Bu haber kez okundu.

Ya başını kapatsaydı?
Haber Hürriyet'te. Başka gazete de vermemiş... Ne derece doğru, bilmiyorum. İlk kez de böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Yani ilk kez bir Suudi yöneticinin eşinin gittiği yabancı ülkede başını açtığını görüyorum.

Haber şöyle: Suudi Arabistan'ın Cidde Belediye Başkanı Abdullah Muallimi'yle eşi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle imzalanan ''Kardeş Şehir Protokolü'' kapsamında İstanbul'a geldi. Ülkesinde başını örten Başkan Muallimi'nin eşi, Boğaz turunda başını açtı. Çift, birbirine sarılarak ülkelerinde yaşayamadıkları özgürlüğün tadını çıkardı.

Gezi sırasında Başkan Muallimi spor bir kıyafet giyerken eşi lacivert renk pantolon ve ceket giydi, başını da açtı.

Cidde benim de gittiğim bir şehir. Bırakın başı açık insanı, yüzü açık insan bile göremedim. Oysa bizlere Cidde'nin İstanbul gibi olduğu söylenmişti.

Hürriyet'in haberi bu açıdan da ilginç...

Bayan Mualimi'nin Suudi olup olmadığı konusunda şüphem var. Mısırlı olabilir, Lübnanlı da. Çünkü bu ülkelerde başörtüsü takmayan gözle ~|~farkedilebilir bir kitle var. Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman, Katar, Kuveyt gibi Körfez ülkelerinde "baş açmak" serbest.

Yine de Hürriyet'in mantığını anlamakta zorluk çekiyorum. İnsan başörtülü iken de, 'özgürlüğün tadını' çıkarabilir. Nitekim Türkiye'de bayanların yüzde 70'i başörtüsü takıyor. Bu kitle hayatın tadını çıkaramıyor mu? Eğitim hakları ellerinden alınan bayanlar dışında hepsi çıkartıyor. Onlar ise mağdur! Nitekim psikolojik problemlerle de en az başörtülü bayanlar karşılaşıyor.

Ayrıca insan nasıl olmak istiyorsa, o konumda özgürdür. Bayan Muallimi, kendini İstanbul'da giydiği kıyafetle özgür hissettmiş olabilir. Ama başörtülü olarak üniversitelere gitmek isteyen genç bayanlarımız da, aksi durum sözkonusu olduğundan kendilerine baskı uygulanmış hissediyorlar.

Özgürlük de Türkiye'de, baskı da Türkiye'de

Bayan Muallimi'nin İstanbul'da başını açarak, kendini rahat hissetmiş ama İstanbul'da kendini baskı altında hisseden Araplar da var. Kemal Alemdaroğlu'nun rektörlüğünü yaptığı İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen 1. Uluslararası Çocuk ve İletişim Konferansı için Umman Sultanlığı'ndan davet edilen, uluslararası kariyere sahip Dr. Samira Musa, 'başörtülü çıktı' diye üniversitenin kapısından geri döndürülmüş. Üniversite yönetiminin "Başını açmazsan giremezsin" dediği, "Biz aslında onu erkek sanmıştık" diye gaf üstüne gaf yaptığı Samira Musa, "İlk defa geldiğim Türkiye'yi Müslüman bir ülke olarak biliyordum. Müslüman bir ülkede böyle bir muamele görmek canımı çok acıttı" diye konuşuyor.

Görüldüğü gibi üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağı Türkiye'yi bir defa daha rezil etti. Erken çocukluk dönemi uzmanı ve bu konuda dünyanın sayılı uzmanları arasında olduğu için Amerika ve Avrupa'nın değişik ülkelerinde konferanslar veren Dr. Samira Musa yaşadığı skandalın ardından çarşamba akşam 19.00'da Türkiye'den ayrıldı.

Gelelim başlığın anlamına! Bayan Muallimi Türkiye'de başını kapatsaydı, ne olurdu? Gitmek istese, İstanbul Üniversitesi'ne giremezdi. Samira Musa gibi...

Eee! Ne diyelim! Burası Türkiye... ABD'de serbest olan, Avrupa'da serbest olan; Türkiye'de yasak! Bir de çağdaş ülke olacağız! Böyle giderse, en sıradan özgürlüğü bile mumla arayacağız!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100