Bu haber kez okundu.

Yargıtay'dan demokrasi ayarı
Yargıtay Başkanı Ali Alkan, 2013-2014 Adli Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, demokrasinin belki de en güçlü olduğu farklı düşünceleri içinde barındırma yönünün aynı zamanda onun risk potansiyelini de oluşturduğunu belirterek, "Ancak bu risk potansiyeli, kendisini koruma saikiyle başvurulacak otoriter yöntemleri meşru hale getirmez ve kendisini otoriter garanti mekanizmalarına bağlamasına meşru bir dayanak oluşturmaz" dedi. Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bazı bakanlar, HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, yüksek yargı mensupları katıldı. Alkan, "Bu coğrafyada yaşayan insanlar, dirlik ve düzenin sihirli anahtarı olarak farklılıkları kabullenmeyi keşfedip, barış toplumuna açılan kapılardan hep birlikte girmişlerdir" dedi.

Demokrasinin özü

Ali Alkan, demokrasinin özünün, temel hak ve özgürlüklerle çoğulculuk ve bunları garanti eden hukukun üstünlüğü ilkesi olduğunu belirterek, "Kurumlar ve kurallar, bu özü sağladığı oranda gerekli, koruduğu oranda da değerlidir. Demokrasinin düzeyini ölçmeye kurum ve kurallardan değil bu özün gerçekleşme oranından başlanmalıdır" diye konuştu. Alkan, demokratik bir toplumda kişilerin herhangi bir düşünceye sahip olması, o düşünceyi bireysel ya da toplu olarak ifade edebilmesi, sivil toplum aracılığıyla uygulamaya çalışması ve hatta siyasi partiler kurup iktidar olarak hayata geçirebilmesinin mümkün ve meşru olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: 

"Demokrasinin, belki de en güçlü olduğu farklı düşünceleri içinde barındırma yönü aynı zamanda onun risk potansiyelini de oluşturmaktadır. Ancak bu risk potansiyeli, kendisini koruma saikiyle başvurulacak otoriter yöntemleri meşru hale getirmez ve kendisini otoriter garanti mekanizmalarına bağlamasına meşru bir dayanak oluşturmaz. Demokrasi siyasi tercihe, siyasi rızaya ve siyasi tahammüle dayanır. Demokrasilerde yönetim, kendisine yakın olanlara teslim olmadığı gibi uzak olanları da dışlamaz. Demokratik rejimlerde kişiler ya da kesimler dost-düşman tanımlamasına göre değil insani değerler ekseninde değerlendirilir. Temel hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması bakımından uzaktakiler-yakındakiler ayrımı asla akla gelmemelidir. Demokratik toplumda, kişiler arasında, kişilerle devlet kurumları arasında, devlet kurumlarının kendi aralarında ve hatta devletin diğer devletlerle olan ilişkileri, 'Devlet Kuramı' esasına uygun biçimde, denetime açık ve hukuk kurallarına bağlı olarak yürütülür."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100