26 Ocak 2011 Çarşamba 00:00
401 Okunma
Yahudi askerlerden kadınlara taciz
Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu ara raporda, "Yolcuların bazıları soyularak aranmış; kadınlar cinsel
açıdan aşağılayıcı muameleye tâbi tutulmuştur" ifadesi dikkat çekiyor ~|~ Mavi Marmara saldırısıyla ilgili İsrail hükümetinin oluşturduğu komisyonun ilk raporunu açıklamasının ardından Türkiye de Ara Raporunu BM'ye sundu. Türkiye, İsrail'in Mavi Marmara saldırısıyla ilgili olarak BM'ye sunduğu Ara Raporda, saldırıyı ayrıntılı şekilde anlatarak, "Uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri, uluslararası yükümlülüklerini ihlal eden devletlerin  hatalarını telafi ve yol açtıkları zararları tazmin etmelerini emretmektedir" sözleriyle saldırının tazminini istedi.
Ara Raporda öne çıkan saptamalar şunlar:
* Türkiye'den yola çıkmış olan gemiler, tüm güvenlik kontrolleri, pasaport kontrolleri ve gemi güvenliği önlemleri mevzuata uygun şekilde gerçekleşmiş olarak yola çıkmışlardı.
* İsrail askerleri helikopterlerden gerçek mermilerle ateş açarak, daha hiçbir asker geminin güvertesine inmeden iki sivili öldürmüşlerdir.
* (Yolcuların) bazıları soyularak aranmış; kadınlar cinsel açıdan aşağılayıcı muameleye tutulmuştur.
* Saldırı için henüz karanlığın hüküm sürdüğü bir saatin benimsenmesi, bir yandan yolcuları korkutmak ve sindirmek, diğer taraftan da olumsuz bir biçimde medyaya haber olmamak  saikleriyle belirlenmiş, bilinçli bir tercihti.
* Öldürülenlerin vurulmayı haklı gösterecek bir tehdit teşkil ettiğine dair tek bir delil yoktur.
* Tanıklar, sayılamayacak kadar çok kötü muamele hadisesi nakletmektedir.
* İsrailli askerlere ilk yardım sağlamış olan türk doktoru bile dövülmüş, kelepçelenmiş ve kötü muameleye maruz bırakılmış, başka yaralılara yardım etmesi engellenmiştir.
* İsrail'in konvoya saldırısı hakkında yapılacak hukuki analizin yola çıkış noktası, açık denizlerdeki seyrüsefer serbestisi ve bunun temel unsurlarından olan bandıra devletinin münhasırlığı olmalıdır.
* Acı veren gerçek şu ki, İsrail şiddet içermeyen bir alternatif eylem planı arayışına girmiş olsaydı, sivil kurbanlar olmayabilecekti.
* Bu konu, uluslararası toplumun hukukun üstünlüğünü ne ölçüde arzuladığını göstermek bakımından belirleyici olacaktır. Hiçbir devletin kendisini hukukun üstünde görmesine izin verilmemelidir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100