27 Ekim 2006 Cuma 00:00
277 Okunma
Yabancı bankalar ve cari açık
Cari denge açığına yaslanarak 'makro' ekonomi politikaları uygulamak kolaydır. ~|~



Hataları ört bas etmek daha da kolaydır. Yurt dışında havalar bozulmasa herşey iyi gidecektir ama aksi gibi arada sırada yurt dışı kötü gider. Politikacılar kuzu gibi köşelerinde oturup politika yapmamalıdırlar ama hiç kendilerini tutamazlar. Mikro reformlar yapılırsa her şey düzelir ama herkesin ezbere bildiği bu mucize ilaçlar bir türlü içilemez. Sorun hep yapısaldır ama nedense makro politikaları uygularken bu yapısal bozuklukları düşünmek kimsenin işine gelmez.

Ciddi bir ekonomik kriz yaşamadıkça Türkiye ekonomisinin uzun süre yüksek cari açıkla yaşayacağı belli. Ne kısa ne de orta vadede bu sorunu çözmek de mümkün değil. Cari açık belli bir boyuta gelene kadar uyununca spekülatif sermaye girişinden vazgeçebilmek zorlaşır. Ama ani hareketler yapma olasılığı da bir belirsizlik ve ek maliyet yaratır. 5 ay önce görüldüğü üzere spekülatif sermaye bir kıpırdayınca hemen stopaj vergileri kaldırılıverir, faiz 425 baz puan artar. Giriş mekanizması ağırlıklı olarak bankacılık sistemidir. Ani portföy hareketleri banka bilançolarına katlanamayacağı zararlar verdiği anda basit bir döviz krizi hızla derin bir ekonomik krize dönüşebilir.
Bankalar risklerini ne kadar iyi yönetseler de bozuk ekonomik altyapı risklerle mücadele kapasitesini kısıtlar ve sorun yaşayabilirler. Bunun için zararlarını telafi edecek bir sermaye güçleri olması gerekir. Ancak bu sayede ekonominin ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebilecek hale gelebilirler.

Saruhan Özel / Akşam

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100