sektörlerin yabancıların eline geçmesine olanak sağladı. Alışveriş merkezlerinin birçoğu, ilaç şirketlerinin yüzde 95'i, sigorta şirketlerinin yüzde 70'i, iletişim sektörünün yüzde 80'i, organize perakende sektöründeki başlıca şirketlerin (real, Metro, Carrefoursa, Migros, BIM, A-101, Zara, Mango, Coton, H&M, C&A, Flo) ya tamamı ya da hisselerinin önemli bir bölümü yabancıların elinde bulunuyor. Borsa İstanbul'daki yabacıların payı ise yüzde 65'lerde seyrediyor. Bankacılık sektöründe de durum farklı değil... Türkiye'deki 49 bankadan 37’sinde yabancıların hissesi bulunuyor. 

Yabancılar 17 milyar doları cebe indirdi

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) hazırladığı 'Türk Bankacılık Sisteminde Yabancılaşma' raporuna göre, 2001 yılında bugüne kadar 21 bankada gerçekleşen satın almaya 20 milyar dolar 563 milyon dolar harcayan yabancılar, 17 milyar doları aşkın kâr elde ederlerken, satın alınan hisselerin değeri ise 27 milyar doları aştı. Borsadaki banka hissedarı yabancı yatırımcılar eklendiğinde, yabancıların 2013’de sadece bir yılda elde ettiği kâr ise 4.8 milyar doları buldu. Türk bankacılık sisteminde Borsa İstanbul’un yabancı hisse sahiplik oranına göre bu oran yüzde 42’yi geçti. Türkiye Bankalar Birliği, Borsa İstanbul, TBMM Soru Önergeleri’ne verilen cevaplar, yerli ve yabancı çeşitli araştırma şirketlerinin verilerinden yararlanarak yapılan çalışmaya göre, yabancı yatırımcılar 2001'de başlayan süreçte bankalara ortak olmak veya tamamını satın almak için 20.5 milyar dolar sermaye getirdi. 

Yabancılar 2006'da akın etti

Raporda, "Ağırlıklı olarak 2006 yılında gerçekleşen banka satın almaları öyle bir düzeye geldi ki neredeyse her ay bir banka satıldı. Üstelik satış fiyatları da başlangıca oranla yüksek rakamlara ulaştı. Temmuz 2001'de Demirbank'ın HSBC Bank'a 350 milyon dolara satılması sonrası gerçekleşen en yüksek tutarlı satış ise Türkiye'de Citibank adıyla yabancı bir banka olarak yer alan Citigroup’un Akbank'ın yüzde 20'sine 3.1 milyar dolar vermesi oldu. Küresel devlerin Türk bankalarını satın almalarındaki etkenlerin başında ise yüksek büyüme ivmesinin yakalanması oldu. Türkiye’de patlayan kredi talebinin yanı sıra kredi kartı gibi henüz bakir olan ve büyük potansiyel taşıyan ciddi karlı alanlardan elde edilen gelirler ile bankalar hızla büyüdü" ifadelerine yer verildi.

Yabancılar ihya oldu

Rapora göre, yüksek bankacılık ücretlerinin de desteği ile yabancılar Türk finans sektörüne yatırımlarının sonucu adeta ihya oldular. Ağırlıklı olarak 2005'ten sonra gerçekleşen satın almalar sonrası yabancı ortakların elde ettikleri kar 15 bankada 17.2 milyar dolara çıkarak konulan sermayeye oldukça yaklaştı. Raporda, "Elde edilen karların tekrar bankalara sermaye olarak konulmasının da etkisiyle bankaların özkaynak ve aktifleri de hızla arttı ve bankalar daha güçlü hale geldi. Yabancılara satılan bankaların satış tarihindeki aktif büyüklüğü 176 milyar lirayken bu rakam istatistiklere göre 4 kat artarak 783 milyar liraya çıktı. Öyle ki aktif büyüklüğü yüzde 1.600 artan banka bile görüldü. Yabancı ortaklı büyük bankaların aktifleri ise yüzde 500'ün üzerinde büyüdü" denildi.

Kamu bankaları da el değiştirdi

Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan İSMMMO Başkanı Başkanı Yahya Arıkan, Türkiye’de bankacılık sisteminin özelleşmediğini, kelimenin tam anlamıyla yabancılaştığını belirtti. Yabancı bankaların sadece kâr zihniyetiyle çalıştığını vurgulayan Arıkan, kamu bankalarının da halka arz yoluyla el değiştirdiğini, sosyal devlet ilkesinin gözetilmesi gerektiğini kaydetti. Arıkan, yabancıların sistemdeki payının bu kadar yükselmesinin piyasalarda olası manipülasyonlara zemin hazırladığını ve daha birçok tehlikeyi beraberinde getirebileceğini savunarak, transfer edilen kârların cari açığı olumsuz etkilediğini işaret etti. Gelişmiş Batı ülkelerinde bu oranlarda bir yabancılaşma görmenin mümkün olmadığını aktaran Arıkan,  "Yakında Türkçe isimli bankamız kalmazsa kimse şaşırmamalı. 'Yabancı Damat’lara artık dur denilmeli ve denetimler de artmalı" ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100