09 Şubat 2015 Pazartesi 00:05
948 Okunma
Yaptırımlar riski artırıyor

RECEP BAHAR/İSTANBUL

Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) düzenlediği 'Türkiye Başkanlığındaki G20 Gündemi' konferansı dün İstanbul'da başladı. Bugün sona erecek konferansın açılışında konuşan IIF Başkanı Timothy Adams, Yunanistan'daki seçimlerden yol çıkarak günümüz dünyasında eşitsizliklerin çok konuşulduğunu dile getirerek, ekonomilerin hem büyümeyi, hem de eşitliği sağlamaları gerektiğini söyledi. Avrupa'da işgücünün yüzde 60'ının KOBİ'lerde çalıştığını ifade eden Adams, "Bu şirketlerin finansmana ulaşması lazım ki, büyüme ve istihdam sağlansın. Bu açıdan İngiltere ve ispanya'daki seçimler de önem arzediyor" dedi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da Türkiye'de KOBİ'lerin ekonominin belkemiğini oluşturduğuna işaret ederek, "Aslında bu pek çok gelişmekte olan ülke için geçerli. Bazı gelişmiş ülkeler de dahi KOBİ'ler ekonomik yapının çok önemli bir parçası olmaya devam ediyor" dedi. Babacan, Aralık ayında Türkiye'de düzenlenecek G20 Zirvesi için Türkiye'nin başkanlığı döneminde birtakım kilit alanlar ilan ettiklerini aktararak, şöyle konuştu: "Bu alanlar 3 kategoriden oluşuyor. Birincisi kapsayıcılık. Bu alanda çalışacağımız 2 konu var. İlki KOBİ'ler, ikincisi düşük gelişmekte olan ülkeler. Pek çok ülkede istihdamın en az yüzde 50'si bazen yüzde 60-70'i KOBİ'lerden kaynaklanıyor. KOBİ'lerin finansmana erişimini daha kolay nasıl kolaylaştırabiliriz? Bunları ele alacağız. İkinci alan uygulama, üçüncü alan ise yatırım. Yatırımların hepsi önemli ama özellikle altyapı yatırımlarına çok ihtiyaç var. Gelişmiş ülkelerde bile yatırım yapma ihtiyacı çok net" dedi.

Yaptırımlar dünyayı kötü hale getiriyor

Konferansta konuşan Çin Maliye Bakan Yardımcısı Cu Guangyao, jeopolitik belirsizliğin, ekonomik ve finansal belirsizlikle bir araya gelerek politikalarını daha zorlu hale getirdiğini belirterek, "Sürekli yaptırımlar uygulamak yoluyla jeopolitik riskleri daha da kötü hale getiriyoruz" dedi. Cu, 2015 yılında küresel büyümenin iyi durumda olmadığını ve bunun bu yıl bütün G20 ülkelerinin karşı karşıya kalacağı bir zorluk olduğunu ifade etti. Ülkelerde para politikalarının nasıl yürütüldüğünün gelecek dönemde önemli risklerin başında geldiğini vurgulayan Cu, Yunanistan'daki gelişmelerin Euro Bölgesi ve küresel ekonomi üzerinde çok önemli bir etkisi olacağını aktararak, şunları kaydetti: "Euro Bölgesi deflasyon problemiyle karşı karşıya. Euro Bölgesi'nin ekonomik büyümesinin bir numaralı lokomotifi olan Almanya'da bile böyle bir deflasyon baskısı var. Büyüme yavaşlayınca deflasyon riski ortaya çıkıyor. Bu durum yalnızca Euro Bölgesi'ni ilgilendirmiyor, küresel anlamda da böyle bir baskı var. Jeopolitik belirsizlik, ekonomik ve finansal belirsizlikle bir araya gelerek bizlerin politikalarını daha zorlu hale getirdi. Sürekli yaptırımlar uygulamak yoluyla jeopolitik riskleri daha da kötü hale getiriyoruz."

Çin bedel ödedi

Çin'in ekonomi politikalarına da değinen Cu, "Çin ekonomisi çok hızlı büyüyen bir ekonomi olmaktan çıkıp orta seviyede, sürdürülebilir olarak büyüyen bir ekonomiye dönüştü. Son 35 yıldır reformlar ve dışa açılma politikaları gerçekleştirdik. Çin ekonomisi olarak ortalama her yıl yaklaşık yüzde 10 büyüdük. Bunun da özellikle çevre ve enerji tüketimi anlamında çok ciddi bedellerini ödedik. Şimdi daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir büyüme modeli üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu. 

Zengin ile fakir arasındaki uçurum rekor kırdı

Konferansta ilginç konuşmalardan birini de Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali yaptı. Bali, zengin ve fakir arasındaki uçurumun Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde son 30 yılın en yüksek düzeyine ulaştığına işaret ederek, "Eğer bu trend devam ederse, nüfusun yüzde 1'i, iki yıl içinde geri kalan yüzde 99'un çok üzerinde bir gelire sahip olacak" dedi.

Ancak Bali, bu uçurum nasıl kapanacağı konusunda somut bir çözüm önerisinde bulunmadı.

Dünya Bankası Kalkınma Beklentileri Direktörü Ayhan Köse de gelişmekte olan dünyada potansiyel büyümenin azaldığına dikkati çekerek, küresel talebin zayıf olmasının yanında, ticari işlemlerin çok gelişmediğini ifade etti. BNP Paribas Başkanı Jean Lemierre ise eşitsizlik ve büyüme sorununun en önde gelen sorunlardan biri olduğunu belirterek, OECD verilerine göre dünyada eşitsizliğin arttığını kaydetti. UBS AG Başkanı Axel Weber ise eşitsizlik alanında bir çok araştırma yaptığını belirterek, "Büyüyen pastadan pay almak kolay ama eğer pasta büyümüyorsa, bir tarafın o pastadan aldığı pay ötekilerin aleyhine olacaktır. Dolayısıyla eşitsizlikle mücadelenin en önemli silahı büyümenin gerçekleştirilmesidir" dedi. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121